Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2017/18634, 18.11.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2017/18634
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

NESİP TARIM BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2017/18634)

Karar Tarihi: 18/11/2020

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, tahliye umudu olmaksızın ölünceye kadar hapis

cezasına mahkûm edilme nedeniyle insan haysiyeti ile bağdaşmayan ceza

yasağının, infaz rejiminin aleyhe uygulanması nedeniyle de suç ve cezada

kanunilik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 3/2/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne

karar verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda

bulunmamıştır.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

9. Diyarbakır 2 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin

16/12/1997 tarihli kararıyla başvurucunun (1977 doğumlu) devletin hâkimiyeti

altındaki ülke topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik

silahlı eylemlerde bulunma suçundan 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga

Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca ölüm cezasıyla, süreçteki iyi hâl ve

ikrarları indirim nedeni kabul edilmek suretiyle sonuç olarak ömür boyu ağır

hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Hüküm Yargıtay 9. Ceza

Dairesinin 8/2/1999 tarihli kararıyla onanarak kesinleşmiştir.

10. Başvurucunun dosyaya sunduğu (düzenlendiği yıl

anlaşılamayan), Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen müddetnamede

başvurucunun aldığı müebbet hapis cezasını hak ederek tahliye tarihi 1/12/2031,

koşullu salıverilme tarihi 1/12/2025 olarak gösterilmiştir.

11. Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığınca 8/4/2015

tarihinde düzenlenerek 15/4/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edildiği

anlaşılan müddetnamede, başvurucunun aldığı müebbet hapis cezasını hak ederek

tahliye tarihi 36 yıl üzerinden hesaplanarak 22/11/2031, koşullu salıverilme

tarihi ise 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 17.

maddesi uyarınca 30 yıl üzerinden hesaplanarak 23/11/2025 olarak

gösterilmiştir.

12. Başvurucu 15/8/2016 tarihli dilekçe ile hakkında

verilen cezanın uyarlanmasını ya da infazın koşullu salıverme mekanizması

uygulanmak suretiyle yeniden hesaplanmasını talep etmiştir.

13. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2/11/2016

tarihli kararıyla talep reddedilmiştir. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi

9/1/2017 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir.

14. Başvurucu hâlen ceza infaz kurumunda hükümlü olarak

bulunmakta olup 3/2/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

15. 3/8/2002 tarihli ve 4771 sayılı Kanun'un 1.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"A) Savaş ve çok yakın savaş

tehdidi hâllerinde işlenmiş suçlar için öngörülen idam cezaları hariç olmak üzere,

1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu, 7.1.1932 tarihli ve 1918

sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun ile 31.8.1956 tarihli ve 6831

sayılı Orman Kanununda yer alan idam cezaları müebbet ağır hapis cezasına

dönüştürülmüştür.

...

B) ...

Bu Kanun hükümlerine göre idam cezaları

müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları hakkında Cezaların

İnfazı Hakkında Kanun ile 12.4.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele

Kanununun şartla salıverilmeye ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bunlar hakkında

müebbet ağır hapis cezası ölünceye kadar devam eder."

16. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107. maddesi şöyledir:

"(1) Koşullu salıverilmeden

yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak

geçirmesi gerekir.

(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis

cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm

edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş

olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu

salıverilmeden yararlanabilirler.

(3) Koşullu salıverilme için infaz

kurumunda geçirilmesi gereken süre;

a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet

hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis

cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzaltı,

b) Birden fazla müebbet hapis cezasına

mahkûmiyet hâlinde otuz,

c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis

cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzaltı,

d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli

hapis ce­zasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuz,

e) Birden fazla süreli hapis cezasına

mahkûmiyet hâlinde en fazla yirmisekiz,

Yıldır.

