2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
Madde 39
Bu maddeye atıf yapan 16 karar
Madde 39 – Kamu görev ve hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret davalarında, sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki hallerde ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
XV. Temel hak ve hürriyetlerin korunması
Bu maddeyi uygulayan kararlar
- Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi · 2024/173 E. · 2025/277 K.25.12.2025
- 4. Hukuk Dairesi · 2022/13679 E. · 2025/17296 K.25.12.2025Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin konuşmasında hakaret kapsamında görülebilecek söz ve ifade bulunmadığını, kamu yararı ve ifade özgürlüğü çerçevesinde dile getirilen, haklı ve yerinde eleştiri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu
- 4. Ceza Dairesi · 2023/12276 E. · 2024/2501 K.28.02.2024Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Ana dosya olan Burhaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/1155 Esas sayılı dosyada; sanığın kendisine ait olduğunu beyan ettiği Twitter isimli sosyal paylaşım sitesindeki hesabından, 08.04.2017 tarihin
- 10. Daire · 2021/2837 E. · 2023/9012 K.27.12.2023Davalı idareler İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; usule ilişkin olarak, davacı odanın davaya konu düzenlemenin iptaline yönelik olarak dava açma ehliyetinin olmadığı, ayrıca Genelgelerin icrai işlem değil, iç düzen işlemleri olduğu, bu s
- 4. Hukuk Dairesi · 2021/24550 E. · 2022/1706 K.07.02.2022İlk Derece Mahkemesince; davalının davacılar hakkındaki sözlerinin kişilik haklarına saldırı teşkil edecek nitelikte olduğu gerekçesiyle, davanın davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; davacı ... hakkında açılan davanın ise konuşma metninde kend
- 4. Hukuk Dairesi · 2020/3739 E. · 2022/975 K.26.01.2022İlk Derece Mahkemesince; davalının 21/11/2017 tarihinde Parti Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, davacı ... ... ve üzerinden yakınlarına karşı kişilik haklarına saldırı niteliğinde söz ve ifadeler sarfettiği olmayan belgelere dayalı yalan yanlış sözlerle davacı Cumhurbaşkanı
- 4. Hukuk Dairesi · 2020/3738 E. · 2022/974 K.26.01.2022İlk Derece Mahkemesince; davalı tarafından 13/02/2018 tarihli grup toplantısında yapılan konuşmanın haksız fiil niteliğinde olduğu, bu haksız fiilden kaynaklı olarak davacının kişilik haklarına ağır saldırıda bulunulduğu, siyasetçi de olsa hiç kimsenin açıkça hakaret teşkil ede
- Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm · B. No: 2015/1018429.11.2018Davalı idarenin bunun farkında olmasından dolayıdır ki Danıştay üst düzey yöneticileriyle ve 8. Daire başkan ve üyeleriyle Başkent Üniversitesinin haksız samimiyet kurması beni rahatsız etmektedir. Çeşitli yemekler ve seminerler adı altında gerçekleşen bu yakın
- Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi · 2016/25 E. · 2016/186 K.14.12.2016
- Ceza Genel Kurulu · 2006/162 E. · 2006/181 K.11.07.2006Sanık A.... T..... Ö....'ın görevinden dolayı basın yoluyla sövme suçundan beraatine karar verilen olayda Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, sanığa yüklenen suçun oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Uyuşm
- Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi · 1980/10 E. · 1980/69 K.11.12.1980
- Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi · 1979/1 E. · 1979/30 K.21.06.1979
- Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi · 1976/57 E. · 1977/71 K.10.05.1977
- Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi · 1976/38 E. · 1976/46 K.12.10.1976
- Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi · 1975/179 E. · 1976/8 K.05.02.1976Dava dilekçesinde öne sürülen iptal gerekçesi şöyledir: "Kanun esas bakımından aşağıdaki belirtilen noktalarda Anayasaya aykırıdır: l- 1895 sayılı (Kanunun 7. ve 12. maddeleri, Anayasanın 39. ve 130. maddelerine aykırıdır. A - İlgili hükümler: a) Mezkûr Kanunun 7. madd
- Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi · 1966/24 E. · 1967/8 K.28.02.1967Mahkemece sözü edilen kanunlar Anayasa'nın 36. maddesiyle38. maddesinin ikinci fıkrası ve 39. maddesinin son cümlesi hükümlerine aykırı görüldüğünden iptalleri için dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin 5/9/1966 günlü kararının