Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2018/31550, 25.02.2021

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2018/31550
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

YÜCEL AKTAY BAŞVURUSU (2)

(Başvuru Numarası: 2018/31550)

Karar Tarihi: 25/2/2021

R.G. Tarih ve Sayı: 20/4/2021-31460

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru; atamanın yapılmamasına ilişkin işlemin iptal

edilmesi üzerine oluşan maaş farkının ödenmesine dair yargı kararının

uygulanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ve kararın icrası hakkının,

yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 18/10/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda

bulunmamıştır.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu 24/10/1997 tarihinde Bitlis Adli Yargı

Adalet Komisyonunca yapılan Zabıt Kâtipliği Sınavı'na girmiş ve başarılı

olmuştur. 25/12/1997 tarihinde Bitlis E Tipi Ceza İnfaz Kurumuna kâtip olarak

atanmıştır. 25/12/1998 tarihinde başvurucunun asaleti tasdik olmuştur.

Başvurucu daha sonra 24/8/2005 tarihinde Mersin Adliyesine zabıt kâtibi olarak

atanmış ve buradaki görevine 3/10/2005 tarihinde başlamıştır.

10. Başvurucu 18/11/2006 tarihinde yapılan Görevde

Yükselme Sınavı'nda başarılı olmuştur. Bunun üzerine Antalya Adli Yargı Adalet

Komisyonunun 2/2/2007 tarihli kararıyla Antalya Adliyesi Yazı İşleri

Müdürlüğüne ataması yapılmış ve onaylanmak üzere evrakı Bakanlığa

gönderilmiştir.

11. Bakanlık tarafından başvurucunun hizmet cetveli

incelendikten sonra Antalya Adli Yargı Adalet Komisyonunun atama kararı, Adalet

Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 8/3/2007 tarihli işlemiyle onaylanmayarak

iade edilmiştir. İşlemin gerekçesi olarak görevde yükselebilmek için 25/3/2004

tarihli ve 25413 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Adalet Bakanlığı Personeli

Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 8. maddesine

göre en az beş yıllık zabıt kâtipliği kadrosu olmak üzere toplam en az sekiz

yıllık hizmeti bulunması gerektiği, başvurucunun ise Bitlis E Tipi Ceza İnfaz

Kurumunda kâtip iken 3/10/2005 tarihinde Mersin Adliyesine zabıt kâtibi olarak

atandığından görevde yükselme sınavının yapıldığı tarih itibarıyla sekiz yıllık

hizmet şartını sağlamadığı belirtilmiştir. Söz konusu durum Bakanlığın 4/4/2007

tarihli işlemiyle başvurucuya tebliğ edilmiştir.

12. Başvurucu, Antalya Adliyesi Yazı İşleri Müdürlüğüne

atanmasının onaylanmamasına dair Bakanlığın 4/4/2007 tarihli işleminin iptali

istemiyle dava açmıştır. Mersin 1. İdare Mahkemesi tarafından 29/5/2008

tarihinde işlemin iptaline karar verilmiştir. Kararda; başvurucunun sınava

girdiği 18/11/2006 tarihinde fiilen toplam 8 yıl 11 ay 13 gün memuriyet hizmeti

bulunduğu, ceza infaz kurumu kâtipliği ile zabıt kâtipliğinin aynı nitelikte

görevler olması nedeniyle de zabıt kâtipliğinde 5 yıllık hizmet süresini

tamamladığı belirtilmiştir. Karar, temyiz edilmemesi üzerine 31/7/2008

tarihinde kesinleşmiştir.

13. Antalya Adli Yargı Adalet Komisyonunun atama

kararının Bakanlığın 8/3/2007 tarihli işlemiyle onaylanmayarak iade edilmesi

üzerine Antalya Adli Yargı Adalet Komisyonunun 15/3/2007 tarihli kararıyla

başvurucunun Antalya Adliyesi Yazı İşleri Müdürlüğüne ataması iptal edilmiştir.

Başvurucu tarafından söz konusu işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

Mersin 1. İdare Mahkemesinin 29/5/2008 tarihli kararıyla işlemin iptaline karar

verilmiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucunun sınava girdiği 18/11/2006

tarihinde fiilen toplam 8 yıl 11 ay 13 gün memuriyet hizmeti bulunduğu ve ceza

infaz kurumu kâtipliği ile zabıt kâtipliğinin aynı nitelikte görevler olması

nedeniyle de Yönetmelik'te belirtilen hizmet şartını sağladığı ifade

edilmiştir.

