İlk Derece Mahkemesi · Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/17 E. 2022/253 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/17
- Karar No
- 2022/253
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/17 Esas - 2022/253 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/17 KARAR NO : 2022/253 HAKİM : ... YAZI İŞLERİ MÜD. : ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 05/01/2021 KARAR TARİHİ : 15/03/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülen itirazın iptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalının sahibi ve ...'in sürücüsü olduğu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan ... plakalı aracın 16/12/2013 tarihinde ...'in sevk ve idaresindeyken kusuruyla sebep olduğu kaza sonucunda ...'nın yaralandığını, aracın ZMSS poliçesi bulunmadığından hak sahibi ...'nın Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/... Esas - 2018/... Karar sayılı dosyası ile kuruma karşı tazminat talebinde bulunduğunu, Mahkeme kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini ve bakiye 1.876,76 TL harcın davacı tarafından 23/08/2019 tarihli dekont ile 2.253,70 TL olarak Hazineye ödendiğini, davacının rücu hakkı doğduğundan Adana 13.İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı icra takibini başlatmışsa da davalı borçlulardan ...'un icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenlerle Adana 13.İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı icra takibine davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamını ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacının Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... Esas sayılı dosyasında dava açtığını, sonrasında başkaca talep için yeniden dava açtığını, bu durumun usul ekonomisine aykırı olduğunu, davalı aleyhine ayrı ayrı yargılama gideri ya da vekalet ücreti hükmedilmesinin söz konusu olduğunu, görevli Mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu, dosyanın Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... Esas sayılı davası ile birleştirilmesi gerektiğini savunmuştur. Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/... Esas sayılı dosyası kayıtları, icra dosyası kayıtları ve tüm yazı cevapları dosyaya konulmuştur. Dava, davacı ...nın, ZMMS’si bulunmayan aracın karıştığı kaza nedeniyle üçüncü kişiye ödemek zorunda kaldığı tazminatın, ... Yönetmeliği gereğince rücuen davalıdan tahsili istemi ile başlatılan takibe vaki itirazının iptali davasıdır. Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/... Esas-2021/... Karar ve 04/11/2021 günlü ilamı ile görevsizlik kararı verildiği ve mahkememize tevzi edilerek mahkememizin 2022/17 Esas sırasına kaydı yapıldığı görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22/03/1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/11564 Esas-2019/7614 Karar sayılı ve 17/06/2019 günlü ilamı). Dosyanın incelenmesinde, davacı ve davalı arasında sigorta ilişkisi bulunmadığı, dava dışı hak sahibinin tacir olmadığı, onun halefi sıfatıyla eldeki davayı açan sigorta şirketinin hak sahibi üçüncü kişinin sahip olduğu hak ve yetkiden fazlasına ve farklısına sahip olamayacağı, bu sebeple uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmayıp haksız fiile dayalı rücuen tazminat niteliğindedir. Davanın açıklanan niteliğine göre, uyuşmazlıkta mahkememiz görevli değildir; görevli mahkeme genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/202 Esas-275 Karar ve 25/02/2021 günlü ilamı da bu yöndedir. Tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi gereğince görev hususunun kamu düzenine ilişkin ve dava şartı niteliğinde olduğu, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağının belirtildiği, davanın niteliği itibariyle mahkememizin görevli olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde görevli ve yetkili mahkemenin Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi halinde 6100 sayılı HMK.nun 21/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK.nun 22/2 maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın mahkememizce Adana Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın DAVA ŞARTI NOKSANLIĞI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 3-6100 sayılı HMK:nun 21/1-c maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin ADANA 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 4-Kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi halinde; 6100 sayılı HMK.nun 21/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK.nun 22/2 maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın mahkememizce İSTİNAF DAİRESİ BAŞKANLIĞINA GÖNDERİLMESİNE, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ NEZDİNDE İSTİNAF YOLU açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 15/03/2022 Yazı İşleri Müdürü ... Hakim ...