Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/4163, 19.12.2017

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2014/4163
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

MEHMET ÇELEBİ ÇALAN BAŞVURUSU (3)

(Başvuru Numarası: 2014/4163)

Karar Tarihi: 19/12/2017

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucuya

gönderilen bir dokümanın ceza infaz kurumu idaresi tarafından başvurucuya

verilmemesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 13/3/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucu başvuru tarihinde, devletin egemenliği altında

bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak suçundan

Ankara 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü

olarak bulunmaktadır.

10. Ceza İnfaz Kurumu Eğitim Kurulu (Eğitim Kurulu) 6/1/2014

tarihli kararında, başvurucuya gelen "Demokratik Modernite"

adlı derginin 8/2013-2014 sayısı 6 ila 12. sayfalarının çıkarılarak talebi

hâlinde geri kalan kısmın başvurucuya verilmesine karar vermiştir. Eğitim

Kurulu adı geçen dokümanın ilgili sayfalarında, hakkında toplatma ve el koyma

kararı bulunan "Demokratik Toplum Manifestosu Ortadoğuda

Uygarlık Krizi ve Demokratik Uygarlık Çözümü (dördüncü kitap)" isimli

kitaptan birebir alıntılara yer verildiğini tespit etmiştir.

11. Eğitim Kurulu kararına karşı başvurucunun Sincan İnfaz

Hâkimliğine yaptığı şikâyet, Hâkimliğin 17/1/2014 tarihli kararı ile

reddedilmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:

"...Eğitim Kurulu kararına konu yazının

da yasaklanmış bir kitaptan alındığı anlaşılmış olup Kanundaki düzenleme

gözetildiğinde Eğitim Kurulu'nun kararında hukuka aykırılık söz konusu

değildir. Bu nedenle şikayetin reddine karar vermek

gerekmiştir."

12. Başvurucu, Hâkimliğin ret kararına karşı itiraz yoluna

başvurmuştur. İtirazı inceleyen Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi, İnfaz

Hâkimliğinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle 18/2/2014 tarihinde

başvurucunun itirazının reddine karar vermiştir.

13.Başvurucu 13/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

14.13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un “Süreli

veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı” kenar başlıklı 62.

maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

“(1) Hükümlü, mahkemelerce yasaklanmamış

olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma

hakkına sahiptir.

...

(3) Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren ... hiçbir yayın hükümlüye

verilmez.”

15. 12/7/2005 tarihli Adalet Bakanı oluru ile yürürlüğe giren

Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesi’nin

“Kuruma kabul edilmeyecek yayınlar”

kenar başlıklı 11. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

a) Mahkemelerce yasaklanmış olan ...

hiçbir yayın kuruma kabul edilmez."

B. Uluslararası Hukuk

16. Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında gözönünde bulundurulan uluslararası hukuk kaynakları için

bkz. Ahmet Temiz (6), B. No:

2014/10213, 1/2/2017, §§ 17-18.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 19/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

18. Başvurucu, başvuruya konu dokümanın kendisine verilmemesinin

keyfî olduğunu, nitekim söz konusu dergi hakkında mahkemeler tarafından

verilmiş herhangi bir yasaklama kararı bulunmadığını ileri sürmüştür.

Başvurucu, Anayasa'nın 26. maddesininihlal edildiğini

belirterek ihlalin tespit edilmesi talebinde bulunmuştur.

19. Bakanlık görüşünde, başvuruya konu dokümanda yer alan

yazıların, hakkında toplatma ve el koyma kararı bulunan bir kitaptan birebir

alıntı içermesi nedeniyle başvurucuya verilmediği, bu noktada Eğitim Kurulunun

söz konusu yazıların içeriği konusunda bir takdir yetkisinin olamayacağı ileri

sürülmüştür. Bakanlık, cezaevine kapatılmış kişilerin bilgi ve kanaatlere

ulaşma özgürlüklerinin bulunduğunun tartışmasız olduğunu, bununla birlikte

cezaevlerinde suçun önlenmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması amacıyla bu

kişilerin bazı kısıtlamalara tabi tutulabileceklerini ifade etmiştir.

Dolayısıyla Bakanlık, somut başvuruya ilişkin kısıtlamanın demokratik toplum

düzeninin gereklerine uygun ve hedeflenen meşru amaçlarla orantılı olduğunu

belirtmiştir.

B. Değerlendirme

20. Anayasa’nın 26. maddesi şöyledir:

“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı,

resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma

hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya

fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması, ... kamu

düzeni, kamu güvenliği, ... suçların önlenmesi, ... gereğine uygun olarak

yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir...

