Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2019/23558, 31.12.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2019/23558
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

ÇİĞDEM ÖZMEN ARSLAN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2019/23558)

Karar Tarihi: 31/12/2020

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; hukuk davasında yargılamanın uzun sürmesi

nedeniyle adil yargılanma hakkının, karar kesinleşinceye kadar kamulaştırma

bedelinin bankada tutulması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Ekli tabloda sıralanan başvuru, başvuru formu ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyonlara

sunulmuştur.

3. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4. Konularının aynı olması nedeniyle ekli tablonun (B)

sütununda numaraları belirtilen başvuru dosyalarının aynı tablonun (1) numaralı

satırında yer alan 2019/23558 numaralı bireysel başvuru dosyası ile

birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Mülkiyeti başvuruculara ait taşınmazların kamu projesi

kapsamında acele kamulaştırılmasına karar verilmiş, ilgili Bakanlık tarafından başvurucular

aleyhine Karasu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) kamulaştırma (bedel

tespiti ve tescil) davaları açılmıştır.

9. Mahkemenin davanın kabulüne, kamulaştırma bedellerinin

belirlenmesine ve taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline yönelik kararları

başvurucular vekili tarafından kamulaştırma bedelleri yönünden temyiz edilmiş,

Yargıtay 5. Hukuk Dairesince (Daire) kararlar bozulmuştur.

10. Bozma kararları üzerine Mahkemece yeniden bilirkişi

incelemesi yaptırılarak tekrar kamulaştırma bedelleri belirlenip davaların

kabulüne ve taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline hükmedilmiştir.

Mahkemece ayrıca, hükmedilen kamulaştırma bedelleri arasındaki farkların

kararlar kesinleşinceye kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak üzere

ilgili bankaya müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.

11. Mahkeme kararları davacı Bakanlık tarafından temyiz

edilmiş, Dairece kararların onanmasına hükmedilmiştir.

12. Başvurucular, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle

adil yargılanma haklarının ve karar kesinleşinceye kadar kamulaştırma bedelinin

bankada tutularak düşük vadeyle nemalandırılması sebebiyle de mülkiyet

haklarının ihlal edildiği iddiasıyla çeşitli tarihlerde Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

13. Mahkemenin 31/12/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

14. Başvurucular, bireysel başvuru konusu yargılamanın

uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

15. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas

Yönünden

16. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak

davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması

devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas

alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50-52).

17. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri,

§§ 41-45).

18. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer

başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında ekli tablonun (G) sütununda

belirtilen 5 yıl 2 ay ila 5 yıl 4 ayı bulan yargılama sürelerinin makul

olmadığı sonucuna varmak gerekir.

19. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

B. Mülkiyet

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

20. Başvurucular, Mahkeme kararları kesinleşinceye kadar

kamulaştırma bedellerinin bankada tutularak düşük vadeyle nemalandırılması

nedeniyle mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

21. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son

cümlesi şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır."

22. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru

hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem

ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

23. Anılan Anayasa ve Kanun hükümlerine göre bireysel

başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulabilmesi için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin

tüm organlarının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya

çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu

nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğine ilişkin iddiaların

öncelikle derece mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından

değerlendirilmesi ve bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve

Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 16).

24. Bireysel başvurunun ikincil niteliğinin bir sonucu

olarak olağan kanun yollarında ve mahkemeler önünde ileri sürülmeyen iddialar

ile bu mahkemelere sunulmayan bilgi ve belgeler bireysel başvuru konusu

edilemez (Bayram Gök, B. No: 2012/946, 26/3/2013, § 20).

25. Somut olayda başvurucuların, Mahkeme kararlarındaki

ihlale neden olduğunu ileri sürdükleri hükme yönelik temyiz isteminde

bulunmadıkları, söz konusu iddiayı yargılama sürecinde dile getirmedikleri, bu

iddialarına ilişkin bilgi veya belge sunmadıkları ve böylece başvuru yollarını

usulüne uygun tüketmedikleri anlaşılmaktadır.

26. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

27. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal

edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde

ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa,

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere

dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel

mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla

yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

28. Başvurucular, ihlalin tespiti ile maddi ve manevi

tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

29. Somut olaylarda makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

30. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi

zararları karşılığında başvuruya konu her bir davanın özel koşulları dikkate

alınarak hesaplanan ekli tablonun (H) sütununda belirtilen net tutarlarda

manevi tazminatın başvuruculara ödenmesine karar verilmesi gerekir.

31. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi

için başvurucuların uğradıklarını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen

ihlal arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Somut olayda tespit edilen ihlalle

ileri sürülen maddi zarar arazında illiyet bağı bulunmadığından maddi tazminat

talebinin reddi gerekir.

32. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 TL harçtan

oluşan yargılama giderinin başvuruculara ekli tablonun (E) sütununda

belirtildiği şekilde ödenmesine; aynı avukatla temsil edilen başvuruculara

3.600 TL vekâlet ücretinin müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul

sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvuruculara ekli tablonun (H) sütununda belirtilen

net tutarlarda manevi tazminat ÖDENMESİNE, diğer tazminat istemlerinin REDDİNE,

D. Ekli tabloda belirtilen harçlarının başvuruculara ekli

tablonun (E) sütununda belirtildiği şekilde, aynı avukatla temsil edilen

başvuruculara 3.600 TL vekâlet ücretinin MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için ekli tablonun (D)

sütununda belirtilen mahkemelere GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 31/12/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Muammer TOPAL

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör

:

Selçuk KILIÇ

Başvurucular

:

Çiğdem ÖZMEN ARSLAN ve

Diğerleri

(bkz. ekli tablonun (C)

sütunu)

Başvurucular Vekili

:

Av. Kasım YAVUZYİĞİT

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2019/23558, T. 31.12.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2019-23558-basvuru-31-12-2020-c2dc0b525bc2