Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/13462, 22.12.2016

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/13462
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

BARIŞ DERİN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/13462)

Karar Tarihi: 22/12/2016

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, iş mahkemesinde açılan alacak davasında bilirkişi

raporunda hatalı hesaplamalar yapıldığı ve yargılamanın makul sürede

sonuçlanmadığı nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 11/8/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu tarafından 27/7/2004 tarihinde Antalya 1. İş

Mahkemesinde açılan işçi ve işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davasında

başvurucu, davalı şirketten fazla mesai ücreti alacağını bulunduğunu ileri

sürerek ilgili alacağın yasal faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesini talep

etmiştir.

9. Başvurucu ayrıca 19/12/2005 tarihinde aynı davalı aleyhine

Antalya 1. İş Mahkemesinde açtığı davada, davalı şirketçe iş sözleşmesinin

feshedildiğini, feshin haksız ve kötü niyetli olduğunun Antalya 1. İş

Mahkemesinin kararı ile ortaya konulduğunu veişe iade

kararı verildiğini ancak davalı şirketin işe iade kararına uymadığını

belirterek ihbar-kıdem tazminatının, resmî çalışma günleri ücretlerinin ve

sendikal faaliyet nedeniyle iş sözleşmesinin feshinden dolayı uygun görülecek

tazminatın davalı taraftan yasal faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesini

talep etmiştir.

10. Yargılamaların ilerleyen aşamalarında dava dosyaları

birleştirilerek görülmeye devam edilmiş, dinlenen tanık beyanları, resmî

kurumlardan alınan bilgiler, iş yeri dosyaları, bilirkişi raporu ve toplanan

diğer deliller üzerine yapılan değerlendirme neticesinde Antalya 1. İş

Mahkemesi 14/2/2012 tarihli kararı ile başvurucunun normal çalışma süresinin

üzerinde çalıştığı, genel tatillerde çalıştığı haksız fesih nedeniyle kıdem ve

ihbar tazminatı alacaklısı olduğunu tespit etmiş ancak usulüne uygun açılmış

sendikal tazminat davası bulunmadığından sendikal tazminata ilişkin karar

verilmesine yer olmadığına bu doğrultuda davanın kısmen kabulüne hükmetmiştir.

11. İlk Derece Mahkemesi kararı temyiz incelemesi sonucu

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 8/5/2014 tarihli ilamı ile onanmış ve yargılama

sona ermiştir.

12. Onama ilamı başvurucuya 21/7/2014 tarihinde tebliğ edilmiş,

başvurucu 11/8/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

13. Mahkemenin 22/12/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

14. Başvurucu yargılamanın çok uzun sürdüğünü, bununla birlikte

bu nedenle yargılama sonunda lehine hükmedilen alacak ve tazminat değerlerinin

güncelliğini kaybettiğini belirterek hükmedilen meblağların adil olmadığını

ileri sürmüştür.

15. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

16. Başvurucunun söz konusu şikâyetinin yargılamanın uzun

sürmesi sonucuna yönelik olduğu anlaşıldığından bu şikâyet yönünden ayrıca

değerlendirme yapılmamıştır.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

17. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

18. Medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin olan iş mahkemeleri

nezdinde açılan davalarda yargılama süresi tespit edilirken sürenin başlangıç

tarihi olarak uyuşmazlığı karara bağlayacak davanın açıldığı tarih; sürenin

sona erdiği tarih olarak yargılamanın sona erdiği (Nesrin Kılıç, B. No: 2013/772, 7/11/2013 § 69), yargılaması

devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas

alınır (Mehmet Salih Ayyıldız, B.

No:2012/397, 17/11/2014, § 25).

19. İş mahkemelerinde görülen davalarda yargılama süresinin

makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç

dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu

ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin

niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Nesrin

Kılıç, §§ 57, 58).

20. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yaklaşık on yıllık yargılama

süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

21. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

22. Başvurucu, iş mahkemesinde açtığı alacak davasında hükme

esas alınan bilirkişi raporunda hatalı hesaplamalar yapıldığını belirterek,

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

23. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması

bireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvuru

kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya

açık keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda

değildir (Ahmet Sağlam, B. No:

2013/3351, 18/9/2013, § 42).

24. Başvurucu tarafından ileri sürülen hükme esas alınan

bilirkişi raporunun hatalı hesaplamalara dayandığı şikayetlerinin yukarıda

belirtilen içtihat kapsamında kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

anlaşılmaktadır.

25. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

26. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir. …”

27. Başvurucu tazminat talebinde bulunmuştur.

28. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

29. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 13.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

30. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşan

toplam yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olmaları

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süre

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 13.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

D. 206,10 TL harçtan oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama

giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Antalya 1. İş Mahkemesine (E.2004/760,

K.2012/62) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

22/12/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

İsmail Emrah

PERDECİOĞLU

Başvurucu

:

Barış DERİN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/13462, T. 22.12.2016, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-13462-basvuru-22-12-2016-7d0d66559f4a