İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/892 E. 2022/502 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/892
- Karar No
- 2022/502
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/892 Esas - 2022/502 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/892 KARAR NO : 2022/502 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : 3- ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/11/2021 KARAR TARİHİ : 11/05/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında takibe konu ... tesisat numaralı kaçak elektrik tutanağında belirtilen elektrik kullanım bedelinin ödenmemesi üzerine Adana 11. İcra Müdürlüğü'nün 2020/... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun yasal süresi içerisinde borçlu bulunmadığını belirterek borca itiraz edip icra takibini durdurduğunu, borçlunun itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, borçlunun itirazının kabul edilebilir vasıfta olmadığını, bu nedenle haksız itirazın kaldırılması ve icra takibinin devamı için iş bu itirazın iptali davasını açmak ikame etmek zaruretinin hasıl olduğunu, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalılar vekili mahkememize sunmuş olduğu 21/12/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; husumete ilişkin itiraz ettiklerini, Adana 11. İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyada alacağı bakımından müvekkillerinin sorumluluğunun olmadığını, yapılan itirazın haklı olduğunu, davacının dava konusu takibi başlatmakla kötü niyetli olduğunu, müvekkillerinin sorumluluğunun olmadığını, davacının müvekkillerinin kayıp kaçak kullanımı yapmadıklarını bilmesine rağmen müvekkilleri aleyhine takip başlattıklarını, haksız kazanç elde etme çabasında olduklarını, açıklanan nedenlerle husumet itirazlarının göz önüne alınarak davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve masraflarının davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Adana 11. İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyasında, alacaklı davacı borçlular davalılar hakkında 08/02/2019-02/05/2019 tarihinde kaçak elektrik tüketiminden dolayı tahakkuk ettirilen faturalardan dolayı asıl alacak ve işlemiş faizi ile birlikte toplam 8.767,38 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur. 08/02/2019 ve 02/05/2018 tarihinde ... Mah. ... Cad. No: ... - .../Adana adresindeki iş yerinde "Perakende Satış Sözleşmesi olmaksızın enerji kullanıldığından" bahisle Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanakları düzenlenmiştir. Tutanaklarda iş yerinin vasfı ticarethane olarak gösterilmiştir. Adana Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye 23/11/2021 tarihinde cevap verildiği görülmüştür. Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 24/11/2021 tarihli yazı cevabında davalı ...'ın tacir olarak kaydının olmadığı bildirmiştir. Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Bİrliği'nin 08/12/2021 tarihli yazı cevabında davalı ...'ın sicil kaydına rastlanılmadığı bildirilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, Adana Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün müzekkeremize cevaben gönderdiği 23/11/2021 tarihli cevabi yazısı kapsamına göre, davalının 31.03.2011 tarihinde mükellefiyetine son verildiği, 2007 tarihinde ise ortağı olduğu şirketin mükellefiyetine son verildiğinin bildirildiği, davalının 2005 tarihinde ortaklıktan ayrıldığının belirtildiği, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünün 24/11/2021 tarihli yazısında davalıların murisinin sicil kayıtlarında olmadığı, Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından verilen 08.12.2021 tarihli cevabi yazıda davalıların murisi ...'ın sicil kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, davalılarının murisinin tacir olmadığı, tutanakta her ne kadar kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen yerin vasfı ticarethane olarak gösterilmiş ise de davalıların murisinin tacir olmadığı, taşınmazın vasfının ticarethane olmadığı, bu bakımdan 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemelere göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahk¹m edilmesine, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343. Maddesi gereğince mahkememize ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... e-imza Hakim ... e-imza