Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/13367, 15.04.2015

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/13367
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

AYŞE SENA SEZGİN ARSLAN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/13367)

Karar Tarihi: 15/4/2015

R.G. Tarih- Sayı: 20/6/2015-29392

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, ilgili idare

tarafından gerçekleştirilecek olan evlenme akdi sonrasında evlilik öncesi

soyadını kullanması yönündeki talebinin idare tarafından reddedilmesi nedeniyle

Anayasa’nın 10. ve 17. maddelerinde tanımlanan haklarının ihlal edildiğini

ileri sürerek, ihlalin tespitiyle sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar

verilmesini talep etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 15/8/2014 tarihinde

Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede

başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci

Komisyonunca, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere

dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve ekleri

kapsamında tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu tarafından Üsküdar

Belediyesi Evlendirme Şefliği’ne hitaben verilen

30/5/2014 tarihli dilekçede, 22/6/2014 tarihinde belirtilen Belediye nezdinde

gerçekleşecek olan evlenme akdi sonrasında soyadı hanesine, eşinin soyadı

kullanılmaksızın, evlilik öncesi soyadı olan “Sezgin” soyadının tescilinin

sağlanması talep edilmiştir.

6. Üsküdar Kaymakamlığı İlçe

Nüfus Müdürlüğünce başvurucuya gönderilen 18/7/2014 tarihli cevabi yazıya,

İstanbul Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğünün 24/6/2014 tarihli

yazısı eklenmiş olup, ilgili yazı içeriğinde, 22/11/2001 tarih ve 4721 sayılı

Türk Medeni Kanunu’nun 187. maddesi hükmüne yer verilerek ve Anayasa

Mahkemesinin 10/3/2011 tarih ve E.2009/85, K.2011/49 sayılı kararına atıf

yapılarak, başvurucunun talep ettiği şekilde bir tescilin mümkün olmadığı ifade

edilmiştir.

7. Bireysel başvuru, 15/8/2014

tarihinde yapılmıştır.

B. İlgili Hukuk

8. 4721 sayılı Türk Medeni

Kanunu’nun “Kadının

soyadı” kenar başlıklı 187. maddesi şöyledir:

“Kadın, evlenmekle

kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus

idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da

kullanabilir. Daha önce iki soyadı kullanan kadın, bu haktan sadece bir soyadı

için yararlanabilir.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

9. Mahkemenin 15/4/2015

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 15/8/2014 tarih ve 2014/13367

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

10. Başvurucu, evlendikten

sonra, evlilik öncesi soyadını kullanma yönünde idareye başvurduğunu, ancak söz

konusu talebinin ilgili idare tarafından reddedildiğini, ihlal iddiasına

ilişkin olarak hukuk sisteminde yer alan başvuru yollarının da, başarı şansı

bulunmayan, mahkeme masrafı ve zaman kaybına yol açan yollar olduğunu

belirterek, Anayasa’nın 10. ve 17. maddelerinde tanımlanan haklarının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

11. Anayasa’nın 148. maddesinin

üçüncü fıkrası şöyledir:

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve

özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin

kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine

başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş

olması şarttır.”

12. 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un, “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı 45.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal

için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel

başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir”

13. Anayasa’nın 148. maddesinin

üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrasında,

bireysel başvuruda bulunulmadan önce, ihlal iddiasının dayanağı olan işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş olan idari ve yargısal başvuru

yollarının tamamının tüketilmiş olması gerektiği belirtilmiştir. Temel hak

ihlallerini öncelikle derece mahkemelerinin gidermekle yükümlü olması, kanun

yollarının tüketilmesi koşulunu zorunlu kılar (Necati

Gündüz ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 19-20; Güher Ergun ve Diğerleri, B. No: 2012/13,

2/7/2013, § 26).

14. Ancak belirtilen hükümlerde

yer verilen olağan başvuru yolları ibaresinin, başvurucunun şikâyetleri

açısından makul bir başarı şansı sunabilecek ve bir çözüm sağlayabilecek

nitelikte, kullanılabilir ve etkili başvuru yolları olarak anlaşılması

gerekmektedir. Ayrıca, başvuru yollarını tüketme kuralı ne kesin ne şeklî

olarak uygulanabilir bir kural olup, bu kurala riayetin denetlenmesinde

münferit başvurunun koşullarının dikkate alınması esastır. Bu anlamda, yalnızca

hukuk sisteminde bir takım başvuru yollarının varlığının değil, aynı zamanda

bunların uygulama şartları ile başvurucunun kişisel koşullarının gerçekçi bir

biçimde ele alınması gerekmektedir. Bu nedenle başvurucunun, kendisinden

başvuru yollarının tüketilmesi noktasında beklenebilecek her şeyi yerine

getirip getirmediğinin başvurunun özellikleri dikkate alınarak incelenmesi

gerekir (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. İlhan

/Türkiye, 22277/93, 27/7/2000, § 56-64).

15. Bununla birlikte, söz konusu

başvuru yollarının etkililiği noktasında somut veriler bulunmaksızın, sırf söz

konusu başvuru yollarının etkililiği hususunda başvurucu tarafından duyulan şüphe,

belirtilen başvuru yollarının tüketilmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bu

kapsamda başvurucu tarafından, ihlal iddiasına ilişkin olarak hukuk sisteminde

yer alan başvuru yollarının, başarı şansı bulunmayan, mahkeme masrafı ve zaman

kaybına yol açan yollar olduğu belirtilmekle birlikte, söz konusu hukuki

yolların etkisizliğini ortaya koyan somut verilere dayanılmadığı ve

başvurucunun ihlal iddiasına konu talebi kapsamında etkili bir giderim yolu

olan hukuk davası açma yoluna gidilmediği görülmektedir.

16. Yukarıda yer verilen

tespitler çerçevesinde, ihlal iddiasına konu talebi nedeniyle yalnızca ilgili

idareye başvuruda bulunduğu anlaşılan başvurucunun, Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuruda bulunabilmek için tüm başvuru yollarının tüketilmesi

koşulunu yerine getirdiği söylenemez.

17. Açıklanan nedenlerle,

başvurucu tarafından başvuruya konu ihlal iddiası ile ilgili olarak etkili bir

giderim yolu olan hukuk davası açma imkânı kullanılmaksızın bireysel başvuruda

bulunulduğu anlaşıldığından, başvurunun “başvuru

yollarının tüketilmemesi” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurunun “başvuru

yollarının tüketilmemesi” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

15/4/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Nuri NECİPOĞLU

Hicabi

DURSUN

Erdal TERCAN

Hasan Tahsin GÖKCAN

Raportör

:

Şebnem NEBİOĞLU ÖNER

Başvurucu

:

Ayşe Sena SEZGİN ARSLAN

Vekili

:

Av. Ömer Faruk EROĞLU

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/13367, T. 15.04.2015, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-13367-basvuru-15-04-2015-eb600e6cb6b7