14. Bunun üzerine başvurucu 25/7/2008 tarihinde Bitlis

Adliyesi Yazı İşleri Müdürlüğüne atanmıştır. Başvurucu 1/9/2008 tarihinde

Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak 2/2/2007 ile 25/7/2008 tarihleri

arasında yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte

ödenmesini talep etmiştir. Başvurucunun talebi Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı

tarafından 15/9/2008 tarihinde reddedilmiştir. Ardından başvurucu 19/9/2008

tarihinde Bakanlığa sunulmak üzere Bitlis Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi

Adalet Komisyonuna dilekçeyle başvurmuş ve yine 2/2/2007 ile 25/7/2008

tarihleri arasında yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle

birlikte ödenmesini talep etmiştir. Talebi cevap verilmeyerek zımnen reddedilmiştir.

15. Başvurucu 19/9/2008 tarihli başvurusunun zımnen

reddedilmesine yönelik işlemin iptali ve 2/2/2007-25/7/2008 tarihleri arasında

geçen 18 aylık sürede ödenmesi gereken maaş farkı olarak 8.500 TL'nin yasal

faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle 13/11/2008 tarihinde

dava açmıştır.

16. Mersin 1. İdare Mahkemesi 20/11/2009 tarihinde davayı

kısmen kabul etmiş ve başvurucuya 4.026,56 TL'nin davanın açıldığı tarih olan

13/11/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine

karar vermiştir. Kararda; başvurucuya Antalya Adliyesi Yazı İşleri Müdürlüğüne

atanmasına ilişkin işleminin Bakanlıkça iptal edildiği 4/4/2007 tarihinden

Bitlis Adliyesinde yazı işleri müdürlüğü görevine atandığı 25/7/2008 tarihleri

arasındaki yazı işleri müdürlüğü görevi ile zabıt kâtipliği görevi arasındaki

net maaş farkının ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Söz konusu hususu tespit

edebilmek amacıyla idareden 2/2/2007 ile 25/7/2008 tarihleri arasında yazı

işleri müdürlüğü görevi ile zabıt kâtipliği görevi arasındaki net maaş farkının

hesaplanarak toplamının ne olduğunun bildirilmesi istenmiş ve gelen cevabın

değerlendirilmesi neticesinde söz konusu maaş farkının 4.026,56 TL olduğunu

hesaplanmıştır.

17. Kararın temyizi üzerine Danıştay Beşinci Dairesi

15/3/2013 tarihli kararıyla mahkeme kararını bozmuştur. Kararda özetle 2/2/2007

ile 25/7/2008 tarihleri arasında eksik ödenen parasal haklarının hesaplanarak

buna göre hüküm kurulması gerektiği ifade edildikten sonra başvurucunun emsali

yazı işleri müdürünün bordroları da incelenerek anılan dönemde zabıt kâtibi

olarak kendisine ödeme yapılan başvurucuya tazminat olarak ödenmesi gereken

parasal hak kaybının hesaplanması gerektiği belirtilmiştir.

18. Mersin 1. İdare Mahkemesi tarafından 20/5/2016

tarihli kararla bozma kararına uyularak başvurucunun tazminat isteminin kısmen

kabulüne karar verilmiş ve başvurucuya 4.503,97 TL'nin davanın açıldığı

13/11/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine

hükmedilmiştir. Kararın gerekçesinde özetle maaş farkının tam olarak ortaya

konulabilmesi için davalı idareden birtakım bilgi ve belgeler istendiği ve

gelen bilgilere göre maaş farkının 4.503,97 TL olduğunun tespit edildiği ifade

edilmiştir.

19. Danıştay İkinci Dairesinin 11/4/2017 tarihli

kararıyla mahkeme kararı onanmıştır. Davalı Bakanlığın karar düzeltme istemi

aynı Dairenin 26/4/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

20. Nihai karar başvurucuya 29/6/2018 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

21. Başvurucu 18/10/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

22. İdare tarafından Mahkemece hükmedilen tazminat tutarı

yasal faizle birlikte 16/9/2019 tarihinde başvurucuya ödenmiştir.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

23. Mahkemenin 25/2/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

24. Başvurucu, Mersin 1. İdare Mahkemesi tarafından

verilen kararın 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca en geç otuz gün içinde uygulanması gerekirken

mahkeme kararının gereğinin yerine getirilip uygulanmadığını belirterek

mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının ve uzun süren yargılama nedeniyle

de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

25. Bakanlık görüşünde; Mersin 1. İdare Mahkemesinin

20/11/2009 tarihli kararı ile 4.026,56 TL'nin başvurucuya ödenmesine karar

vermesi üzerine anılan tutar ve 443,93 TL yasal faizinin 4/2/2010 tarihinde

başvurucunun hesabına yatırıldığı belirtilmiştir. Bakanlık görüşünde, söz konusu

kararın bozulmasının ardından Mahkemece bu sefer 4.503,97 TL ödenmesine karar

verildiği, bunun üzerine fark olarak 477,41 TL'nin yasal faizi ile birlikte

ödenmesi gerekirken sehven -ilk ödeme dikkate alınmayarak- 4.503,97 TL ve bu

tutar üzerinden hesaplanan yasal faizin 16/9/2019 tarihinde başvuranın hesabına

ödendiği, anılan tutardan fazla ödemeye konu olan kısmın henüz iade alınmadığı

belirtilerek başvurucunun mağdur sıfatının bulunmadığı ve iddialarının açıkça

dayanaktan yoksun olduğu belirtilmiştir.

