Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2013/8139, 13.04.2016

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2013/8139
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

KERİME AKYOL VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2013/8139)

Karar Tarihi: 13/4/2016

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, murislerinin terör örgütü üyeleri tarafından 1987

yılında öldürülmesi neticesinde bu özel durumları dikkate alınmaksızın

17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların

Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun ve açılan davaya

ilişkin yargılama işlemlerinin olayın gerçekleştiği tarih itibarıyla Kanun

kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma

hakkının, mülkiyet hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 4/11/2013 tarihinde İdil Asliye Hukuk Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 29/2/2016 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucular, murislerinin 9/7/1987 tarihinde terör olayları

neticesinde öldüğünü iddia etmiş; oluşan zararları için 27/7/2005 tarihinde

Şırnak Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurduklarını

belirtmişlerdir.

6. Komisyon 17/7/2007 tarihli ve 2007/3-1910 sayılı kararında "...süre yönünden (5233 sayılı Kanunun geçici 1.

maddesinde "19/7/1987 tarihi ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih

arasında işlenen 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1., 2., 3. ve 4.

maddeleri kapsamına giren eylemler veya anılan tarihler arasında terörle mücadele

kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel

hukuk tüzel kişilerinin maddi zararları hakkında da bu Kanun hükümleri

uygulanır." denildiğinden olayın 9/7/1987 tarihinde meydana geldiği) ...

talebin reddine..." karar vermiştir.

7. Başvurucular tarafından belirtilen ret işlemi aleyhine Mardin

İdare Mahkemesinde dava açılmıştır.

8. Mardin İdare Mahkemesinin 11/6/2008 tarihli ve E.2007/2637,

K.2008/971 sayılı kararı ile davanın reddine hükmedilmiştir. Kararın

gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir;

"...Dava konusu olayda, 9/7/1987

tarihinde aile fertlerinin öldürülmesinden dolayı tazminat talebiyle idareye

başvuran davacıların, talebinin gerekçesi olan olayın 9/7/1987 tarihinde

meydana geldiği, ancak yukarıda anılan hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 5233

sayılı Kanun kapsamında karşılanacak zararların 19/7/1987 tarihinden sonra

meydana gelen olayları kapsadığı görülmektedir.

Bu durumda, kanunda belirtilen 19/7/1987

tarihinden önce meydana gelen olay nedeniyle yapılan tazminat talebinin

reddedilmesine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Öte yandan, davacıların terör nedeniyle

köylerini terk etmelerinden dolayı uğramış oldukları zararlar için ayrı bir

dosya açıldığı ve zararların araştırıldığı anlaşıldığından davacıların buna

ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. "

9. Başvurucuların temyizi üzerine Danıştay Onbeşinci

Dairesinin 2/10/2012 tarihli ve E.2011/9537, K.2012/5935 sayılı ilamı ile

kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin

kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek onanmasına

karar verilmiştir.

10. Başvurucuların karar düzeltme istemi, aynı Dairenin

26/6/2013 tarihli ve E.2013/6949, K.2013/5071 sayılı ilamı ile reddedilmiştir.

Karar düzeltme isteminin reddi kararı başvuruculara 3/10/2013 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

11. Başvurucular 4/11/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

B. İlgili Hukuk

12. 5233 sayılı Kanun’un 1., 4., 6., 7., 8., geçici 3., geçici

4. maddeleri, 24/6/2013 tarihli ve 2013/5034 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki

Karar’ın 1. maddesi, Danıştay Onuncu Dairesinin 30/12/2008 tarihli ve

E.2008/4141, K.2008/9584 sayılı kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin 31/12/2008

tarihli ve E.2008/5548, K.2008/9733 sayılı kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin

20/2/2009 tarihli ve E.2008/6679, K.2009/1227 sayılı kararı (Celal Demir, B. No: 2013/3309, 6/2/2014,

§§ 15-28).

13. 5233 sayılı Kanun’un 2. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle

Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren

eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar

gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin

hükümleri kapsar.”

14.

