Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2016/11390, 24.10.2019

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2016/11390
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

EMRE BEBEK BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2016/11390)

Karar Tarihi: 24/10/2019

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, yargılamanın yenilenmesi talebinin mahkeme başkanı

tarafından reddedilmesi nedeniyle karar elde etme hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 14/6/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvurucu, bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılama

imkânının bulunmadığını belirterek adli yardım isteminde bulunmuştur.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu, Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) yapılan

yargılama neticesinde anılan Mahkemenin 5/12/2012 tarihli kararıyla kasten

öldürme suçundan 15 yıl hapis cezasına mahkûm edilmiş; söz konusu hüküm

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 9/12/2013 tarihli onama ilamı ile kesinleşmiştir.

10. Başvurucu 25/11/2015 tarihinde Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi

Başkanlığına hitaben yazdığı dilekçesinde; atılı suçtan mahkûmiyetini gerektirecek

somut delil bulunmadığını, tanık olarak dinlenen kişilerin maktulün yakını

olması nedeniyle verdikleri ifadelerin hükme esas alınamayacağını, indirim

sebeplerinin uygulanmama gerekçesinin gerekçeli kararda açıklanmadığını, bu

sebeplerle Anayasa’da güvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini

belirterek yargılamanın yenilenmesi

talebinde bulunmuştur.

11. Söz konusu talep Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının

16/12/2015 tarihli yazısı ile talebin içeriğinin mahkeme kararını eleştirir nitelikte

olduğu, anılan hükmün Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği,

başvurucunun istemesi hâlinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda

bulunabileceği belirtilmek suretiyle reddedilmiştir.

12. Ret kararı üzerine başvurucu 13/1/2016 tarihinde Anayasa

Mahkemesine başvuruda bulunmuştur (B. No: 2016/1120). Başvurucu bu başvuruda;

kasten öldürme suçundan 15 yıl hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet kararı

verilmesini gerektirecek somut, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığını,

çelişkili ifadeler içeren tanık beyanlarının hükme esas alındığını, eksik

inceleme ile hatalı değerlendirmeye dayalı olarak verilen kararın yeterli

gerekçe içermediğini ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek adil yargılama

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

13. Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Birinci Komisyonu 2/3/2016

tarihinde bu başvuruyu, Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin başvuruya konu 5/6/2012

tarihli kararının Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 9/12/2013 tarihli onama ilamıyla

kesinleştiğini, böylece olağan başvuru yollarının tüketilmiş olduğunu, nihai

kararın başvurucuya tebliğ edildiği tarihin tespit edilememekle birlikte itiraz

yoluna gidilmesi istemiyle başvurucunun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına

başvurduğu en geç 4/3/2014 tarihinde nihai kararı öğrendiğinin kabul edilmesi

gerektiğini belirtilerek süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulmuştur.

14. Başvurucu, Anayasa Mahkemesinin kararına itiraz etmiştir.

İtirazında Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının yönlendirmesi nedeniyle

bireysel başvuruya başvurduğunu, Anayasa Mahkemesinin ise süre aşımı nedeniyle

kabul edilemezlik kararı verdiğini, böylece mahkemeye erişim hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesi Komisyonlar Başraportörlüğü

7/6/2016 tarihinde, Komisyonca verilen kararların kesin nitelikte olması

nedeniyle itiraz hakkında işlem yapılmasına gerek olmadığına karar vermiştir.

15. Bu karar 9/6/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş,

başvurucu 14/6/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 24/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

17. Anayasa Mahkemesinin

Mehmet Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen

ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama

giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan ve bireysel başvuru

tarihinde ceza infaz kurumunda tutuklu bulunan başvurucunun açıkça dayanaktan

yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiği

İddiası

1. Başvurucunun İddiaları

18. Başvurucu, Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesine yazdığı 25/11/2015

tarihli dilekçesinin 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu’nun 311. maddesi hükmü uyarınca yeniden yargılanma talebine ilişkin

olduğunu, bu talebin Mahkeme Heyeti tarafından değerlendirilerek karar

verilmesi gerekirken sadece Ağır Ceza Başkanı'nın imzalı bir yazısı ile

bireysel başvuru yoluna gidilebileceği belirtilmek suretiyle anılan kanun

yoluna başvurmasını ve dolayısıyla mahkemeye erişim hakkını engellediğini ileri

sürmüş; tazminat ve yeniden yargılanma hakkının verilmesini talep etmiştir.