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin

kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”

1. Adli Yardım Talebi

Yönünden

21. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama

giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça

dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi

gerekir.

2. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

22. Anayasa'nın 26. maddesinin birinci fıkrasında ifade

özgürlüğüne herkesin sahip olduğu belirtilmiş, bunun sonucu olarak da Anayasa

Mahkemesi pek çok kararında hükümlü ve tutukluların ifade özgürlüğünün de

Anayasa'nın koruması altında olduğunu vurgulamıştır. Mahkeme, hükümlü ve

tutukluların süreli veya süresiz yayınlara ulaşabilmesinin bilgi ve kanaatlere

ulaşma özgürlüğünün somut yansıması olarak ifade özgürlüğünün koruması altında

bulunduğuna karar vermiştir (Kamuran Reşit

Bekir [GK], B. No: 2013/3614, 8/4/2015, § 43; Hüseyin Sürensoy,

B. No:2013/749, 6/10/2015, § 44; İbrahim

Bilmez, B. No: 2013/434, 26/2/2015, § 74; Ahmet Temiz (6), § 34).

23. Öte yandan ifade özgürlüğü, Anayasa'da sayılan meşru amaçlar

uyarınca sınırlanabilir. Özellikle başvuru konusu olaydaki gibi terörle

mücadelenin söz konusu olduğu durumlarda, kişinin temel ifade özgürlüğü ile

demokratik toplumun terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı kendisini korumaya

ilişkin meşru hakkı arasında bir denge kurulması ihtiyacı ortaya çıkmaktadır (Halil Bayık [GK], B. No: 2014/20002,

30/11/2017, § 32).

24. Başvurucunun şikâyeti, söz konusu derginin, hakkında

toplatma kararı bulunan kitaptan alıntılar içeren sayfalarının kendisine

verilmemesidir. Başvurucu, sayfaların kendisine verilmemesine gerekçe olarak

gösterilen toplatma kararına karşı herhangi bir hukuk yoluna başvurmamıştır. Bu

doğrultuda Anayasa Mahkemesinin önündeki mesele, ilgili sayfaların

verilmemesine gerekçe olarak gösterilen toplatma ve el koyma kararının

Anayasa'ya uygun olup olmadığı değil, hakkında toplatma ve el koyma kararı bulunan

kitaptan alıntılar içeren sayfaların başvurucuya verilmemesine ilişkindir ( bkz. Sinan İyit [GK], B. No: 2013/1495, 30/11/2017, § 50).

25. Anayasa Mahkemesi Sinan İyit kararında, hakkında toplatma kararı bulunan

yayınların ya da bu yayınlardan alıntı içeren dokümanların hükümlü ya da

tutuklulara verilmemesi şeklindeki müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli

olduğu sonucuna varmıştır. Anılan kararda, bireylerin ifade özgürlüğüne

toplatma ve el koyma kararlarıyla müdahalede bulunulduğu hallerde mevcut olan

zorunlu toplumsal ihtiyacın, özellikle terörle mücadelenin söz konusu olduğu

durumlarda hükümlü ve tutuklular yönünden de mevcut olduğunda şüphe bulunmadığı

belirtilmiştir. Bu doğrultuda hakkında toplatma kararı bulunan yayınlar ya da

bu yayınlardan alıntı içeren dokümanların hükümlü ve tutuklulara verilmemesi

şeklindeki müdahalenin ceza infaz kurumunun güvenliği, düzeni, disiplininin

sağlanması ve mahkûmun ıslahı amaçlarının gerçekleştirilmesi için gerekli

olmadığından bahsedilemeyeceği ifade edilmiştir (Sinan İyit, §§ 51-52).

26. Bu bağlamda terör suçundan mahkûm olan başvurucuya, hakkında

toplatma ve el koyma kararı bulunan bir kitaptan alıntılar içerdiği

gerekçesiyle yalnızca alıntı bulunan sayfaların verilmemesi şeklindeki

müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olduğu ve müdahalede açık bir

dengesizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

27. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine

karar verilebileceği belirtilmiştir. Başvurucunun ihlal iddialarını

kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya

müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama

şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

28. Açıklanan nedenlerle, ifade özgürlüğüne yönelik bir ihlal

olmadığının açık olduğu anlaşıldığından başvurunun, diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca, tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 19/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz

PAKSÜT

Recep KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Raportör Yrd.

:

Ceren Sedef EREN

Başvurucu

:

Mehmet Çelebi ÇALAN

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/4163, T. 19.12.2017, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2014-4163-basvuru-19-12-2017-f3dfe02fbdb8