Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2015/14209, 08.03.2018

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2015/14209
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

ÖZGÜR GÜLTEKİN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2015/14209)

Karar Tarihi: 8/3/2018

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, daha sonra iptal edilen disiplin cezası nedeniyle

başvurucunun uğradığı zararın giderilmemesinin eğitim hakkını; yargılamanın

uzun sürmesinin de makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/8/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu 1981 doğumlu olup olayların yaşandığı tarihte

Pamukkale Üniversitesi (İdare) Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği

Bölümünde öğrencidir.

9. 20/3/2005 tarihinde Üniversite kampüsü dışında Denizli,

Esentepe Mahallesi pazar yerinde ilgili Valiliğine yasal bildirimi yapılmış,

Nevruz kutlamaları yapılmıştır.

10. Denizli Emniyet Müdürlüğünün 12/4/2005 tarihli yazısı ile

başvurucunun da aralarında bulunduğu bazı öğrencilerin söz konusu kutlamalar

sırasında yasa dışı örgüt bayrağını açan grubun içinde olduğu İdareye

bildirilmiştir.

11. İdare tarafından, Nevruz kutlamalarında yasa dışı örgüt

lehine eylemlerde bulunduğu gerekçesiyle başvurucu hakkında soruşturma

başlatılmış ve 10/6/2005 tarihinde başvurucuya 3/1/1985 tarihli ve 18634 sayılı

Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren

Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin (Yönetmelik), olay

tarihinde yürürlükte olan hükümlerine göre 2005-2006 güz-bahar yarıyılında

uygulanmak üzere iki yarıyıl uzaklaştırma cezası verilmiştir.

12. Başvurucu bu işleme karşı Denizli İdare Mahkemesinde dava

açmış; davada önce yürütmenin durdurulmasına, akabinde de işlemin iptaline

karar verilmiştir. Mahkeme, kararını soruşturmacının disiplin kuruluna

katılmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesine dayandırmıştır. Bu karar Danıştay

tarafından onanmıştır.

13. Anılan karar temyiz aşamasındayken İdare, ilk derece

mahkemesi kararının gerekçesini gözönüne alarak

5/4/2006 tarihinde yeniden işlem tesis etmiş ve uzaklaştırma cezasının

2006-2007 güz-bahar yarıyılında uygulanmasına karar vermiştir. Bu karar

uygulanmıştır.

14. Başvurucu, bu karara karşı bir dizi yargısal yola başvurmuş

ve sonuç olarak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu başvurucuya isnat edilen

fiilin disiplin cezasını gerektiren bir fiil olmaktan çıkarıldığı gerekçesiyle

bozma kararı vermiştir.

15. Danıştay kararı üzerine ilk derece mahkemesi Danıştayın bozma gerekçesini kullanarak dava konusu işlemi

iptal etmiştir.

16. İptal kararı sonrasında başvurucu, davalı idare işlemi ile

uğradığı zararlara karşılık 1.000 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminata karar

verilmesi istemiyle 14/4/2014 tarihinde Denizli İdare Mahkemesinde dava

açmıştır. İlk derece mahkemesi 18/11/2014 tarihinde aşağıdaki gerekçelerle bu

davayı reddetmiştir:

"...Uyuşmazlık konusu olayda, davacının

maddi tazminat talebi bakımından; davacının disiplin cezası ile

cezalandırılmasına ilişkin açtığı davada Mahkememizce verilen iptal kararının mevzuat

değişikliği nedeniyle işlediği fiilin karşılığı cezanın değişmesi nedeniyle

olduğu, davacının eylemi bakımından bir değerlendirme yapılmadığı, davacının

tazminini talep ettiği zararla idari işlem arasındaki bağın varsayımdan ibaret

olduğu, idarenin tazmin yükümlüğünü gerektirecek doğrudan bir ilişki

varlığından bahsedilemeyeceği, idareyi bu zararı tazminle yükümlü tutma

olanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Davacının manevi tazminat talebi bakımından

ise; davacı hakkında tesis edilen işlemlerin kasten tesis edildiği yönünde

herhangi bir bilgi ve bulgu bulunmadığı, idarenin söz konusu işleminde manevi

tazminat ödemesini gerektirecek ağırlıkta hizmet kusurundan söz etmeye olanak

bulunmadığından ve yoruma dayalı bir idari tasarruf olduğundan, davacının

hukuken korunması gerekli ölçüde şeref ve haysiyet ihlalinden veya manevi

tazminat yoluyla tatmin olması gerekli acı ve üzüntüye düştüğünden söz

edilemeyeceğinden manevi tazminat ödenmesini gerektiren koşulların

gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varılmaktadır..."

17. İtiraz sonucunda Denizli Bölge İdare Mahkemesi kararı

23/6/2015 tarihinde onamıştır. Onama kararı başvurucuya 14/7/2015 tarihinde

tebliğ edilmiştir.

