Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2016/14565, 29.05.2019

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2016/14565
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

YAKUP BOZBOĞA BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2016/14565)

Karar Tarihi: 29/5/2019

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza davasında yargılamanın makul sürede

tamamlanmaması ve gerekçesiz karar verilmesi nedenleriyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/8/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucunun da aralarında yer aldığı bir kısım şüpheli

hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 23/11/2009 tarihli iddianamesi ile

konut dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme, kilitlenmek suretiyle

muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık,

10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler

Hakkında Kanun'a muhalefet etme suçlarından kamu davası açılmıştır.

7. Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 13/7/2012 tarihli

kararı ile başvurucunun atılı suçlardan beraat etmesine karar verilmiştir.

8. Temyiz üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 26/2/2015 tarihli

kararı ile hüküm bozulmuştur. Bozma kararında, başvurucunun soruşturma

evresinde kollukta müdafii huzurunda ve sorguda

verdiği ifadesinde üzerine atılı suçları işlediğini ikrar etmesine rağmen yasal

ve yerinde olmayan gerekçe ile beraatine karar

verilmesinin bozmayı gerektirdiği belirtilmiştir.

9. Bozma kararına uyularak devam edilen yargılama sonucunda

Mahkemenin 26/4/2016 tarihli kararı ile başvurucu hakkında mala zarar verme ve

6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçlarından açılan kamu davasının zamanaşımı

nedeniyle düşürülmesine, başvurucunun nitelikli hırsızlık ve nitelikli konut

dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından ise mahkûmiyetine hükmedilmiştir.

Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:

"Sanıklar Yakup Bozboğa

ve [B.E.] hakkında Nitelikli Hırsızlıkve Nitelikli Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme

suçları yönünden yapılan incelemede ;

Yukarıdan itibaren açıklandığı şekli ile

yapılan yargılamada olaya ilişkin kolluk tutanakları, sanık savunmaları,

katılana ait evin banyosundan elde edilen swap üzerindeki DNA'nın hazırlık

aşamasında kabule yönelik beyanı bulunan sanık [B.E. nin] örneği ile uyumlu

olduğuna yönelik beyanlarile örtüşen ekspertiz

raporuna vedosya kapsamı ileolayla

örtüşen diğer delillere göre nazaran sanıklarıngeceden

sayılan zaman diliminde hırsızlık amacı ile katılanın evine alt katta bulunan

eczaneye ait darabadan tırmanarak balkonda bulunan

demir kapının kilit göbeğini sökmek suretiyle hırsızlık yapmak amacı ileiçeri girdikleri, evde bulunan birden fazla eşyayı

çaldıkları kabul ile değerlendirme ile mahkumiyetlerine karar vermek gerekmiş

ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."

10. Başvurucu tarafından hüküm temyiz edilmiş; temyiz incelemesi

devam etmekte iken 5/8/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

11. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan araştırma

sonucunda Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 26/4/2018 tarihli kararı ile hükmün

düzeltilerek onandığı anlaşılmıştır.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

12. Mahkemenin 29/5/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Gerekçeli Karar

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

13. Başvurucu, ilk derece mahkemesi kararının ve Yargıtay bozma

kararının gerekçeden yoksun olduğunu belirterek gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

14. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin adil

yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak gerekçeli karar hakkından

açıkça söz edilmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanma ibaresinin eklenmesine

ilişkin gerekçede Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de

güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metnine dâhil edildiği

vurgulanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6.

maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının

kapsamına gerekçeli karar hakkının da dâhil olduğu Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesinin (AİHM) birçok kararında vurgulanmıştır. Dolayısıyla Anayasa’nın

36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının gerekçeli karar hakkı

güvencesini de kapsadığının kabul edilmesi gerekir (Abdullah Topçu, B. No: 2014/8868, 19/4/2017, § 75).

15. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında da “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli

olarak yazılır.” denilerek mahkemelere kararlarını gerekçeli yazma

yükümlülüğü yüklenmiştir. Anayasa’nın bütünlüğü ilkesi gereği anılan Anayasa

kuralı da gerekçeli karar hakkının değerlendirilmesinde gözönünde

bulundurulmalıdır (Abdullah Topçu,

§ 76).

16. Gerekçeli karar hakkı, yargılamada ileri sürülen tüm

iddialara ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Bu

nedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı kararın niteliğine göre

değişebilir (Mehmet Yavuz, B. No:

2013/2995, 20/2/2014, § 51).

17. Somut olayda yapılan değerlendirme sonunda tarafların

başvurunun sonucuna etkili olabilecek tüm iddia ve savunmaları tartışılarak

verilen kararda hükme ulaşılması için yeterli gerekçe bulunduğu görüldüğünden

(bkz. §§ 8, 9) gerekçeli karar hakkına yönelik bir ihlal olmadığının açık

olduğu anlaşılmaktadır.

18. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiği İddiası

19. Başvurucu, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş; ihlalin ortadan kaldırılması ve

tazminat talebinde bulunmuştur.

20. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği yahut icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin

yolu ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini

tartışmıştır.

21. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler

doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal

iddialarıyla ilgilibaşarı şansı sunma ve yeterli

giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu

tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı

sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul

edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel,

§§ 35, 36).

22. Mevcut başvuruda, söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

23. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

29/5/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Zehra

GAYRETLİ

Başvurucu

:

Yakup

BOZBOĞA

Vekili

:

Av. Yusuf

Kenan ALTAN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2016/14565, T. 29.05.2019, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2016-14565-basvuru-29-05-2019-9d287eca5f3d