Bölge Adliye Mahkemesi · Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/3143 E. 2025/64 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3143
- Karar No
- 2025/64
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/3143 - 2025/64 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/3143 KARAR NO : 2025/64 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/06/2022 NUMARASI : 2020/820 Esas, 2022/676 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI :1- ... VEKİLİ : ... DAVALILAR : 2- ... 3- ... VEKİLİ : .... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 09/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2025 Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve 2020/820 Esas, 2022/676 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.09.2018 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken müvekkili ... idaresindeki bisiklete çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, maddi manevi zarara uğradığını, ... plakalı aracın ... Sigorta nezdinde ZMMS sigortalı olduğunu, başvuru üzerine tespit edilen 19.464,89-TL tazminatın müvekkiline ödendiğini, yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, yetersiz olduğunu, işbu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 200,00-TL (100,00-TL geçici, 100,00- TL kalıcı) iş göremezlik tazminatının sigorta şirketi dışı davalılardan kaza tarihi, sigorta şirketinden başvuru tarihinden sonraki 15.günden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen; 17.500,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesinde yapılan müracaat üzerine davacıya 24.08.2020 tarihinde 19.464,89-TL tazminat ödendiğini, sorumluluklarının sona erdiğinden davanın reddi gerektiğini, kabul anlamında olmamak üzere kusur ve maluliyet konularında Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması gerektiğini, davacı kaza tarihinde 15 yaşında olduğundan işgöremezlik zararı oluşmayacağını, geçici işgöremezlik ve tedavi giderlerinin teminat dışı olduğunu, müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda tüm kusurun davacıda olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davalı ...'ın kaza sonrasında davacı ile ilgilendiğini, ambulansı aradığını, kabul anlamında olmamak üzere davacının zararının ... Sigorta tarafından karşılandığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu tüm bu sebeplerden dolayı davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece maddi tazminat davası yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; Hükmedilen tazminat miktarının çok düşük olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacı için 17.500,00 TL manevi tazminatın davalılardan ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Karara karşı davalılar ... ve ... vekili; Davacı lehine hükmedilen 10.000TL tazminatın yüksek olduğunu, davacının dava tarihi itibarı ile zenginleşmesine sebep olacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, maddi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili ve davalı ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Taraf vekillerinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; 6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, 22.09.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'nın sürücüsü, diğer davalı ...'ın işleteni olduğu aracın, davacının kullandığı bisiklete çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün % 25 oranında kusurlu olduğu, davacıda %8 oranında kalıcı ve 6 ay geçici maluliyet meydana geldiği anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, davalılar vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve 2020/820 Esas, 2022/676 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Maddi tazminat davası yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-Manevi tazminat davasının KABULÜ İLE, -17.500,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-7155 sayılı kanun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A Maddesinin 14. fıkrası gereğince suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Maddi tazminat davasının harç ve vekalet ücreti yönünden; a-Alınması gerekli 80,70 TL harçtan peşin olarak alınan 60,40 TL'nin düşülmesi sonucu bakiye 20,30 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, c-Davacı tarafça maddi tazminat talebi bakımından yapılan yargılama giderinin, tarafların sulh olmaları gözetilerek davacı üzerinde bırakılmasına, d-Davacı ile davalılardan sigorta şirketi ve davalılar ... ve ... vekille temsil edilmiş ise de, tarafların sulh olmaları gözetilerek adı geçen taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Manevi tazminat davasının harç ve vekalet ücreti yönünden; a-Alınması gerekli 1.195,43 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, b-Taraflarca manevi tazminat talebi bakımından ayrıca bir masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, c-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 17.500,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, İstinaf giderleri açısından; 8-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 9-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'dan alınması gereken 683,10 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 602,40 TL harcın iş bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 10-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'dan alınması gereken 683,10 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 602,40 TL harcın iş bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 11-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 12-Davacı tarafından yapılan 183,50 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 13-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.09/01/2025 .... Başkan ... .... Üye ... .... Üye ... ..... Katip .... İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.