Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2015/439, 08.02.2018

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2015/439
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

EKOL GRUP GÜVENLİK KORUMA VE EĞİTİM HİZM. LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2015/439)

Karar Tarihi: 8/2/2018

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki

iddialara ayrı ve açık yanıt verilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 9/1/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu Şirket hakkında İstanbul Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlügü tarafından işçilerin geceleri mevzuatta

belirlenen sürenin üzerinde çalıştırıldığı, ara dinlenmelerinin aralıksız

kullandırılmadığı ve işçilere fazla mesai ile genel tatil günü ücretlerinin

ödenmediği gerekçeleriyle 33.640 TL idari para cezası kesilmiştir.

9. Anılan işlemin hukuka aykırı olduğu, dayanaksız olarak tesis

edildiği ve yapılan tespitlerin gerçeği yansıtmadığı belirtilerek iptali

istemiyle yapılan başvuru, İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 1/12/2014 tarihli

ve 2014/706 Değişik İş sayılı kararıyla duruşma yapılmaksızın reddedilmiştir.

Ret gerekçesi şöyledir:

"Yapılan inceleme neticesinde, Türkiye İş

Kurumu Genel Müdürlügü tarafından verilen 24/09/2014

havale tarihli cevabi yazı ve ekleri ile itiraz dilekçesi ve ekleri hep

birlikte değerlendirildiğinde verilen idari yaptırım kararının usul ve yasaya

uygun olduğu kanaatine varıldığından yapılan itirazın reddine dair aşağıdaki

şekilde hüküm kurulmuştur.

10. Anılan karara benzer gerekçelerle yapılan itiraz, İstanbul

3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 3/12/2014 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Kararın

gerekçesi şöyledir:

"İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliğinin

29/10/2014 tarih ve 2014/706 Değişik İş

sayılı kararı ile içeriğe erişimin

engellenmesi kararı verilmiş olup, itiraz eden Ekol Güvenlik

vekili [Av. M.A.] 20/11/2014

havale tarihli dilekçesi ile bu karara itiraz etmiş, itiraza konu olan değişik

iş sayılı dosya ve itiraz dilekçesi incelenmek üzere Hakimliğimize

gönderilmiştir.

Dosya incelenmesinde; İstanbul 2. Sulh Ceza

Hakimliğinin 29/10/2014 tarih ve 2014/706 değişik iş sayılı kararının, usul ve

yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, talebin reddine dair aşağıda

yazılı hüküm kurulmuştur." (Vurgular Anayasa Mahkemesince

yapılmıştır.)

11. Ret kararı 11/12/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

12. Başvurucu 9/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

13. Mahkemenin 8/2/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Gerekçeli Karar

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

14. Başvurucu vekili, idari para cezasının iptali istemiyle

yapılan başvurunun yerel mahkeme tarafından gerekçe gösterilmeksizin

reddedildiğini, anılan kararı itiraz üzerine inceleyen mahkemenin de dosyayı

incelemeden itirazı reddettiğini, bu sebeplerle gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüş; ihlalin tespiti ve tazminat taleplerinde bulunmuştur.

2. Değerlendirme

15. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

a. Kabul Edilebilirlik Yönünden

16. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan

gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Genel İlkeler

17. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin adil

yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak gerekçeli karar hakkından

açıkça söz edilmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 36. maddesine "adil

yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf

olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılanma

hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki hakkaniyete

uygun yargılanma hakkının kapsamına gerekçeli karar hakkının da dâhil olduğu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin birçok kararında vurgulanmıştır. Dolayısıyla

Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının gerekçeli karar

hakkı güvencesini de kapsadığının kabul edilmesi gerekir (Abdullah Topçu, B. No: 2014/8868,

19/4/2017, § 75).

18. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında da “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli

olarak yazılır.” denilerek mahkemelere kararlarını gerekçeli yazma

yükümlülüğü yüklenmiştir. Anayasa’nın bütünlüğü ilkesi gereği anılan Anayasa

kuralı da gerekçeli karar hakkının değerlendirilmesinde gözönünde

bulundurulmalıdır (Abdullah Topçu,

§ 76).

19. Gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde

yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamaktadır. Bu hak, tarafların

muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde

incelenip incelenmediğini bilmeleri ve demokratik bir toplumda kendi adlarına

verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de

gereklidir (Sencer Başat ve diğerleri

[GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).

20. Mahkemelerin anılan yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülen

her türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı şekilde yanıt

verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Ancak derece mahkemeleri, kendilerine

sunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda değilse de (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013,

§ 56), davanın esas sorunlarının incelenmiş olduğu gerekçeli karardan

anlaşılmalıdır.

21. Kanun yolu incelemesi yapan mercinin

yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması, bunu aynı gerekçeyi

kullanarak veya atıfla kararına yansıtması kararın gerekçelendirilmiş olması

bakımından yeterlidir (Yasemin Ekşi,

§ 57).

22. Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği,

davanın niteliğine ve koşullarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somut

bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması,

başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlinde

davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile

yanıt verilmesi gerekir (Sencer Başat ve

diğerleri, §§ 35, 39).

23. Bir davada tarafların hukuk düzenince hangi nedenle haklı

veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri için usulüne uygun

şekilde oluşturulmuş, hükmün içerik ve kapsamı ile bu hükme varılırken

mahkemenin neleri dikkate aldığı ya da almadığını gösteren, ifadeleri özenle

seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna

uyumlu hüküm fıkralarının bulunması “gerekçeli karar hakkı” yönünden zorunludur

(Sencer Başat ve diğerleri, §§

38).

ii. Genel İlkelerin Somut

Olaya Uygulanması

24. Somut olayda başvurucu, kesilen idari para cezasının haksız

olduğunu belirterek iptalini talep etmiştir. İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliği,

verilen idari yaptırım kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle

başvuruyu reddetmiştir. İtiraz mercii de anılan talebi somut olayla ilgisi

olmayan "içeriğe erişimin engellenmesi kararı"na

yönelik olarak değerlendirmiş ve itirazı reddetmiştir. Diğer bir ifadeyle kanun

yolu incelemesi sırasında ilk derece mahkemesinin anılan kararı yerine başka

bir kararına ilişkin olarak değerlendirme yapılmıştır.

25. Bu durumda kanun yolu incelemesi yapan mercinin

yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşıp ulaşmadığı belli değildir.

İtiraz mercii ret gerekçesinde neleri dikkate aldığını ya da almadığını

gösteren ifadeleri özenle seçmemiş, dosyanın incelenmediği kuşkusuna sebep

olacak şekilde bir değerlendirme yapmıştır. Bu nedenle yargılama süreci bir

bütün olarak değerlendirildiğinde başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

26. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar

hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

27. Başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar

verildiğinden adil yargılanma hakkı kapsamındaki diğer şikâyetleri hakkında

kabul edilebilirlik ve esas yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek

görülmemiştir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

28. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

29. Başvurucu, ihlalin tespiti ve tazminat taleplerinde

bulunmuştur.

30. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

31. Gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 3. Sulh Ceza

Hâkimliğine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

32. Gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılması gerektiği sonucuna varıldığından

tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

33. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 1.980

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere

İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliğine (2014/2841 Değişik İş) GÖNDERİLMESİNE,

D. 226,90 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.206,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Tazminata ilişkin taleplerin REDDİNE,

F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

8/2/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Akif YILDIRIM

Başvurucu

:

Ekol Grup Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizm. Ltd. Şti.

Vekili

:

Av. Abidin TATLIPINAR

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2015/439, T. 08.02.2018, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2015-439-basvuru-08-02-2018-865d917c2135