İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/413 E. 2022/534 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/413
- Karar No
- 2022/534
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/413 Esas KARAR NO : 2022/534 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... - ... DAVALILAR : 1- ... - ... ..., VEKİLİ : Av. .... - ... 2- ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 03/10/2019 KARAR TARİHİ : 03/06/2022 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı dava dilekçesinde özetle; Kooperatif'in 27.05.1991 tarihinde kurulduğunu, Kooperatif Adana / ... ilçesi ... Mahallesi tapunun ... Pafta ... ada 5 parselinde kayıtlı 2243 M2 yüzölçümlü arsanın sahibi davalı ....'la-kat karşılığı inşaat sözleşmesini Adana 8.Noterliğinde ... yevmiye no ile imzalandığını, Sözleşmeye göre arsa sahibine 8 daire 30 M2 işyeri verileceğini, ... Konut Yapı Koopertifine 1996 yılında ortaklık kaydını yaptırdığını, Yönetimin başında bulunan ... ve ... ... ve ... isimli iki faizcinin kooperatif yönetime faize para verip iflas ettirdiğini ve Adana'yı terk ettiğini, Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 1998/... esas nolu dava ile kooperatif ortaklarını tespit ettirdiğini, 1999 yılı genel kurulunda mahkemenin tesbit ettiği ortaklarla toplantı yapıldığını, Yönetime ...'le birlikte ... olarak kendinin seçildiğini, aynı toplantıda kimlerin ne kadar aidat yatırdıklarını eksik yatıranların ne kadar aidat yatıracaklarını da tespit ederek ortakların aidatlarını eşitleyerek bir listeye döküp ortaklara tek tek imzalattığını, böylece toplantıda ortakların yatırdıkları ve yatıracakları ortaklar tarafından tespit edildiğini, 2006 yılına kadar kooperatifin fiili ortakları olan halen de dairelerinde oturan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'le çoğunluğu kendisinin de katkısıyla inşaatı belli bir seviyeye getirdiğini, bu seviyeye ekli bilonçolarda görüleceği üzere 2003 yılında diğer çeşitli borçlar hesabında 9.000,00 liraya , 2004 yılında 49.540,22 liraya, 2005 yılında 96.393,13 liraya çıktığını, 2006 yılında ise alacağı 77.893,13 lira olup, şahsı adına aldığı banka kredileri de burada kullandığını, ortaklar bu esnada genel kurulda almış oldukları davacının küçümsenmeyecek katkısını taktirle karşılayıp yardımının devamı için ricada bulunulan bir karar aldıklarını, 2006 yılında kooperatifin fiili ortağı olan yukarıdaki isimlerini listelediği şahıslar aidat ödeme imkanlarının kalmadığını, kendilerinden aidat alınmamasını , kendilerini B bloktaki bitmiş dairelere yerleştirmelerini istediklerini, bugüne kadar nasıl ki büyük bir yardım ve iyilik severlikle bütün maddi imkanlarını kullanmış bulunmaktasın, bundan sonra da yardımlarınla birlikte bitmiş ve bitireceğin daireleri kiraya vererek peşin bedelle satarak gelirinden kendin istifade ederek inşaatı bitir teklifinde bulunduklarını, sonra da teklifi kabul ederek inşaata başladığını, arsa sahibi ...'ün fazladan daire isteyerek inşaatı engellemek için işçileri rahatsız ettirmesi çalışmaları engellemesi gelen daireleri alacak olanlara inşaatın yapılmayacağını söylemesi ile daire satmak adete imkansız hale geldiğini, inşaatın sürdürülebilmesi için maddi kaynağa ihtiyaç olduğunu, kooperatifin bankalardan kredi alması da hiçbir varlığı olmaması ve kooperatifin kötü tanınması nedeni ile bankalardan kredi almakta imkansız hale gelmişti, bankalar kooperatif adına kredi vermedikleri için kendi şahsi adına paralar ödediğini, toplamda 365.000 liranın üzerinde kredi çekip faizleri ile birlikte ödediğini, daireler 2008 yılında da bitirdiğini, arsa sahibi ... bütün ısrar ve yalvarmalara rağmen avukatı ...'nin bütün daireleri ellerinden alacağını beyan etmelerine inanarak fazladan daire ve daire başına 15.000 lira istediğini, ... netice olarak avukatı ...'nin sözüne uyarak bütün daireleri ellerinden almak için Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2004/... esasla açtığı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi davası 25/06/2008/... tarihinde karara bağlandığını, ve 11/10/2010 tarihinde de kesinleştiğini, mahkeme gerekçeli kararında arsa, ...'