Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/12397, 08.12.2016

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/12397
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

MAHMUT NURİ DİNÇ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/12397)

Karar Tarihi: 8/12/2016

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, iş mahkemesinde açılan tazminat davasının

reddedilmesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlanaması

nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 14/7/2014 tarihinde

yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu 11/10/2006 tarihinde Kars

1. Asliye Hukuk Mahkemesinde (İş Mahkemesi Sıfatıyla) açtığı tazminat davasında

Türk Telekom A.Ş. bünyesinde 1996-2006 yılları arası dönemde çalışmakta iken

verilen bir ay geçici işten çıkarılma cezasının iptali için Kars1. AsliyeHukukMahkemesinde açtığı davanın kabul edilerek

cezanın iptal edildiğini, iptal kararının kesinleştiğini, bu doğrultuda bir

aylık geçici işten çıkarma nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararının tazmini

ile ödenmeyen ücret ve görev yolluk alacaklarının ödenmesini talep etmiştir.

9. Yargılama kapsamında toplanan delillerin değerlendirilmesi

için dava dosyası bilirkişi incelemesine gönderilmiş, bilirkişi tarafından

hazırlanan rapor doğrultusunda başvurucunun munzamzararıispatlayamadığı,

kurumaatamasının yapılmasındakendisineödenmesigereken

üçaylıkücrettalebin zamanaşımınauğradığı,

2004yılıTemmuz ve 2005yılıMartaylarında gerçekleşen 10günlükgörevlendirmenin geçicigörev sayılamayacağı bu nedenlegeçicigörevyolluğunun

yasaldayanağıbulunmadığı ve lehine manevi tazminat

ödenmesini gerektirir şartların da oluşmadığı gerekçelerine dayanılarak 27/10/2011 tarihinde davanın reddine hükmedilmiştir.

10. Temyiz incelemesi sonucu hüküm Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 26/5/2014 tarihli ilamı ile onanmış ve yargılama süreci sona

ermiştir.

11. Onama ilamı başvurucuya 2/7/2014

tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 14/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

12. Mahkemenin 8/12/2016 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

13. Başvurucu makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

14. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

15. Medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin olan iş mahkemelerinde

açılan davalarda yargılama süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi

olarak uyuşmazlığı karara bağlayacak davanın açıldığı tarih; sürenin sona

erdiği tarih olarak yargılamanın sona erdiği (Nesrin

Kılıç, B. No: 2013/772, 7/11/2013 § 69),

yargılaması devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul süre

şikâyetiyle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Mehmet Salih Ayyıldız, B. No: 2012/397,

17/11/2014, § 25).

16. İş mahkemelerinde görülen davalarda yargılama süresinin

makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç

dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu

ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin

niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Nesrin

Kılıç, §§ 57,58).

17. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yaklaşık 7 yıl 8 aylık

yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

18. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

19. Başvurucu, hakkında verilen geçici

işten çıkarılma cezasının haksız olduğunun daha önce verilen Mahkeme kararıyla

sabit olduğunu, bu ceza nedeniyle maddi ve manevi zararlarının doğduğunu, ancak

buna ilişkin açmış olduğu davanın reddedilmesinin ve ret kararının onanmasının

açıkça hukuka aykırı olduğunu, yargılama kapsamında ödenmesi talebi reddedilen

yol harcırahının kendisi ile aynı durumda olan iki kişiye ödendiğini

belirterek, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu kapsamda

başvurucunun şikâyetlerinin özünün derece mahkemeleri tarafından delillerin

değerlendirilmesinde ve yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla

yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Dolayısıyla

başvurucunun ihlal iddialarının, adil yargılanma hakkı kapsamında yargılamanın

sonucunun adil olmadığı yönünden incelenmesi uygun görülmüştür.

21. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması

bireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvuru

kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya

açık keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda

değildir (Ahmet Sağlam, B. No:

2013/3351, 18/9/2013, § 42).

22. Başvurucu tarafından ileri sürülen şikâyetlerin yukarıda

belirtilen içtihat kapsamında kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

anlaşılmaktadır.

23. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

24. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir. …”

25. Başvurucu manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

26. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

27. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 9.100 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

28. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşan

yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olmaları

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 9.100 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

D. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Kars 1. Asliye Hukuk Mahkemesine

(E.2006/322, K.2011/464) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 8/12/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

İsmail Emrah PERDECİOĞLU

Başvurucu

:

Mahmut Nuri DİNÇ

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/12397, T. 08.12.2016, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-12397-basvuru-08-12-2016-a39a7902ef78