18. Başvurucu 13/8/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

19. 6/11/1981 tarih ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun

"Öğrencilerin disiplin işleri"

başlıklı 54. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Soruşturma, yetkiler ve cezalar:

a. Yükseköğretim kurumları içinde veya dışında

... anarşik veya ideolojik olaylara katılan veya bu olayları tahrik ve teşvik

eden öğrencilere... iki yarıyıl için kurumdan uzaklaştırma ... cezaları

verilir."

20. 18/8/2012 tarihli ve 28388 sayılı Resmi

Gazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci

Disiplin Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılan Yönetmelik'in olay tarihinde

yürürlükte bulunan "Yükseköğretim

Kurumundan bir veya iki yarıyıl için uzaklaştırma cezasını gerektirendisiplin

suçları" kenar başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasının (d)

bendi şöyledir:

"Yükseköğretim kurumundan bir veya iki

yarıyıl için uzaklaştırmayı gerektiren fiil ve haller şunlardır:

...

d) Dil, ırk, din ve mezhep açısından

kutuplaşmalara yol açıcı faaliyetlerde bulunmak,"

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 8/3/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru

incelenip gereği düşünüldü:

A. Eğitim Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu, İdarenindaha sonra

iptal edilen disiplin cezası dolayısıyla uğradığı zararların tazmini amacıyla

açtığı davanın reddi nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. Genel İlkeler

23. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3) numaralı,

48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 59. maddesinin (2), (3) ve (4)

numaralı fıkraları uyarınca, Anayasa Mahkemesine başvuru konusu olaylarla ilgili

delilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındaki iddialarını ve dayanılan Anayasa

hükmünün kendilerine göre ihlal edildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki

iddialarını kanıtlamak başvurucuya düşer. Zikredilen kurallara göre

başvurucunun kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmali nedeniyle ihlal edildiğini

ileri sürdüğü hak ve özgürlük ile dayanılan Anayasa hükümlerini, ihlal

gerekçelerini, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem

veya kararların aslı ya da örneğini başvuru dilekçesine eklemesi şarttır.

Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia edilen işlem, eylem

ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı; bireysel

başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna

ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli

Özdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20; Ünal Yiğit, B. No: 2013/1075, 30/6/2014,

§§ 18, 19).

24. Yukarıda belirtilen koşullar yerine getirilmediği takdirde

Anayasa Mahkemesi, başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle kabul

edilemez bulabilir. İddiaların dayanaktan yoksun olmadığı konusunda Anayasa

Mahkemesinin ikna edilmesi, başvurucu tarafından ortaya konulan somut bilgi ve

belgelerin niteliğine bağlıdır. Başvurucunun başlangıçta, başvuru hakkında

kabul edilemezlik kararı verilmesini önlemek için başvuru formu ve eklerinde

iddialarını destekleyici belgeleri sunması ve gerekli açıklamaları yapması

zorunludur (Veli Özdemir, § 23; Ünal Yiğit, § 22).

25. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda,

başvurucuların başvurularını titizlikle hazırlama ve takip etme yükümlülükleri

vardır. Mahkeme, başvurucunun soyut şekilde birtakım Anayasa hükümlerine atıfta

bulunmasının iddiaların ispatlandığı anlamına gelmeyeceğini birçok kez vurgulamıştır.

Bundan başka Anayasa Mahkemesi; başvurucunun başvuru formunu özenle doldurmak,

ihlal iddiasının dayanağı olan tüm olayları göstermek, başvuruyu aydınlatacak

ve hükmün esasını etkileyecek argümanları destekleyici tüm belgeleri başvuru

dilekçesine eklemek yükümlülüğü olduğunu ve bir bilgi veya belge elde

edilememişse bunun da nedenlerini açıklamak yükümlülüğü olduğunu belirtmiştir

(Şeref ve itibarın korunması hakkının ihlal edildiği iddiasının

kanıtlanamadığına ilişkin bir karar için bkz.Ünal Yiğit, §§ 25, 26; özgürlük ve güvenlik hakkı ile adil

yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarının kanıtlanamadığına ilişkin bir

karar için bkz. Veli Özdemir, §

26; hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının

kanıtlanamadığına ilişkin bir karar için bkz. Tevfik

Tunç, B. No: 2014/11204, 8/12/2016, §§ 52, 53; Hüseyin Çiftçi, B. No: 2014/3439,

28/9/2016, §§ 43-53; haberleşmenin gizliliğinin ihlal edildiği ve ayrımcılık

iddialarının kanıtlanamadığına ilişkin bir karar için bkz. Sadullah Remzi Karagöz, B. No: 2014/8870,