2. Değerlendirme

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının adil yargılanma

hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı

fıkrası gereği bireysel başvurunun başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu

öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde

yapılması gerekir.

21. Başvurucu, Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama

neticesinde anılan Mahkemenin 5/6/2012 tarihli ve E.2012/43, K.2012/208 sayılı

kararıyla kasten öldürme suçundan 15 yıl hapis cezasına mahkûm edilmiş, söz

konusu hüküm Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 9/12/2013 tarihli onama ilamı ile

kesinleşmiştir (bkz. § 9).

22. Başvurucu 25/11/2015 tarihinde Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi

Başkanlığına hitaben yazdığı dilekçesinde, atılı suçtan mahkûmiyetini

gerektirecek somut delil bulunmadığını, tanık olarak dinlenen kişilerin

maktulün yakını olması nedeniyle verdikleri ifadelerin hükme esas

alınamayacağını, indirim sebeplerinin uygulanmama gerekçesinin kararda

açıklanmadığını, bu sebeplerle Anayasa’da güvence altına alınan haklarının

ihlal edildiğini belirterek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur

(bkz. § 10). Söz konusu dilekçe Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının

16/12/2015 tarihli yazısı ile dilekçe içeriğinin mahkeme kararını eleştirir

nitelikte olduğu, anılan hükmün Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği,

başvurucunun istemesi hâlinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda

bulunabileceği belirtilmek suretiyle reddedilmiştir (bkz. § 11). Başvurucu, söz

konusu cevap yazısına istinaden 14/1/2016 tarihinde, Hatay 1. Ağır Ceza

Mahkemesinin 5/6/2012 tarihli mahkûmiyet kararına konu yargılamanın sonucu

itibarıyla adil olmadığı iddiasıyla bireysel başvuruda bulunmuş, Anayasa

Mahkemesi 2/3/2016 tarihinde asıl dava yönünden yapılan şikâyetin süresinde

yapılmaması nedeniyle süre aşımı

yönünden başvuru hakkında kabul edilemezlik kararı vermiştir (bkz. §§ 12, 13).

Ne var ki başvurucu, bu başvuruda yargılamanın yenilenmesi talebinin

reddedilmesini başvuruya konu etmemiştir.

23. Somut başvuruda ise başvurucu, Anayasa Mahkemesinin 2/3/2016

tarihli süre aşımı nedeniyle

verilen kabul edilemezlik kararına itiraz etmiş; itirazında ise Hatay 1. Ağır

Ceza Mahkemesi Başkanlığının yönlendirmesi nedeniyle bireysel başvuruya

başvurduğunu, Anayasa Mahkemesinin süre aşımı nedeniyle kabul edilemezlik

kararı verdiğini, böylece mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür. Komisyonlar Başraportörlüğü 7/6/2016

tarihinde, Komisyonca verilen kararların kesin nitelikte olması nedeniyle

itiraz hakkında işlem yapılmasına gerek olmadığına karar vermiş; bu karar

9/6/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu 14/6/2016 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

24. Bu durumda başvurucunun Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi

Başkanlığının 16/12/2015 tarihli yazısını en geç ilk bireysel başvuruda

bulunduğu 13/1/2016 tarihinde öğrendiğinin kabulü gerekli olup bu tarihten

itibaren otuz günlük başvuru süresi geçtikten sonra 14/6/2016 tarihinde

bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır.

25. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin süre

aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA 24/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Burhan ÜSTÜN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Hüseyin

TURAN

Başvurucu

:

Emre BEBEK

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2016/11390, T. 24.10.2019, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2016-11390-basvuru-24-10-2019-0829e7456224