Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2013/1936, 18.09.2013

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2013/1936
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

FİKRET GÜNEY BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2013/1936)

Karar Tarihi: 18/9/2013

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, maliki olduğu taşınmaza ilişkin olarak

aleyhine açılan dava sonucunda müdahalenin menine ve ecrimisil

tazminatının tahsiline karar verildiğini, mülkiyet hakkının ihlali iddiasıyla

Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvurunun usule aykırı olarak idari

yönden reddedildiğini belirterek idari ret kararının kaldırılmasını talep

etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 5/3/2013 tarihinde

İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır.

3. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde, ihlale neden olduğu ileri sürülen nihai kararın 30/1/2013

tarihinde öğrenilmesine rağmen 30 günlük başvuru süresinin geçmesinden sonra

başvuruda bulunulduğu gerekçesiyle Komisyonlar Başraportörünce,

10/4/2013 tarihinde bireysel başvurunun idari yönden reddine karar verilmiş,

karar 26/4/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

4. Başvurucu, olağan kanun yollarına başvuru süresinin 19/2/2013 tarihinde sona erdiğini, bu tarihten itibaren 30

gün içinde başvuruda bulunduğunu belirterek, başvurunun idari yönden reddine

ilişkin karara itiraz etmiştir.

5. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 13/9/2013

tarihinde, başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı

alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

33. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, İstanbul ili Üsküdar ilçesinde bulunan

taşınmazı 1999 yılında noterde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi

ile satın almış, ancak tapuda devir işlemi gerçekleştirilmemiştir.

8. Başvurucu aleyhine Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde

açılan dava sonucunda, 17/4/2012 tarih ve E.2012/69,

K.2012/107 sayılı kararla başvurucunun taşınmaza müdahalesinin menine, 1.000 TL

ecrimisil tazminatının başvurucudan tahsiline karar

verilmiştir.

9. Temyiz üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 26/12/2012 tarih ve E.2012/10774, K.2012/15895 sayılı

kararıyla hüküm onanmıştır.

10. Onama kararı 30/1/2013 tarihinde

başvurucuya tebliğ edilmiş, karar düzeltme isteminde bulunulmamıştır.

B. İlgili Hukuk

11. 22/11/2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683.

maddesi, 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3.

maddesinin (2) numaralı fıkrası, 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı mülga Hukuk

Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26/9/2004 tarih ve 5236 sayılı Kanun ile yapılan

değişiklikten önceki hâliyle 427. ve 440. maddeleri.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

12. Mahkemenin 18/9/2013 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 5/3/2013 tarih ve 2013/1936 numaralı

bireysel başvurusunun, Komisyonlar Başraportörlüğünce

idari yönden reddi kararına ilişkin itirazı incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

13. Başvurucu, İstanbul ili Üsküdar ilçesinde bulunan

taşınmazı 1999 yılında noterde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle

satın aldığını, taşınmaz zamanında teslim edilmediği hâlde 2005 yılında

taşınmaza taşındığını, daha sonra, taşınmazın üçüncü kişilere ikinci bir

satışının gerçekleştirildiğini ve tapuda tescil işlemi yapıldığını öğrendiğini,

gerçek hak sahibi kendisi oluğu hâlde, aleyhine açılan dava sonucunda

müdahalenin menine ve ecrimisil tazminatının

tahsiline karar verildiğini, Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvurunun,

30 günlük süre içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle idari yönden reddedildiğini,

Yargıtay onama kararını 30/1/2013 tarihinde tebellüğ

ettiğini, ancak hükmün kesinleştiği 19/2/2013 tarihinden itibaren 30 gün

içerisinde başvuruda bulunduğunu, 30/1/2013 tarihinden itibaren 30 gün içinde

başvuruda bulunmasının mümkün olmadığını, zira başvuru yollarının

tüketilmediğini ve hükmün kesinleşmediğini, karar düzeltme yolundan sonuç

alınamayacağı ve karar düzeltme istemi sonunda para cezası verildiği için karar

düzeltme isteminde bulunmadığını belirterek, idari ret kararının kaldırılmasını

talep etmiş ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

14. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin

(5) numaralı fıkraları şöyledir:

“(5) Bireysel başvurunun, başvuru yollarının

tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten

itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. Haklı bir mazereti nedeniyle süresi

içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren onbeş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle

birlikte başvurabilirler. Mahkeme, öncelikle başvurucunun mazeretinin geçerli

görülüp görülmediğini inceleyerek talebi kabul veya reddeder.”

15. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

64. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“(1) Bireysel başvurunun,

başvuru yollarının tüketildiği ve buna ilişkin kararın kesinleştiği tarihten,

başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün

içinde yapılması gerekir.”

16. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

66. maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:

“(3) Başvurunun; süresinde yapılmadığı, 59 uncu ve 60

ıncı maddelerdeki şekil şartlarına uygun olmadığı ve

tespit edilen eksikliklerin verilen kesin sürelerde tamamlanmadığı hâllerde

Komisyonlar Başraportörü tarafından reddine karar

verilir ve başvurucuya tebliğ edilir. Bu karara tebliğ tarihinden itibaren yedi

gün içinde Komisyona itiraz edilebilir. Bu konuda Komisyonların verdiği

kararlar kesindir.”

17. Bireysel başvurunun kabul

edilebilirlik şartlarından biri başvuru süresidir. Süre, başvurunun her

aşamasında dikkate alınması gereken bir usul hükmüdür.

18. Yukarıda belirtildiği üzere, 6216

sayılı Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrasında, bireysel başvurunun,

başvuru yolları açık olan kararlar için bu yolların tüketildiği, başvuru yolu

bulunmayan kararlar için ise “ihlalin öğrenildiği” tarihten itibaren 30 gün

içinde yapılması gerektiği belirtildiği hâlde, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrasında

“başvuru yollarının tüketildiği ve buna ilişkin kararın kesinleştiği” tarihten

itibaren 30 gün içinde bireysel başvuru yapılması gerektiği düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere İçtüzük’te,

ihlale neden olduğu iddia edilen kararın öğrenilmesi ile birlikte hükmün

kesinleşmiş olması şartı da aranmaktadır.

19. Hukuk davalarında olağan kanun yolları temyiz ve karar

düzeltme yoludur. Karar düzeltme yolu açık olan bir hükmün kesinleşmesi, karar

düzeltme istemi sonunda verilen ret kararıyla veya karar düzeltme yoluna

başvurulmamışsa temyiz onama kararının tebliğinden itibaren karar düzeltme

başvuru süresinin sonunda gerçekleşir. Bu durumda, karar düzeltme yolu açık

olan ve karar düzeltme yoluna başvurulmayan bireysel başvurularda 30 günlük

başvuru süresinin hangi tarihten itibaren başlayacağı hususunun açıklığa

kavuşturulması gerekir.

20. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)’nin 35. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre, “Uluslararası Hukukun genel olarak kabul edilen

prensiplerine göre, ancak iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra ve kesin

karardan itibaren altı aylık süre içinde Mahkeme’ye başvurulabilir.”

Altı ay kuralının amacı, hukukun güvenliğini artırmak ve AİHSuyarınca

benzer konuların ortaya çıktığı davaların, makul süre içerisinde görülmesini

sağlamak, ayrıca yetkili makamları ve diğer ilgili kişileri, uzayan süreboyunca belirsizlik altında kalmaktan korumaktır (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Bulut ve

Yavuz / Türkiye, no. 73065/01, 28/5/2002).

21. AİHM’e yapılan başvurulara ilişkin

olarak, mevcut iç hukuk yolu bulunmaması veya etkin olmadıkları sonucuna

varılması durumunda, altı aylık süre, şikâyette bulunulan olay tarihinden

itibaren işlemeye başlar. Başvurucuların önce bir iç hukuk yoluna

başvurdukları, ancak bu başvuru yolunu etkisiz kılacak koşulların daha sonra

farkına varacakları veya varmaları gereken özel koşullar bulunabilir. Böyle bir

durumda, altı aylık süre, başvuranın bu koşulların farkına vardığı veya varması

gereken tarihten itibaren hesaplanabilir (AİHM,

Hazar ve Diğerleri / Türkiye, no. 62566/00, 10/1/2002).