B. Değerlendirme

26. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Başvuru hakkının

kötüye kullanılması" kenar başlıklı 51. maddesi şöyledir:

"Bireysel başvuru hakkını açıkça

kötüye kullandığı tespit edilen başvurucular aleyhine, yargılama giderlerinin

dışında, ayrıca ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para

cezasına hükmedilebilir."

27. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) "Başvuru

hakkının kötüye kullanılması" kenar başlıklı 83. maddesi şöyledir:

"Başvurucunun istismar edici,

yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını

açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde başvuru reddedilir ve yargılama

giderleri dışında, ilgilinin ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere

disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilir."

28. İçtüzük'ün "Bireysel başvuru formu ve ekleri"

kenar başlıklı 59. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:

"Başvurucuların, adreslerinde

veya başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik meydana geldiğinde

bunu Mahkemeye bildirmeleri zorunludur."

29. Anılan düzenlemelerde genel olarak bir hakkın

öngörüldüğü amaç dışında ve başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının

hukuk düzenince himaye edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılmasının

bireysel başvuru alanında özel olarak ele alındığı açıkça görülmektedir. Bu

bağlamda bireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan ve Anayasa Mahkemesinin

başvuruyu gereği gibi değerlendirmesini engelleyen davranışların başvuru

hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi mümkündür (S.Ö.,

B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 28; Mehmet Güven Ulusoy [GK], B. No:

2013/1013, 2/7/2015, § 31).

30. Bu kapsamda özellikle mahkemeyi yanıltmak amacıyla

gerçek olmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belge

sunulması, başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur

hakkında bilgi verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan

ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler

hakkında mahkemenin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir

kanaat oluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı kalmak

kaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit veya

tahrik edici bir üslup kullanılması ile söz konusu başvuru yolu kapsamında

ihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla

bağdaşmayacak surette içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru

hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir (S.Ö., § 29; Osman

Sandıkçı, B. No: 2013/6297, 10/3/2016; Selman Kapan ve diğerleri, B.

No: 2013/7302, 20/4/2016).

31. Somut olayda Bakanlığın görüşünden anlaşıldığı üzere

başvurucuya 4/2/2010 tarihinde 4.026,56 TL ana para ve 443,93 TL yasal faiz

ödenmiştir. Ödenen bu miktar mahsup edildikten sonra kalan 477,41 TL yasal

faizi ile birlikte ödenmesi gerekirken sehven 4.503,97 TL ve bu tutar üzerinden

hesaplanan yasal faiz ile birlikte toplam 9.060,67 TL başvurucuya bireysel

başvuru tarihinden sonra 16/9/2019 tarihinde ödenmiştir. Başvurucu yapılan bu

ödemelere ilişkin Bakanlığın görüşüne karşı bir beyanda bulunmamıştır.

32. Başvurucu bireysel başvuru formunda kendisine

herhangi bir ödeme yapılmadığını ve idarenin ısrarla mahkeme kararını yerine

getirmediğini belirtmiştir. Kendisine gerek 2010 yılında gerekse bireysel

başvurudan sonra yapılan ödemeler konusunda Anayasa Mahkemesine herhangi bir

bilgi veya belge sunmamıştır. Somut başvurunun maaş farkına yönelik verilen

kararın icra edilmemesine ilişkin olduğu gözetildiğinde ödemeye ilişkin

bilgilerin başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı bir unsur olduğu

açıktır.

33. Açıklanan gerekçelerle başvurucu tarafından

başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi

verilmediği anlaşıldığından başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması

nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması

nedeniyle REDDİNE,

B. 6216 sayılı Kanun'un 51. maddesi ve Anayasa Mahkemesi

İçtüzüğü'nün 83. maddesi uyarınca başvurucunun 1.000 TL disiplin para cezası

ile CEZALANDIRILMASINA,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 25/2/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Muammer TOPAL

Recai AKYEL

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Eren Can BENAKAY

Başvurucu

:

Yücel AKTAY

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2018/31550, T. 25.02.2021, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2018-31550-basvuru-25-02-2021-7336182bfa96