(4) Suç işlemek için örgüt kurmak veya

yönet­mek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet

hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı

yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis

cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının dörtte üçünü infaz kurumunda

çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. Ancak, bu

süreler;

a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet

hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis

cezasına mahkûmiyet hâlinde kırk,

b) Birden fazla müebbet hapis cezasına

mahkûmiyet hâlinde otuzdört,

c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis

cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla kırk,

d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli

hapis ce­zasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzdört,

e) Birden fazla süreli hapis cezasına

mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki,

Yıldır.

(5) Koşullu salıverilme süresinin

hesaplanmasında, hükümlünün onsekiz yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda

geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.

(6) Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi

tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda

geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek

tah­liye tarihini geçemez.

(7) Hükümlü, denetim süresinde, infaz

kurumunda öğrendiği meslek veya sanatı icra etmek üzere, bir kamu kurumunda

veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi

altında, ücret karşılığında çalıştırılabilir.

(8) Onsekiz yaşından küçük olan

hükümlüler, denetim süresinde eğitimlerine, gerektiğinde barınma imkânı da

bulunan bir kurumda devam ederler.

(9) Hâkim, denetim süresinde hükümlüye

rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü

alışkanlıklar edinebileceği çevrelerden uzak kalması ve sorumluluk bilinciyle

iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim

gördüğü kurum yetkilileri veya yanında çalıştığı kişilerle görüşerek,

istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk

bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime

verir.

(10) Hâkim, koşullu salıverilen

hükümlünün kişiliğini ve topluma uyumdaki başarısını göz önünde bulundurarak;

denetim süresinin, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmadan veya herhangi bir

yükümlülük belirlemeden geçirilmesine karar verebileceği gibi, denetimli

serbestlik tedbiri uygulanmasını veya belirlenen yükümlülükleri denetim süresi

içinde kaldırabilir.

(11) Bir hükümlünün koşullu

salıverilmesi hakkında ceza infaz kurumu idaresi tarafından hazırlanan gerekçeli

rapor, hükmü veren mahkemeye; hükümlü başka bir yerde bulunuyorsa o yerde

bulunan aynı derecedeki mahkemeye verilir. Mahkeme, bu raporu uygun bulursa

hükümlünün koşullu salıverilmesine dosya üzerinden karar verir. Mahkeme, raporu

uygun bulmadığı takdirde gerekçesini kararında gösterir. Bu kararlara karşı

itiraz yoluna gidilebilir.

(12) Koşullu salıverilen hükümlünün,

denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya

kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar

etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.

(13) Koşullu salıverilme kararının geri

alınması hâlinde hükümlünün;

a) Sonraki suçu işlediği tarihten

itibaren kalan cezasının aynen,

b) (Değişik: 25.05.2005 – 5351/8 md.)

Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile

hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla takdir

edilecek bir sürenin,

Ceza infaz kurumunda çektirilmesine

karar verilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı

hükmün infazı ile ilgili bir daha ko­şullu salıverilme kararı verilmez.

(14) Denetim süresi yükümlülüklere

uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.

(15) Koşullu salıverilme kararının geri

alınmasına;

a) Hükümlü geri kalan süre içinde

işlediği ka­sıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilirse, hükmü veren

ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi tarafından,

b) Hükümlünün bağlı tutulduğu

yükümlülükleri yerine getirmemesi hâlinde koşullu salıverilme kararına esas

teşkil eden hükmü veren ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi veya

koşullu salıverilme kararını vermiş olan mahkeme tarafından,

Dosya üzerinden karar verilir. Bu

kararlara karşı itiraz yolu açıktır.

(16) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun

İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, “Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar” başlıklı

Dördüncü Bölüm, “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar”

başlıklı Beşinci Bölüm, “Milli Savunmaya Karşı Suçlar” başlıklı Altıncı Bölüm

altında yer alan suçlardan birinin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi

dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, koşullu

salıverilme hükümleri uygulanmaz."

