Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/1569, 19.07.2017

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2014/1569
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

HASAN ÖZKAN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/1569)

Karar Tarihi: 19/7/2017

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, alınan eğitime uygun bir kadroya atanma talebinin

reddine dair işlemin iptali istemiyle başlatılan yargılama sürecinin uzunluğu

nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 3/2/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve

bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını

bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu, Zonguldak Adliyesinde mübaşir olarak görev

yapmaktadır. Başvurucu, almış olduğu lisans eğitime uygun olan Bakanlık

bünyesinde bir kadroya atanmak için başvuruda bulunmuştur. Adalet Bakanlığı

Personel Genel Müdürlüğünün 22/1/2007 tarihli işlemiyle başvurucunun talebi

reddedilmiştir.

9. Başvurucu ret işleminin iptali istemiyle 16/3/2007 tarihinde

dava açmıştır. Ankara 13. İdare Mahkemesi 28/3/2007 tarihli kararıyla davayı

yetki yönünden reddederek dosyayı, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili olan

Zonguldak İdare Mahkemesine (Mahkeme) göndermiştir.

10. Mahkeme 19/10/2007 tarihli kararıyla davanın reddine

hükmetmiştir. Bu karar, Danıştay Beşinci Dairesinin karar düzeltme aşamasında

verdiği 18/5/2010 tarihli kararla uyuşmazlığın çözümünde Ankara mahkemelerinin

yetkili olduğu gerekçesine yer verilerek usul hükümleri yönünden bozulmuştur.

11. Mahkeme 25/5/2011 tarihli kararıyla, 6/1/1982 tarihli ve

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 33. maddesi uyarınca uyuşmazlığın

çözümünde yetkili olduğu sonucuna vararak yetki kuralına ilişkin kısım yönünden

kararında ısrar etmiştir. Esasa ilişkin olarak 25/3/2004 tarihli ve 25413

sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren

Adalet Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği

uyarınca eğitim durumuna uygun kadrolara atanılabilmesi

için görevde yükselme eğitiminin, görevde yükselme ve unvan değişikliği

sınavlarına girilerek başarılı olunmasının zorunlu olduğunu ancak başvurucunun

salt radyo, televizyon ve sinema üzerine aldığı lisans eğitimini temel alarak

talepte bulunduğunu tespit etmiştir. Sonuç olarak almış olduğu eğitime uygun

bir kadroya atanabilmek için gerekli şartları yerine getirmemiş olan

başvurucunun talebinin reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı

gerekçesine yer vermek suretiyle davayı reddetmiştir.

12. Söz konusu karar, yetki kuralına dair verilen ısrar hükmü yönünden

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/11/2012 tarihli kararıyla

onanmıştır. Dosya aynı karar ile esası yönünden inceleme yapılması için

Danıştay Beşinci Dairesine gönderilmiştir. Daire 26/6/2013 tarihli kararıyla

Mahkemenin ret hükmünü onamış ve onama kararına yönelik karar düzeltme istemi de

aynı Dairenin 11/12/2013 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

13. Mahkemenin 19/7/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

14. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

A. Kabul Edilebilirlik Yönünden

15. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Esas Yönünden

16. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak

davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam

eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198,

7/11/2013, §§ 45, 47).

17. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin Akyıl, § 41).

18. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yaklaşık 6 yıl 9 aylık

yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

19. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…”

21. Başvurucu, tazminat talebinde bulunmamıştır.

22. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

23. Başvurucu tazminat talebinde bulunmamış olduğundan ihlalin

tespiti ile yetinilmesi gerekir.

24. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşan

yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

D. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

E. Kararın bir örneğinin Zonguldak İdare Mahkemesine

(E.2011/850, K.2011/723) GÖNDERİLMESİNE,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

19/7/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Recai AKYEL

Raportör

:

Volkan

ÇAKMAK

Başvurucu

:

Hasan ÖZKAN

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/1569, T. 19.07.2017, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2014-1569-basvuru-19-07-2017-03fda37e4219