8/6/2016, §§ 39-47; yasak sorgu yöntemlerine başvurulduğu iddiasının

kanıtlanamadığına ilişkin bir karar için bkz. Feyzullah

Erarslan, B. No: 2014/7226, 4/11/2014, §§ 36-39; özel hayatın

gizliliği ve konut dokunulmazlığı haklarının ihlal edildiği iddialarının

kanıtlanamadığına ilişkin kararlar için bkz. Nevzat

Albayrak ve diğerleri, B. No: 2013/9822, 22/6/2015, §§ 43-51; Zeki Rüzgar, B. No: 2013/6084, 6/4/2016,

§§ 29-33; kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasının kanıtlanamadığına

ilişkin bir karar için bkz. N.A.,

B. No: 2013/5076, 6/4/2016, §§ 16-23; yargılamada kullanılan delillerin

yargılamanın adilliğini etkilediği iddiasının kanıtlanamadığına ilişkin bir

karar için bkz. Hamdullah Demirtaş,

B. No: 2013/3552, 15/12/2015, §§ 27-30; adil yargılanma ve etkili başvuru yolu

hakkının ihlal edildiği iddiasının kanıtlanamadığına ilişkin bir karar için

bkz. Murat Karayel (2), B. No:

2013/2125, 16/9/2015, §§ 23-28 ).

b. İlkelerin Olaya

Uygulanması

26. Başvuru konusu olayda, başvurucuya 20/3/2005 tarihinde

Üniversite kampüsü dışında yapılan Nevruz kutlamaları esnasında yasadışı örgüt

bayrağını açan grubun içerisinde yer aldığı gerekçesiyle iki yarıyıl

uzaklaştırma cezası verilmiş ve bu ceza uygulanmıştır. İlk derece mahkemesi

başvurucu tarafından anılan işleme karşı açılan iptal davasında, mevzuat

değişikliği neticesinde başvurucunun fiiline yükseköğretim kurumundan

uzaklaştırmayı gerektiren eylemler arasında yer verilmediği gerekçesiyle dava

konusu işlemi iptal etmiştir.

27. Başvurucu başvuru formunda, dava konusu işlem iptal edilmiş

olmasına rağmen açtığı tazminat davasının reddinin eğitim hakkının ihlali

anlamına geldiğini belirtmektedir. Başka bir ifadeyle, başvurucu, yalnızca ve

soyut olarak, idari işlem iptal edilmiş olmasına karşın tazminat taleplerinin

reddinin eğitim hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

28. Dava konusu işlemin iptal gerekçesi mevzuat değişikliğine

dayanmaktadır. Bir idari işlemin iptal edilmiş olması otomatik olarak bireysel

başvuru kapsamındaki temel hakların da ihlal edildiği şeklinde bir sonuç

çıkarılmasına imkan vermez.

29. Bu kapsamda, başvurucu, mevzuat değişikliğine dayalı olarak

iptal edilen işlemin eğitim hakkını nasıl ihlal ettiğini gösterebilmiş

değildir. Başvurucu, ihlal iddiasına ilişkin delillerini sunma ve bireysel

başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi nedenle ihlal edildiğine

ilişkin açıklamalarda bulunma yönündeki yükümlülüğünü yerine getirmemiş;

dolayısıyla ileri sürdüğü iddiaları temellendirememiştir.

30. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

31. Başvurucu, isnada konu eylemle ilgili bütün yargılama

süreçlerinin uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

32. Başvurucu makul sürede yargılanma hakkı bağlamında isnada

konu eylemle ilgili bütün dava süreçlerinin uzunluğundan şikâyet etmektedir.

Ancak isnada konu eylemle ilgili iptal davası ve ceza davasının tam yargı

davasından bağımsız birer dava oldukları gözönünde

bulundurularak incelemenin başvurucunun bireysel başvuru yapmasına neden olan

tam yargı davası ile sınırlı olarak yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.

33. Anayasa'nın 36. ve 141. maddeleri bağlamında medeni hak ve

yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması

gerektiğine dair temel ilkeler Anayasa Mahkemesince daha önce incelenmiş ve bu

konuda karar verilmiştir (Selahattin Akyıl,

B. No: 2012/1198, 7/11/2013). Başvuru konusu olayda bu ilkelerden ayrılmayı

gerektiren bir husus bulumamaktadır.

34. Somut olayda 14/4/2014 tarihinde Denizli İdare Mahkemesine

açılan dava ile başlayan yargılama sürecinin Bölge İdare Mahkemesi tarafından

hükmün onandığı 23/6/2015 tarihinde sona erdiği anlaşılmıştır.

35. Başvuruya konu yargılama süreci incelendiğinde davanın iki

dereceli bir yargılama sisteminde yaklaşık 1 yıl 2 ay sürdüğü, yargılama

sürecinin bütünü dikkate alındığında başvurucunun haklarını ihlal edecek bir

gecikme olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

36. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

8/3/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Recep KAPLAN

Başvurucu

:

Özgür

GÜLTEKİN

Vekili

:

Av. Mehmet

GÜLTEKİN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2015/14209, T. 08.03.2018, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2015-14209-basvuru-08-03-2018-4f36f752426a