22. Görüldüğü üzere AİHM, Sözleşme’nin 35. maddesinin (1)

numaralı fıkrasında düzenlenen altı aylık başvuru süresini, yalnızca hükmün

kesinleşmesinden değil, etkin olmadığı düşünülen başvuru yollarına gidilmediği

takdirde, ihlale neden olduğu ileri sürülen karar veya olayın öğrenilmesinden

itibaren başlatmaktadır.

23. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

yukarıda anılan maddesinde, bireysel başvuru süresinin başlangıcına ilişkin

olarak “başvuru yollarının tüketildiği ve buna ilişkin kararın kesinleştiği”

tarihten söz edilmekte ise de bu ibarenin ihlale neden olduğu ileri sürülen

nihai kararın öğrenildiği tarih olarak anlaşılması gerekir. Karar düzeltme yolu

açık olan bir hükme yönelik olarak, etkili görmedikleri için bu yola

başvurmayan başvurucular, temyiz onama kararını öğrendikleri tarihte ihlale

neden olduğunu ileri sürdükleri kararı öğrenmiş olup, karar düzeltme yoluna

başvurmayarak, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkını kullanmışlarsa,

buna ilişkin süreye riayet etmeleri beklenir. Her ne kadar derece mahkemesi

kararı, karar düzeltme süresi sonunda kesinleşmekte ise de başvurucular bu yola

başvurmadığında, temyiz onama kararı ile ihlale neden olduğunu ileri sürdükleri

kararı öğrendiklerine göre, bu tarihten itibaren 30 gün içinde başvuruda

bulunmaları gerekir. Aksi düşünüldüğü takdirde, davacı veya davalı sayısı çok

olan dava dosyalarında temyiz onama kararının tüm taraflara tebliğinden sonra

başvurucular dışında karar düzeltme yoluna başvurulmuşsa bu istemin sonucunun

beklenerek hükmün kesinleşmesi şartının dikkate alınması, başvurucular için farklı

ihlalleri gündeme getirebilir. Karar düzeltme yolunu etkili bir yol olarak

görmeyen başvurucular bireysel başvuruda bulunma yolunu tercih etmişlerse

bireysel başvuruya ilişkin süreye riayet etmelidirler.

24. Başvuruda bulunmak için hükmün kesinleşmesi şartı,

başvuru yollarının tüketilmesi anlamında değerlendirilmelidir. Ancak

başvurucular, etkili yol olarak görmedikleri karar düzeltme yoluna

başvurmamışlarsa, temyiz onama kararıyla başvuru yollarını tükettikleri için

onama kararının öğrenilmesinden itibaren 30 gün içinde bireysel başvuruda

bulunmaları gerekir.

25. Somut olayda başvurucu, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince

verilen onama kararını 30/1/2013 tarihinde tebellüğ

ettiği ve etkili bir yol olarak görmediği için karar düzeltme isteminde bulunmadığı

hâlde 5/3/2013 tarihinde başvuruda bulunmuştur.

26. Başvurucunun itirazının

değerlendirilmesi neticesinde, başvurucunun, ihlale neden olduğunu ileri

sürdüğü karara ilişkin Yargıtay onama kararını 30/1/2013

tarihinde tebellüğ etmesine rağmen, etkili bir yol olarak görmediği için karar

düzeltme isteminde bulunmamış ve onama kararının tebliğ edildiği tarihten

itibaren 30 gün geçtikten sonra bireysel başvuruda bulunmuştur. Dolayısıyla

Yargıtay onama kararının tebliğinden itibaren 30 günlük başvuru süresi içinde

yapılmayan başvurunun idari yönden reddedilmesine ilişkin işlemde hukuka

aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.

27. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun Komisyonlar Başraportörlüğünün 10/4/2013 tarihli idari ret kararına karşı yaptığı itirazın

reddine karar verilmesi gerekmiştir.

V. HÜKÜM

Başvurucunun, Komisyonlar Başraportörlüğünün

10/4/2013 tarihli ve 2013/1936 sayılı idari ret

kararına karşı yaptığı itirazın REDDİNE, yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

bırakılmasına, 18/9/2013 tarihinde

OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Murat AZAKLI

Başvurucu

:

Fikret GÜNEY

Vekili

:

Av. Öztürk YILDIZ

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2013/1936, T. 18.09.2013, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2013-1936-basvuru-18-09-2013-ba5ed01fe6d8