Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/14474, 05.07.2017

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2014/14474
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

SELMA ALTUNDAĞ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/14474)

Karar Tarihi: 5/7/2017

R.G. Tarih ve Sayı: 19/9/2017 -

30185

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, hâkim adaylığı mülakat sınavında başarısız sayılma

nedeniyle eşitlik ilkesi ile kamu hizmetine girme hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 4/9/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonda kabul edilebilirlik konusunda oybirliği

sağlanamadığından başvuru, kabul edilebilirlik incelemesinin karara

bağlanabilmesi için Bölüme gönderilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvrucu 20/12/2008, 25/12/2010,

9/4/2011 ve 25/12/2011 tarihlerinde yapılan adli yargı hâkim adaylığı yazılı

sınavlarını kazandığını ancak tüm sınavların mülakatında elendiğini

belirtmiştir.

8. Başvurucu, en son 16/2/2012 tarihinde yapılan mülakatta da

başarısız sayılması üzerine iptal davası açmıştır.

9. Ankara 11. İdare Mahkemesi 18/1/2013 tarihli ve E.2012/812,

K.2013/61 sayılı kararıyla davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde özetle

başvurucu hakkındaki mülakat komisyonu değerlendirme tutanaklarında ilgilinin

muhakeme gücü, bir konuyu kavrayıp özetleme ve ifade yeteneği, genel ve fiziki

görünümü, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu ve liyakati, yetenek ve

kültür ile çağdaş bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı başlıkları

altında her bir başlık için 20 puan üzerinden değerlendirmeler yapıldığı, her

bir komisyon üyesinin adayı ayrı ayrı değerlendirdiği, bu değerlendirmelerin de

birbiri ile paralellik arz ettiği, dolayısıyla değerlendirmede tereddüte mahal olacak ya da farklı yorumlanabilecek bir

durum olmadığı, bu durumda 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hakimler ve

Savcılar Kanunu'nun belirlediği çerçeve içinde gerçekleştirilen mülakat sınavı

sonucu yapılan değerlendirmelere göre başvurucunun başarısız sayılmasında

hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir.

10. Karar, Danıştay Onikinci Dairesi tarafından

5/12/2013 tarihli kararla onanmış ve karar düzeltme istemi de aynı Dairenin

16/5/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Karar düzeltme isteminin reddine

ilişkin karar 7/8/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

11. Başvurucu 4/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

12. 2802 sayılı Kanun’un 8. maddesinin (ı) bendi şöyledir:

“Adaylığa atanabilmek için :

…

Yazılı yarışma sınavı ile mülakatta başarı

göstermek,

…

şarttır.”

13. 2802 sayılı Kanun'un 9/A maddesinin onuncu ve devamı

fıkraları ise şöyledir:

“

Mülâkat, ilgilinin;

a) Muhakeme gücünün,

b) Bir konuyu kavrayıp özetleme ve ifade yeteneğinin,

c) Genel ve fizikî görünümünün, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğunun

ve liyakatinin,

d) Yetenek ve kültürünün,

e) Çağdaş bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığının,

puan vermek suretiyle değerlendirilmesi yöntemidir.

Mülâkat, yukarıdaki bentlerde yazılı özellikler herbiri

yirmişer puan üzerinden değerlendirilerek yapılır. Mülâkat Kurulunun her bir

üyesi tarafından verilen puanlar ayrı ayrı tutanağa geçirilir. Başarılı

sayılmak için, üyelerin yüz tam puan üzerinden verdikleri notların aritmetik

ortalamasının en az yetmiş olması şarttır.

Mülâkat sonucu en yüksek puan alandan başlamak üzere sıraya konularak

mülâkat başarı listesi hazırlanır ve bu listenin altı Mülâkat Kurulu tarafından

imzalanarak Personel Genel Müdürlüğüne teslim edilir.

...”

V. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 5/7/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

15. Başvurucu; yazılı sınavı dört defa başardığı hâlde mülakatta

elendiğini, mülakatta objektif bir değerlendirme yapılmadığını, bu nedenle

Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi ile Anayasa'nın 70.

maddesinde düzenlenen kamu hizmetine girme hakkının ihlal edildiğini, ayrıca

mülakatta başarısız sayılma işlemine karşı açtığı davada idari yargı

denetiminin etkili olmadığını, bu durumun ise Anayasa'nın 125. maddesine aykırı

olduğunu iddia ederek ihlalin tespitiyle sonuçlarının ortadan kaldırılmasını ve

lehine tazminata hükmedilmesini istemiştir.

B. Değerlendirme

1. Kamu Hizmetine Girme

Hakkı ile Eşitlik İlkesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

16. Anayasa'nın 10. maddesinin birinci ve beşinci fıkraları

şöyledir:

“Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi

düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım

gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.”

“Devlet organları ve idare makamları bütün

işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek

zorundadırlar.”

17. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 14. maddesi

şöyledir:

“Bu Sözleşme'de

tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din,

siyasal veya diğer kanaatler, ulusal veya toplumsal köken, ulusal bir azınlığa

aidiyet, servet, doğum başta olmak üzere herhangi başka bir duruma dayalı

hiçbir ayrımcılık gözetilmeksizin sağlanmalıdır.”

18. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca Anayasa

Mahkemesine yapılan bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için kamu gücü

tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına alınmış

olmasının yanı sıra Sözleşme'nin ve Türkiye’nin taraf olduğu Ek Protokollerinin

kapsamına da girmesi gerekir. Bir başka ifadeyle Anayasa ve Sözleşme’nin ortak

koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

19. Başvurucunun Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik

ilkesinin ihlal edildiğine yönelik iddiasının ­belirtilen maddelerdeki ifadeler

dikkate alındığında­ soyut olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp mutlaka

Anayasa ve Sözleşme kapsamında yer alan diğer temel hak ve özgürlüklerle

bağlantılı olarak ele alınması gerekir. Bir başka ifadeyle ayrımcılık yasağının

ihlal edilip edilmediğinin tartışılabilmesi için ihlal iddiasının kişinin hangi

temel hak ve özgürlüğü konusunda ayrımcılığa maruz kaldığı sorularına cevap

verebilmesi gerekmektedir (Onurhan Solmaz , § 33).

20. Somut olayda başvurucu kamu hizmetine girme hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür. Kamu hizmetine girme hakkı Anayasa’da güvence

altına alınmış olmakla birlikte Sözleşme ve buna Ek Türkiye’nin taraf olduğu

Protokoller kapsamında bulunmadığından bu hakka yönelik ihlal iddiasının

bireysel başvuru konusu yapılabilmesi mümkün değildir (Serkan Acar, B. No: 2013/1613, 2/10/2013,

§ 24).

21. Bu durumda eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın Anayasa ve Sözleşme kapsamındaki hak ve hürriyetlerden herhangi biri

ile bağlantısı bulunmamaktadır.

22. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Yargılamanın Sonucu İtibarıyla Adil Olmadığına

İlişkin İddia

23. Başvurucu; mülakat sınavında başarısız sayılmasına ilişkin

işlemin iptali istemiyle açtığı davada idari yargı denetiminin etkili

olmadığını, bu durumun ise Anayasa'nın 125. maddesine aykırı olduğunu ileri

sürmüş olduğundan başvurucunun bu iddiası yargılamanın sonucunun adil

olmadığına ilişkindir.

24. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlıkla

ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu olamaz. Ancak

bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz

takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve

sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam,

B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

25. Somut olayda mülakatta başarısız sayılma işlemine karşı

açılan davada Ankara 11. İdare Mahkemesi, başvurucu hakkındaki mülakat

komisyonu değerlendirme tutanaklarında başvurucunun muhakeme gücü, bir konuyu

kavrayıp özetleme ve ifade yeteneği, genel ve fiziki görünümü, davranış ve

tepkilerinin mesleğe uygunluğu ve liyakati, yetenek ve kültür ile çağdaş

bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı başlıkları altında her bir başlık

için 20 puan üzerinden değerlendirmeler yapıldığını, her bir komisyon üyesinin

adayı ayrı ayrı değerlendirdiğini, bu değerlendirmelerin de birbiri ile

paralellik arz ettiğini, dolayısıyla değerlendirmede tereddüte

mahal olacak ya da farklı yorumlanabilecek bir durum bulunmadığını belirterek

mülakatın 2802 sayılı Kanun'un belirlediği çerçeve içinde gerçekleştirildiği ve

buna göre başvurucunun başarısız sayılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı

gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Karar, Danıştay tarafından aynı gerekçeyle onanmıştır.

