Bölge Adliye Mahkemesi · Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/2749 E. 2024/2744 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2749
Karar No
2024/2744
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2749 - 2024/2744 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2749 KARAR NO : 2024/2744 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/06/2022 NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. İHBAR OLUNAN : VEKİLİ : Av. DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 21/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/11/2024 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/06/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 22/06/2017 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanarak sakat kaldığını, kazaya neden olan ... plakalı iş makinasının davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek, şimdilik 50,00 TL maddi tazminat tutarının kaza veya dava tarihinden itibaren işleyecek yasal veya ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. ISLAH: Davacı vekili 01/03/2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini 252.479,00 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, raporların Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 201.983,20 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminatın dava tarihi olan 24/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; iş güvenliği mevzuatı hükümlerine göre sigortalı araç sürücüsünün %30 kusuruna göre hesaplanan 47.232,00-TL. 'den hüküm kurulması gerektiğini, işbu dava kısmi eda davası olarak açıldığından, yasa ve yerleşik içtihatlar gereği kısmi eda davası hükümlerine göre davanın sonuçlandırılması gerektiğinden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, davacının SGK'dan rücuya tabi 3.021,75 TL ödemenin mahsubunu yapması gerektiğini, sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen trafik kazasında yolcu konumunda olan davacının yaralanması sonucunda oluşan sürekli iş göremezlik tazminatına (bakiye) yönelik maddi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece %20 müterafik kusur indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekilinin olayın iş kazası olduğuna ve kusur raporuna yönelik istinafı yönünden: 22.06.2017 tarihinde dava dışı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki sondaj makinaları ile donatılmış kamyon cinsi aracın devrilmesi neticesinde kaza anında araçta yolcu olan davacı ...'nun yaralandığı dava konusu olay meydana gelmiştir. Mahkemece alınan Karayolları Fen Heyetinde görevli iş güvenliği konusunda uzmanlığı bulunan üç kişilik bilirkişi heyetinin sunduğu 27/11/2020 tarihli kusur raporunda; sürücü ...'un 2918 sayılı KTK.nun 36, 52/a ve 52/b maddelerini ihlalle olayın meydana gelmesinde etkili olduğu, davacı yolcu ...'nun olayın meydana gelmesinde etkisinin olmadığı belirtilmiştir. Yine ... Makine Mühendisliği Trafik kürsüsünden seçilen 3 kişilik bilirkişi kurulunun 01.11.2021 tarihli raporunda; ihbar edilen ... Hafriyat Mad. İnş. Tarım Pet. Turz. San. Tic. Ltd. Şti ünvanlı işveren firmanın % 100 oranında tam kusurlu olduğu, bu oranın % 30'luk kısmının dava dışı ...'a ait olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş'nin poliçe kapsamında sorumluluğu bulunduğu, kazazede ...'nun kusurlu olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece bu rapor hükme esas alınmıştır. 2918 Sayılı KTK'nin 91-101.maddelerinde ZMSS düzenlenmiştir. ZMSS, motorlu bir aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitlerle sigortalamaktadır. Hasar veren aracın trafik sigortacısı, işletenin 2918 sayılı KTK.nun 85/1. madde hükmünde yazılı hukuki sorumluluğunu aynı Kanun’nun 91/1. maddesi uyarınca üstlenmiş olup, gerek 85/1. madde hükmü, gerekse zorunlu trafik sigortası poliçesi genel şartları gereğince, ölüm veya cismani zararlar yanında bir şeyin zarara uğraması halinin teminat kapsamında olduğunu öngörmüş bulunmaktadır. Diğer yandan, KTK'nun 88. maddesi ve TBK'nun 142. maddesi gereğince davacı, müteselsil borçlulardan istediğine müracaat edebileceğinden, davalı sigorta şirketi, zarara ilişkin borcun tamamından davacıya karşı sorumludur. Olayda davacı yolcu konumunda olup kazaya etken bir kusurunun olmadığı sabit olduğundan, karşı tarafın kusur oranları kendi aralarındaki iç ilişkiye ilişkindir. Sonuç olarak; davacının zararından tam kusurlu işleten ve dolayısıyla işletenin sorumluluğunu üstlenen davalı Sigorta şirketi sorumlu olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi reddedilmiştir. Faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde: Davalı vekili hükmolunan tazminata uygulanan faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, somut olayda uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili (dolayısıyla müteselsil sorumlu olan işleten ve sigortacısı), ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak Sigorta şirketi yönünden temerrüd, kaza tarihinde değil başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasında gerçekleşmektedir. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden (Sigorta şirketi yönünden başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası) itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Mahkemece talep doğrultusunda faize dava tarihinden itibaren hükmedilmiş olup karar yerinde olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Davalı vekilinin olayın SGK tarafından yapılan ödemenin mahsubu gerektiğine yönelik istinafı yönünden: Dava dilekçesindeki talep, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olup SGK ... İl Müdürlüğünün 18.03.2022 tarihli yazısında davacıya ödenen rücuya tabi ödemenin geçici iş göremezlik nedeniyle yapıldığı belirtildiğinden yapılan ödemenin tazminattan mahsup edilmemiş olması yerindedir. İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı Türkiye Sigorta A.Ş'den alınması gereken 13.797,46 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 3.449,37 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 10.348,09‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.21/11/2024 Başkan Üye Üye Katip İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2749, K. 2024/2744, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/adana-bolge-adliye-mahkemesi-3-hukuk-dairesi-2022-2749-e-2024-2744-k-0eb2eb42ded6