5233 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten

itibaren bir yıl içinde ilgili valilik ve kaymakamlıklara başvurmaları hâlinde,

19/7/1987 tarihi ile bu Kanunun yürürlüğe

girdiği tarih arasında işlenen 3713 sayılı Terörle Mücadele

Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya

anılan tarihler arasında terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler

nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî

zararları hakkında da bu Kanun hükümleri uygulanır."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 13/4/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

16. Başvurucular; terör olayları neticesinde murislerinin

9/7/1987 tarihinde öldüğünü, yaşanan olayların Peçenek katliamı olarak basında

ve kamuoyunda bilindiğini, bu olay neticesinde on altı kişinin öldüğünü ve

birçok kişinin yaralandığını, köylerini terk etmek zorunda kaldıklarını, 5233

sayılı Kanun kapsamında yaptıkları talebin ve akabinde açtıkları davanın 5233

sayılı Kanun kapsamında olmadığından reddedildiğini, Kanun'un kapsamının

19/7/1987 yılına kadar olduğunu, murislerinin ölümünün ise Kanun kapsamının on

gün öncesinde kaldığını, on gün sonrasında oluşan zararlar için tazminat

verilirken kendilerine tazminat verilmemesinin eşitlik ilkesini ihlal ettiğini,

5233 sayılı Kanun'un uygulama sürecini belirtilen geçici 1. maddesininsomut

norm denetimi yapılmak üzere Anayasa'ya aykırılığını ileri sürdüklerini ancak

Mahkemenin anılan iddialarını karşılamadığını, verilen kararın adil olmadığını

belirterek Anayasa’nın 10., 17., 35. ve 36. maddelerinde tanımlanan haklarının

ihlal edildiğini iddia etmiş ve tazminat talebinde bulunmuşlardır.

B. Değerlendirme

17. Başvuru formu ve ekleri incelendiğinde başvurucuların, 5233

sayılı Kanun kapsamındaki zararlarının tazmini amacıyla açtıkları davanın

reddedilmesi nedeniyle Anayasa’nın 10., 17., 35. ve 36. maddelerinde tanımlanan

haklarının ihlal edildiğini iddia ettikleri anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi,

olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp

olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §

16). Başvurucuların ihlal iddiaları aşağıdaki başlıklar altında incelenmiştir:

1. Eşitlik İlkesinin

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

18. Başvurucular, 5233 sayılı Kanun kapsamında yaptıkları

giderim taleplerinin Kanun kapsamında olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini

ancak on gün sonraki olaylar hakkında başvuruda bulunanlar için Komisyonun

tazminat ödenmesi yönünde karar verdiğini, Kanun kapsamı dışında bırakılarak

Anayasa’nın 10. maddesinde tanımlanan eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini iddia

etmişlerdir.

19. 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvurularda, tazminat

taleplerinin reddedilmesi nedeniyle ayrımcılığa maruz kalındığı iddiası daha

önce bireysel başvuruya konu olmuş ve Anayasa Mahkemesinin bu konuda verdiği kararlarında,

başvurucuların kendilerine hangi temele dayalı olarak ayrımcılık yapıldığına

ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadıkları gibi belirtilen iddialarını

temellendirecek herhangi bir somut bulgu ve kanıt da sunmamış oldukları dikkate

alınarak başvurucuların anılan iddialarının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğu sonucuna

varılmıştır (Mesude Yaşar, B. No:

2013/2738, 16/7/2014, §§ 43-48; Cahit Tekin,

B. No: 2013/2744, 16/7/2014, §§ 39-44).

20. Somut başvurular açısından yapıldığı iddia edilen

ayrımcılığın hangi temele dayalı olduğuna dair bir beyanda bulunulmadığı,

belirtilen iddiaları temellendirecek herhangi bir somut bulgu ve kanıt

sunulmadığı gibi farklı karar verilmesini gerektiren bir yön de

bulunmamaktadır.

21. Açıklanan nedenlerle başvurucuların eşitlik ilkesinin ihlal

edildiği iddialarının, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Adil Yargılanma Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

22. Başvurucular, 5233 sayılı Kanun'un uygulama sürecini

belirtilen geçici 1. maddesinin somut norm denetimi yapılmak üzere Anayasa'ya

aykırılığını ileri sürdüklerini ancak Mahkemenin anılan iddialarını

karşılamadığını, murislerinin ölümünün kanun kapsamı dışında kaldığı

gerekçesiyle davalarının haksız olarak reddedildiği belirterek Anayasa’nın 36.

maddesi kapsamında düzenlenen adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini iddia

etmişlerdir.