26. Yapılan yargılama sonunda başvurucunun mülakata ilişkin

iddia ve savunmaları incelenerek karar verildiği ve başvurucu tarafından ileri

sürülen iddiaların derece mahkemesince delillerin değerlendirilmesi ve hukuk

kurallarının yorumlanmasına ilişkin olup Mahkeme kararında bariz takdir hatası

veya açık bir keyfîlik oluşturan bir durumun da bulunmadığı

dikkate alındığında ihlal iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

anlaşılmaktadır.

27. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu görüşe

katılmamıştır.

VI . HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kamu hizmetine girme hakkı ile eşitlik ilkesinin ihlal

edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından

yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,

2. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyu ve

OYÇOKLUĞUYLA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

5/7/2017 tarihinde karar verildi.

KARŞIOY GEREKÇESİ

1. Başvurucu, hakim adaylığı mülakat sınavında başarısız

sayılması nedeniyle idari yargıda açtığı davanın reddedilmesi üzerine yaptığı

bireysel başvuruda, her ne kadar Anayasanın 10. maddesinde yer alan eşitlik

ilkesinin ihlal edildiğini öne sürmüş ise de; bu sonucun “davalı idarenin mülakatlarda başarılı sayılanların

neden başarılı, başarısız sayılanların neden başarısız sayıldıklarını somut

olarak ispat etmesi mümkün değildir. Bu durum idari yargı denetimini sınırlayan

hukuka açıkça aykırı bir uygulama teşkil etmektedir” demek ve

Anayasanın, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık

olduğuna ilişkin 125. maddesine vurgu yapmak suretiyle, esas itibariyle

mülakatın içeriğinin yargı merciince değerlendirilmemiş olmasından yakındığı

anlaşılmaktadır.

2. Buna göre, başvurunun, Anayasanın 36. ve AİHS’nin 6.

maddelerinde yer alan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı

çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

3. Mahkemeye erişim hakkının sadece bir yargı merciine

başvurabilmekten ibaret olmayıp, kişinin iddia ve savunmasını ispat için yasal

her türlü kanıtı mahkemeye sunabilmesinin de mahkemeye erişim hakkının kapsamı

içerisinde bulunduğunda tereddüt yoktur.

4. Başvuruya konu somut olayda başvurucu mülakat sınavında

sadece bir tanesi meslekle ilgili olan dört soru sorulduğunu, bunların hepsini

tam ve doğru olarak yanıtladığını, ancak başarısız sayıldığını belirtmektedir.

Ancak başvurucu, mülakatta ses ve görüntü kaydı yapılmadığından, iddialarını

yani sorulan soruları tam ve doğru olarak yanıtladığını kanıtlayamamıştır.

Mahkeme de yalnızca mülakatın şekli şartlarının varlığına bakarak, olayda

hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetmiştir.

5. Kişilere, yargı mercii önünde iddialarını kanıtlama olanağı

vermeyen ve böylece somut ve nesnel bir değerlendirme yapılması yolunu kapatan

mülakat sisteminden kaynaklanan uyuşmazlığın, Anayasanın 125 ve 36. maddeleri,

AİHS’nin de 6. maddesi anlamında mahkemeye erişim hakkına uygunluğundan söz

edilemez. Bu nedenle başvurucunun mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği

düşüncesiyle, çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

Raportör

:

Mehmet Sadık

YAMLI

Başvurucu

:

Selma

ALTUNDAĞ

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2014/14474, T. 05.07.2017, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2014-14474-basvuru-05-07-2017-28cb5949d5f1