İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/676 E. 2022/652 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/676
- Karar No
- 2022/652
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/676 Esas - 2022/652 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/676 Esas KARAR NO : 2022/652 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 16/09/2021 KARAR TARİHİ : 22/06/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; Adana 9. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. Sayılı dosyası ile davalı-borçlu aleyhine ... A.Ş.'ye olan borcundan dolayı icra takibi başlatıldığı, ancak borçlunun, takibe, borca, faize ve diğer ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine 06.08.2021 tarihinde itirazın iptali talebiyle Adana Arabuluculuk Bürosuna müracaat edildiği, ancak 20.08.2021 tarihinde anlaşamama ile sonuçlanan görüşme sonucunda müzakerelere son verildiği, bu aşamada, itirazın iptali, takibin devamı amacıyla iş bu davayı açma zaruretimiz hasıl olduğu, borçlunun itirazlarının haksız ve hukuka aykırı olup takibi sürüncemede bırakmak amaçlı olduğu, davalı şirketin, ... ... Sk. No:18/k:2 D:7 .../Adana adresinde ... nolu tesisatla ilgili kaçak elektrik enerjisi kullandığı 14.12.2020 tarih ... nolu kaçak elektrik tüketimi tespit tutanakları ile tespit edildği, söz konusu icra takibinin, kaçak kullanım bedellerinin tahsili amacına yönelik olup mevzuat ve yönetmeliğe uygun olduğu, eLektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m. 42/1-ç, “gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması kaçak elektrik tüketimi olarak kabul edilir.” uyarınca ... nolu tesisatla ilgili kaçak elektrik enerjisi kullanıldığının kabulünün gerektiği, zira, müvekkili kurumun saha görevlileri tarafından, ... ... Sk. No:18/k:2 D:7 .../Adana adresine gidilerek, “yapılan kontrolde şirketimiz tarafından kesilen elektriği, yükümlülüğünüzü yerine getirmeden açarak kullandığınız tespit edilmiştir.” şeklinde, 14.12.2020 tarih ... nolu kaçak tespit tutanağı ile kesilen elektriğin açılması suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği, bu nedenlerle davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; Adana Vergi Dairesinin 21/10/2021 tarihli yazı cevabı, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen kolluk araştırmasına ilişkin yazı cevapları dikkate alındığında takibe konu taşınmazın davalı şirket adına tescil edildiği ancak taşınmazda şirket faaliyetlerinin olmadığı buranın mesken olarak kullanıldığı kaldığı ki bazı elektrik faturası tutanaklarında bu taşınmazın mesken olarak kullanıldığının belirtildiği, taraflar arasındaki ilişkinin mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, nispi ticari dava için her iki tarafın tacir ve ticari işletmesini ilgilendiren bir durumun mevcut olması gerektiği ancak uyuşmazlığa konu yerin mesken olduğu, ticari işletmeden bahsedilemeyeceği davanın nispi ticari dava niteliğinde de olmadığı anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemelere göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... E İmzalıdır Hakim ... E İmzalıdır