Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2016/73176, 15.01.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2016/73176
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

EMRE TABAK VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2016/73176)

Karar Tarihi: 15/1/2020

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, zilyetliğe dayalı olarak tasarrufta bulunulan

taşınmazların Hazine adına tescil edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 22/12/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucular 8/1/2013 tarihinde Hazine aleyhine Silivri 1.

Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açmışlardır. Dava dilekçesinde,

atalarından bu yana hem tapulu malları olan hem de zilyedi bulundukları iki

taşınmazın -murisleri adına tespit görmüş olduğu hâlde- orman olarak Hazine

adına tescil edildiği belirtilmiştir. Başvurucular, fazlaya ilişkin hakları

saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL tazminat talebinde bulunmuşlardır.

7. Mahkeme 12/12/2014 tarihinde davanın reddine karar vermiştir.

Kararın gerekçesinde; başvurucuların geçerli tapularının bulunmadığı, tapu

almaya matuf kadastro tespitinin Silivri Kadastro Mahkemesinin 17/6/2002

tarihli kararı ile iptal edilerek taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına

tesciline karar verildiği ifade edilmiştir. Mahkeme ayrıca başvurucuların

dayanak yaptığı tapu kaydının harita ve krokisinin bulunmadığını, hudutları

itibarıyla bütün köyü kapsadığını, gitti kaydı itibarıyla silsilesinin düzgün olmadığını,

kadastro tespitini itiraz davasında da davalı tarafın dayanağı olmaktan

çıktığını ve orman vasıflı arazi bakımından devletin kusursuz sorumluluğundan

söz edilemeyeceğini vurgulamıştır.

8. Temyiz edilen karar, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 6/6/2016

tarihli kararıyla onanmıştır. Onama kararında, kadastro tespitine itiraz davası

ile tapu kaydı oluşmadan kadastro tespitinin iptaline karar verildiği, ayrıca

tazminat isteğine dayanak yapılan parselin kadastro tespitine esas alınan Ekim

1944 tarihli ve 41 sıra numaralı tapu kaydının malikinin İstanbul Vakıflar

Başmüdürlüğü olduğu belirtilmiştir. Ayrıca tazminat isteğine dayanak yapılan

taşınmazlar yönünden başvurucular ya da murisleri adına oluşmuş bir tapu kaydı

veya tapu sicili bulunmadığından tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan

zararın söz konusu olamayacağı vurgulanmıştır.

9. Başvurucuların karar düzeltme dilekçeleri aynı Dairenin

12/10/2016 tarihli kararıyla değeri 13.390 TL'den az olan davalara ait

hükümlerin onanmasına veya bozulmasına ilişkin Yargıtay kararları bakımından

karar düzeltme yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle reddedilmiştir.

10. Yargıtay onama ilamının başvurucular vekilince, karar

düzeltme istemli dilekçede 23/6/2016 tarihinde tebellüğ edildiği beyan

edilmiştir.

11. Başvurucular 22/12/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

12. Mahkemenin 15/1/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

13. Başvurucular murislerinin tapu siciline güvenerek satın

aldığı taşınmazların yapılan kadastro çalışmaları sonucu orman olarak Hazine

adına tapuya tescil edildiğinden yakınmışlardır. Başvurucular 22/11/2001

tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi kapsamında

açtıkları tazminat davasının ise reddedildiğini belirtmişlerdir. Başvurucular

sonuç olarak herhangi bir bedel veya tazminat ödenmeden taşınmazlarından yoksun

bırakıldıklarını belirterek mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

14. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralı

fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası

gereği bireysel başvurunun başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu

öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde

yapılması gerekir.

15. Karar düzeltme yolu kapalı olan kararların öğrenilmesinden

itibaren bireysel başvuru süresi başlar. Bu nitelikteki kararlara karşı karar

düzeltme yoluna başvurulmasının bireysel başvuru süresine bir etkisi

bulunmamaktadır (Erendiz Önal, B.

No: 2014/1133, 30/6/2014, § 32).

16. Somut olayda, 23/6/2016 tarihinde öğrenilen kesin

nitelikteki karara karşı otuz günlük başvuru süresi geçtikten sonra 22/12/2016

tarihinde bireysel başvuruda bulunulduğu anlaşılmıştır.

17. Açıklanan nedenlerle başvurunun, diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin süre

aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

15/1/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Raportör

:

Ayşe Didem ÖZDEMİR AKCA

Başvurucular

:

1. Emre TABAK

2. Fahriye SAĞLAM

3. Ferhat TABAK

4. Serap ÇAKAR

5. Şevket TABAK

Vekilleri

:

Av. Ali ELBEYOĞLU

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2016/73176, T. 15.01.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2016-73176-basvuru-15-01-2020-e3ecbacb3acf