17. 3713 sayılı Kanun'un 17. maddesi şöyledir:

“Bu Kanun kapsamına giren suçlardan

mahkûm olanlar hakkında, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbirinin

uygulanması bakımından 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile

108 inci maddesi hükümleri uygulanır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/65 md.) Ancak,

süreli hapis cezaları bakımından düzenlenen koşullu salıverilme oranı, dörtte

üç olarak uygulanır.

Tutuklu veya hükümlü iken firar veya

ayaklanma suçundan mahkûm edilmiş bulunanlar ile disiplin cezası olarak üç defa

hücre hapsi cezası almış olanlar, bu disiplin cezaları kaldırılmış olsa bile

şartla salıverilmeden yararlanamazlar.

Bu Kanun kapsamına giren suçlardan

mahkûm olanlar, hükümlerinin kesinleşme tarihinden sonra bu Kanunun kapsamına

giren bir suçu işlemeleri halinde, şartla salıverilmeden yararlanamaz-lar.

Ölüm cezaları, 14/7/2004 tarihli ve 5218

sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile değişik 3/8/2002 tarihli ve 4771 sayılı

Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla müebbet ağır hapis

cezasına dönüştürülen terör suçluları ile ölüm cezaları ağırlaştırılmış müebbet

ağır hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis

cezasına mahkûm olan terör suçluları koşullu salıverilme hükümlerinden

yararlanamaz. Bunlar hakkında ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası

ölünceye kadar devam eder.”

18. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun

7. maddesi şöyledir:

"(1) İşlendiği zaman yürürlükte

bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve

güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç

sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik

tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı

ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar.

(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte

bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise,

failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.

(3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/2 md.)

Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar

hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.

(4) Geçici veya süreli kanunların,

yürürlükte bulundukları süre içinde işlenmiş olan suçlar hakkında uygulanmasına

devam edilir."

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

19. Mahkemenin 18/11/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Suç ve

Cezada Kanunilik İlkesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

20. Başvurucu; barındırıldığı odanın niteliği, güvenlik,

iletişim, sağlık, aile görüşü gibi konular yönünden uygulanan infaz rejiminin

hakkında verilen hükmün kesinleştiği tarihten sonra çıkan 5275 sayılı Kanun ile

ağırlaştırıldığını belirterek suç ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

21. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı

fıkrasına göre bireysel başvurunun incelenebilmesi için kamu gücü tarafından

ihlal edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının

yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf

olduğu Sözleşme'ye ek protokoller kapsamına da girmesi gerekir. Anayasa ve

Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan hak ihlali iddiasını içeren

başvurular bireysel başvuru kapsamında değildir (Onurhan Solmaz, B. No:

2012/1049, 26/3/2013, § 18).

22. Anayasa’nın "Suç ve cezalara ilişkin

esaslar" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının başvuru

konusu olayla ilgili kısmı "...Kimseye suçu işlediği zaman kanunda o

suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez." şeklindedir.

Bu durumda infaz koşullarına ilişkin değişikliklerin ceza kavramı

kapsamında görülmemesi hâlinde Anayasa'nın 38. maddesi uyarınca değerlendirme

yapılması mümkün değildir.

23. İnfaz koşullarının esaslı bir şekilde

ağırlaştırılması infazla ilgili olan bir konuyu Anayasa'nın 38. maddesinin

birinci fıkrası anlamında ceza kavramının kapsamına sokabilecek olmakla

birlikte bunun bazı istisnai hâllerle sınırlı olacağının kabulü gerekir. Somut

olay bu kapsamda değerlendirildiğinde başvurucunun aleyhe olacak şekilde

ağırlaştırıldığından şikâyet ettiği hususlar başvurucunun barındırıldığı odanın

niteliği, ceza infaz kurumundaki sosyal yaşam, iletişim hakkı gibi hususlara

ilişkin olup tutulma koşulları yönünden kısmi farklılıklar içeren bu

değişikliklere ilişkin şikâyetlerin Anayasa'nın 38. maddesinde geçen ceza

kavramı kapsamında görülemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.

24. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin konu bakımından

yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. İnsan

Haysiyetiyle Bağdaşmayan Ceza Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

25. Başvurucu, idam cezasından çevrilen müebbet ağır

hapis cezalarının koşullu salıverme hükümlerine tabi olmadığının 4771 sayılı

Kanun'un 1. maddesinde düzenlendiğini, bu kapsamda kendi cezasının da ölünceye

kadar infazına devam edileceğini belirtmiş; insan haysiyetiyle bağdaşmayan ceza

yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

26. 6216 sayılı Kanun'un "Bireysel başvuru

hakkına sahip olanlar" kenar başlıklı 46. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

"Bireysel başvuru ancak ihlale yol

açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir

hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir."

27. 6216 sayılı Kanun'un 46. maddesinin (1) numaralı

fıkrasına göre bir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmesi

için üç temel ön koşulun birlikte olması gerekir. Bu ön koşullar başvuruya konu

edilen ve ihlale yol açtığı ileri sürülen kamu gücü eylem veya işleminden ya da

ihmalinden dolayı başvurucunun güncel bir hakkının ihlal edilmesi, bu

ihlalden dolayı kişisel olarak ve doğrudan etkilenmiş olması ve

bunların sonucunda başvurucunun kendisinin mağdur olduğunu ileri sürmesidir (Fetih

Ahmet Özer, B. No: 2013/6179, 20/3/2014, § 24).

28. Bireysel başvuruda bir başvurunun kabul edilebilmesi

için başvurucunun sadece mağdur olduğunu ileri sürmesi yeterli olmayıp ihlalden

doğrudan etkilendiğini yani mağdur olduğunu göstermesi veya mağdur olduğu

konusunda Anayasa Mahkemesini ikna etmesi gerekir. Bu itibarla mağdur olduğu

zannı veya şüphesi mağdurluk statüsünün varlığı için yeterli değildir (Ayşe

Hülya Potur, B. No: 2013/8479, 6/2/2014, § 24).

29. Somut olayda başvurucu, her ne kadar ölüm cezasının

kaldırılması ve ölüm cezasından çevrilen cezalar için koşullu salıverilme

imkânı tanınmamasını düzenleyen mevzuat hükmüne atıfta bulunmuş ise de

başvurunun Diyarbakır 2 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 16/12/1997 tarihli

kararıyla sonuç ceza olarak ömür boyu ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına

karar verildiği, başvurucunun idam cezasının kaldırılmasına ilişkin mevzuat

hükümleri kapsamına girmediği anlaşılmaktadır.

30. Bunun yanı sıra başvurucu hakkında düzenlenmiş en az

iki müddetnamede hak ederek tahliye ile koşullu salıverilme tarihleri tespit

edilmiştir. Başvurucu, koşullu salıverilme hükümlerinden herhangi bir kanun

hükmü uyarınca yararlandırılmadığına ilişkin düzenlenmiş bir müddetname de

dosyaya sunmamıştır.

31. Başvurucunun ihlale neden olduğunu ileri sürdüğü ve

bir kısım hükümlünün koşullu salıverilme hükümlerinden yararlandırılmamasına

ilişkin yasal düzenlemelerden kişisel olarak doğrudan etkilendiğini ve ihlal

iddiasına ilişkin mağdur sıfatının bulunduğunu ortaya koyamadığı sonucuna

ulaşılmıştır.

32. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin kişi bakımından

yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Suç ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine

ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

2. İnsan haysiyetiyle bağdaşmayan ceza yasağının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun

yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 18/11/2020 tarihinde

OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Gizem Ceren DEMİR KOŞAR

Başvurucu

:

Nesip TARIM

Vekili

:

Av. İlyas TARIM

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2017/18634, T. 18.11.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2017-18634-basvuru-18-11-2020-c76c7225f9dc