ün inşaat bedelleri ise kooperatifin olacak şekilde kararını gerekçelendirilmiş ve arsa sahibinin kooperatiften hiçbir sebeple kira tazminat ve benzeri başkaca bir talepte bulunamayacağını karara bağlandığını, defelarca anlaşma ihtarları çekilmesine rağmen fazladan almayı planladığı daireleri gizlice Adana 1. Asliye ticaret Mahkemesi kararına aykırı olarak kooperatife inşaat bedellerini ödemeden gizlice üç dairesini satıp parasını aldığını, takiben kooperatife olan 300.000 liralık borcundan dolayı kooperatifi mağdur etme pahasına gizilce kooperatif alacaklısını arayıp bularak icra yoluyla bir dairenin satışına izin verdiğini, Arsa sahibi ... Adana 1.Asliye Ticaret mahhkemesinin 2004/... esasla aldığı kararı dikkate almadan yani tarafına ödenmesi gereken İnşaat maliyet bedelini ödemeden kooperatifi faize para vererek iflasına sebep olan, aidat ödemediği için ortaklıktan çıkarılanlardan biri olan ...'a yalnız arsa Payını satma hakkı varken gizlice inşaat bedeli ile satarak sebepsiz zenginleşmede ilk adımı attığını, aynı uygulamayı yine ... gibi kooperatife faize para verip eski yönetimin Adana'yı terk etmesine sebep olan aidat ödemediği için de ortaklıktan çıkarılan ...'a da gizlice bir daire satışı yaparak sebepsiz zenginleşmede 2.ci adımı attığını, Kooperatiften gizli yapılan bu satışları bilen ve bizzat yöneten arsa sahibi ...'ün avukatı ... (belkide etik olmaz düşüncesi ile) kendisine değilde hakimlik mesleğinden hangi sebeple çıkarıldığını bilinmeyen ve Adana barosu tarafından da avukatlık yapmasına müsaade edilmeyen eşi ...'ye bir daire satıldığını, arsa sahibi ... nasıl ki kooperatif muhalifi olan ve aidat ödemedikleri için ortaklıktan çıkarılan ... ile ...'a ve de avukatının eşi ...'ye gizlice daire satıp sebepsiz zenginleşmişse, bu defa da kooperatif yönetimini ile anlaşarak koaperatif maliklerini baskı altına alarak hangi menfaat karşılığı anlaştıklarını bilinmeyen ve ortaklardan saklanan bir şaibeli sözleşme ile kalan 4 dairesi yerine 8 daire daha alarak kooperatifin (yani bana it) bütün varlığını ele geçirdiğini, kısaca arsa kooperatif yöneticileri ... ile ... denetçi ... ve ...'yı da yanlarına alarak hangi menfaat karşılığı peşkeş çekildiğini kooperatifin bütün varlığını arsa sahibi ...'e devredilmesini geçersiz bir sözleşme ile devrettiğini, bu durumdan yalnızca kendisinin madur olduğunu, arsa sahibi ve yönetici durumunda olanlar yapılan bu yanlışlıklarla kendi aleyhinde zenginleştiğini, kendine ait 4 daireyi arsa sahibine peşkeş çekmeleri nedeni ile kooperatif yönetimi de müteselsil sorumlu olduğunu, kooperatif yönetimi ile beraber hareket eden belli şahıslar bir taraftan arsa sahibi ile gayri kanuni anlaşmalar yaparken diğer taraftan da arsa sahibi dairelerinizi satabilir tehdit ve korkutmalarıyla kooperatif ortaklarını baskı altına alarak arsa sahibini maliklerden para toplayarak da desteklemek istediklerini, arsa sahibi bütün bunlarla yetinmemiş yönetimin yardıyla Maliklerden daire başına 42.000 toplanmasını sağlamış ve 500.000 lirada böylece aldığını, yukarıda arz ve izah edilen sebeplere dayanarak Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2004/... esas ve 25.06.2008/... karar sayılı dosyasıyla açılan ve karar bağlanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve alacak davası dolasıyıla sözleşmenin feshine ve inşaat yapım bedelinin kooperatife aidiyetine dair karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiş olmasına rağmen Davalı arsa sahibi ... bu sözleşmede kendisine isabet edecek olan 8 daire 1 işyerinden satış sebebi ile 4 daire satmış olmasına rağmen, kalan 1 işyerli 4 daireyi alması gerekirken yukarıda d etayları ile izah edildiği üzere maliklere, arsa sahibi tarafından ... ve ...'a satılan daireler örnek gösterilerek tehdit ve korkutma ile tam 8 daire 1i yeri daha alarak toplam aldığı bağımsız bölüm miktarını 13 adede çıkardığını, kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre alacağı olan 8 daire 1 işyerini yani 9 bağımsız bölümü toplam edindiği 13 bağımsız bölümden çıkarırsak aradaki 4 daire benim şahsıma aittir ve tarafına verilerek arsa sahibi ...'