23. Anayasa'nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası ile 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun’un 49. maddesinin (6) numaralı fıkrasında, bireysel başvurulara

ilişkin incelemelerde kanun yolunda gözetilmesi gereken hususların incelemeye

tabi tutulamayacağı, 6216 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvuruların mahkemece kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir (Necati Gündüz ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013,

§ 24).

24. Anılan kurallar uyarınca ilke olarak derece mahkemeleri

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece

mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup

olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece

mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda

bariz takdir hatası içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru

kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede kanun yolu

şikâyeti niteliğindeki başvurular, derece mahkemesi kararları bariz takdir

hatası veya açık keyfîlik içermedikçe Anayasa

Mahkemesince esas yönünden incelenemez (Necati

Gündüz ve Recep Gündüz, § 26).

25. Başvurucular, murislerinin 9/7/1987 tarihinde terör olayları

neticesinde öldüğünüiddia ederek oluşan zararlarının

karşılanması talebiyle Komisyona yaptıkları başvurunun reddi neticesinde 5233

sayılı Kanun kapsamında Mardin İdare Mahkemesinde Komisyon kararının (bkz. § 6)

iptali istemiyle dava açmışlardır.

26. Başvuruya konu İdare Mahkemesi kararında 9/7/1987 tarihinde

aile fertlerinin öldürülmesinden dolayı tazminat talebiyle idareye başvuran

başvurucuların, talebinin gerekçesi olan olayın 9/7/1987 tarihinde meydana

geldiği ancak 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanacak zararların 19/7/1987

tarihinden sonra meydana gelen olayları kapsadığının görüldüğü, bu durumda

kanunda belirtilen 19/7/1987 tarihinden önce meydana gelen olay nedeniyle

yapılan tazminat talebinin reddedilmesine yönelik işlemde hukuka aykırılık

bulunmadığı, ayrıca başvurucuların terör nedeniyle köylerini terk etmelerinden

dolayı uğramış oldukları zararlar için ayrı bir dosya açıldığı ve zararların

araştırıldığı başvurucuların bu konuya ilişkin itirazlarının yerinde

görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Başvurucuların

iddiaları, temyiz merciince de incelenip reddedilmek suretiyle yerel Mahkeme

kararı onanmış, karar düzeltme talepleri ise reddedilmiştir.

27. Başvurucuların iddialarına yönelik olarak 5233 sayılı Kanun,

17/7/2004 tarihinde terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen

faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişilerin bu zararlarının karşılanmasına

ilişkin esas ve usulleri belirlemek amacıyla çıkarılmıştır. Kanun'un uygulama

süresi ise geçici birinci maddesiyle belirlenmiştir. Anılan madde de bu

Kanun'un yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde ilgili valilik ve

kaymakamlıklara başvurmaları hâlinde 19/7/1987 tarihi ile bu Kanun'un yürürlüğe

girdiği tarih arasında işlenen 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle

Mücadele Kanunu'nun 1., 3. ve 4. maddeleri kapsamına giren eylemler veya anılan

tarihler arasında terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle

zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddi zararları

hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir. 5233 sayılı Kanun oluşan ihtiyaçlara

yönelik çıkarılan özel bir giderim usulüdür ve belirli bir süreci kapsamaktadır.

Başvurucuların ileri sürdükleri olayın olduğu tarih, Kanun kapsamı dışında

kalmaktadır ancak başvurucuların gerçekleştiğini iddia ettikleri olay akabinde

oluşan zararları için 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunun kapsamında genel hükümlere göre dava açma imkânlarının mevcut olduğu da

görülmektedir. Bu çerçevede Derece Mahkemesinin kararı (bkz. § 8)

değerlendirildiğinde kararda bariz takdir hatası ve açık bir keyfîlik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

28. Açıklanan nedenlerle başvurucular tarafından ileri sürülen

iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşıldığından başvurunun bu

kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin

başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

13/4/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Nuri

NECİPOĞLU

Erdal TERCAN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

Tuğba YILDIZ

Başvurucular

:

1. Kerime

AKYOL

2. Sultan

GEZER

3. Mehmet

ÖZMEN

4. Rahime

ZENGER

5. Bahar

KOCAKAPLAN

6. Nevzat

ÖZMEN

Vekili

:

Av. Kadri

AKGÜN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2013/8139, T. 13.04.2016, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2013-8139-basvuru-13-04-2016-a7d8039b5a63