ün sebepsiz zenginleşmesinin önlenmesi yapılan haksızlıkların sonucu ve kendisinin bu istemimin yerine getirilmesini sayın mahkemeden saygılarıyla arz ve talebinin olduğunu belirtmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama aşamasında, davacıya dava dilekçesini açıklamak üzere kesin süre verilmiş, davacı kesin süre içinde sunmuş olduğu 27/09/2021 tarihli beyan dilekçesinde; açmış olduğu dava ile, şahsı adına kredi alarak bitirdiği A Blok 4 kat 8 no'lu uzun zamandır ... Daire kirasını arsa sahibi ..., B bloktaki iki adet tarafından yaptırılan dairenin kirasını yönetimin aldığını, söz konusu daire ve iki adet odası dairesinin cari değer bedeli ile şimdiye kadar işgalcilerin aldığı kiraları talep ettiğini beyan etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretininse davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, alacak talebine ilişkin olup, davacı arsa sahibi tarafından ... ve ...'a satılan daireler örnek gösterilerek tehdit ve korkutma ile tam 8 daire1i yeri daha alarak toplam aldığı bağımsız bölüm miktarını 13 adede çıkardığını, kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre alacağı olan 8 daire 1 işyerini yani 9 bağımsız bölümü toplam edindiği 13 bağımsız bölümden çıkarırsak aradaki 4 dairenin şahsına ait olduğunu ve tarafına verilerek arsa sahibi ...'ün sebepsiz zenginleşmesinin önlenmesi yaplan haksızlıkların davalıdan tahsilini ayrıca şimdiye kadar işgalcilerin aldığı kiraları talep ettiğini beyan etmiştir. Sulh hukuk mahkemelerinin görevi 6100 Sayılı HMK 4. maddede düzenlenmiş olup buna göre dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları görmekle görevlidirler. HMK 383. maddeye göre çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir düzenleme olmadığı sürece sulh hukuk mahkemesidir. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/a maddesinde, kiralanan taşınır veya taşınmazların 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemelerinde görüleceği belirtilmiştir. Aynı yasanın 114. Maddesinde dava şartları sayılmış, 114/c maddesinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında yer verilmiş, aynı kanunun 115. maddesinde, mahkeme tarafından dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verileceği, dava şartının giderilmesi mümkün ise tamamlanması için kesin süre verileceği, kesin süre içerisinde dava şartı noksanlığının giderilmemesi halinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedileceği belirtilmiştir. Somut uyuşmazlığın, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlara ilişkin şimdiye kadar alınan kiraların davalılardan tahsili olduğu, davanın 03/10/2019 tarihinde açıldığı, bu tarihte 6100 sayılı HMK'nın yürürlükte olduğu, somut uyuşmazlık yönünden HMK'nın 4/1-a maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli oldukları, görev düzenlemesi kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği kabul edilip mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle açılan davanın USULDEN REDDİNE, 2-Dosyanın kararın kesinleşmesine müteakiben iki hafta içinde talep halinde görevli ADANA NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Kararın kesinleşmesini müteakiben, İKİ HAFTA İÇİNDE mahkememize başvurulup, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, mahkemece Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 20 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 331/2 Maddesinde yer alan ‘yargılama giderlerine dosyanın gönderileceği mahkeme hükmeder’ hükmü uyarınca görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine, bu aşamada yargılama giderleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 5-Mahkememizin iş bu kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde, mahkememizce dosya üzerinden yapılacak inceleme sonucunda yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına, 6-Yatırılan gider avansının tebligat giderleri karşılandıktan sonra karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı asil ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize veya eş değer bir Mahkemeye verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/06/2018 Katip ... Hakim ... e-imza e-imza Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.