Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/649 E. 2025/298 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atma Nedenine Dayalı Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2023/649
Karar No
2025/298
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atma Nedenine Dayalı Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/222 E., 2022/313 K. ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 05.11.2019 tarihli ve 2019/7370 Esas, 2019/17551 Karar sayılı BOZMA kararı 1. Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı idare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnme kararı verilmiştir. 2. Direnme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul ili Başakşehir ilçesi ... Mahallesi 394 ada 9 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, idarenin taşınmaza kamulaştırma bedeli ödemeksizin enerji nakil hattı inşa ederek el attığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydı ile değer kaybı ve irtifak bedeli olarak 5.000,00 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 07.02.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini artırmıştır. Davalı Cevabı 5. Davalı idare vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 394 ada 9 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu oluştuğunu, kamulaştırma işleminin imar uygulaması yapılmadan önceki eski 372, 373, 374, 375 ve 382 parsel sayılı taşınmazlarda maliklerinin hissesi üzerinden yürütülerek kamulaştırma bedellerinin yatırıldığını ve tescil işlemlerinin yapıldığını, kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemenin Birinci Kararı 6. Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.09.2014 tarihli ve 2012/320 Esas, 2014/341 Karar sayılı kararı ile; davacının 14.09.2011 tarihinde taşınmazı ...'tan üzerinde kesinleşmiş irtifak hakkı ile birlikte satın aldığı ve kök malik ... zamanında kamulaştırma işleminin tamamlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Özel Dairenin Birinci Bozma Kararı 7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 8. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 23.06.2015 tarihli ve 2015/912 Esas, 2015/14607 Karar sayılı kararı ile; “…Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacının dava konusu edilen 394 ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki 751/2400 oranındaki hissesini 14.09.2011 tarihinde dava dışı ... isimli şahısdan satın aldığı, söz konusu hisse evveliyatında ... adına kayıtlı iken ... adına da Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 2005/914-2007/519 sayılı kararı ile tescil edildiği, kök malik olan ...'nün 2005 yılında tapuya tescili sağlanan imar uygulaması ile oluşan 394 ada 9 parseldeki hisselerinin kadastral 182 ve 346 parsellerden geldiği, dava konusu taşınmazın fiilen 1795,57 metrekarelik kısmından enerji nakil hattı geçtiği, davacının hissesinin geldisi olan kadastral 182 parsel ile ilgili olarak davalı tarafından herhangi bir kamulaştırma yapılmadığı ancak, 346 parselden gelen hisse ile ilgili olarak mülga TEK Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırma kararı alınarak 1992 yılında davacının bayii olan kök malik ...'ye noter aracılığı ile tebligat yapıldığı anlaşılmış olup, bu durumda; 1- Kamulaştırma Kanununun 25. maddesinde "....hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi için usulüne uygun olarak yapılan tebligatla başlar..." hükmü yer almakta olup, davacıya kök malik ...'den intikal eden ve kadastral 346 parselden gelen hisse ile ilgili olarak, ... adına çıkarılan ve 28.08 1992 tarihinde... ...y'e yapılan tebligat ile ilgili olarak, tebliğ mazbatasının aslı veya onaylı bir örneği temin edilip, tebligatın usulüne uygun olup olmadığı, bu tebligat sonrasında çekişmesiz bedelin... ...ye ödenip ödenmediği, tapuda rızai ferağ verilip verilmediği de araştırılıp, usulüne uygun bir tebligat yapılmadığının ve çekişmesiz bedelin ödenmediğinin tespit edilmesi halinde, kesinleşmiş bir kamulaştırma işleminden söz edilemeyeceği gözetilerek, kadastral 346 parselden gelen hisse yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yasal olmayan gerekçelerele talebin reddine karar verilmesi, 2- Davacının dava konusu taşınmazdaki kadastral 182 parselden gelen hissesi ile ilgili olarak, davalı idare tarafından alınmış herhangi bir kamulaştırma kararı bulunmadığı ve söz konusu parselden gelen pay yönünden kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği gözetilip işin esasına girilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması Doğru görülmemiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemenin İkinci Kararı 9. Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.03.2016 tarihli ve 2015/390 Esas, 2016/104 Karar sayılı kararı ile; (bozma kararına uyulmasına karar verildikten sonra), ...'ye yapıldığı iddia edilen tebligatın örneği ve çekişmesiz bedelin kişiye ödenip ödenmediği hususunda tüm belgelerin davalı idareden celbedildiği, rızai ferağın bulunmadığı, çekişmesiz bedelin ödendiğinin de ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 238.806,71 TL kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı taraftan alınıp davacı tarafa dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, 346 ve 182 parsellerde davacının hissesi üzerinden fen bilirkişisinin 11.02.2014 tarihli krokisinde belirttiği şekilde davalı idare lehine davacının ...'den geçen hissesinde üzerine enerji nakil hattı için daimi irtifak tesisine karar verilmiştir. Özel Dairenin İkinci Bozma Kararı 10. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 11. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 14.03.2017 tarihli ve 2016/13891 Esas, 2017/8114 Karar sayılı kararı ile; “…Mahkemece, bozma ilamına uyularak karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak değer biçimesinde ve davacının dava konusu taşınmazdaki kadastral 182 parseldeki hissesi yönünden davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1-HMK'nun 94. maddesi gereği hakim bir işlemin yapılması için kesin süre tayin edilebilir Ancak, o işlemin kendisine görev verilen tarafın yapılabileceği bir işlem olması gerekir Kök muris Mükerem Üzlü'ye çıkartılan tebliğatın aslı yada onaylı örneği ilğili noterlikten, bu tebliğat sonrası çekişmesiz bedelin ödenip ödenmediği ilgili bankadan sorulması yönünde ve gerekli masrafların yatırılması hususunda davalıya mehil verilmesi gerekirken, Resmi kurumlara ait bilgi ve belgelerin davalı tarafından ibrazının istenmesi için kesin mehil verilip mehile uyulmadığından söz edilerek iddaların ispatlanamadığından bahisle davacının kök parsel olan 346 parselden gelen payı yönünden hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, 2- Dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki ... ... payına davalı idare lehine kurulan irtifak hakkına ilişkin dayanak belgelerin ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtilmeden, eksik incelemeyle hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemenin Üçüncü Kararı 12. Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.04.2019 tarihli ve 2017/285 Esas, 2019/195 Karar sayılı kararı ile; (bozma kararına uyulmasına karar verildikten sonra), davacı tanıklarının yeminli anlatımları ile bu hususta yapılan araştırma sonuçlarına göre, tebligatın yapıldığı 1992 yılında kök malik...'in oğlu olan...'in annesi... ile aynı evde ikamet etmediği, bu durumda kök malik ...'ye yapılan tebligatın hukuka uygun olmadığı, davacının pay devri aldığı taşınmaz için irtifak bedeli talep edebileceği, davalı idarenin davaya konu taşınmaz üzerinden geçirdiği enerji nakil hattı sebebi ile mülkiyet hakkı sahibi olan davacıya irtifak bedeli ödemesi gerektiği, ikinci bozmadan önce alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmak için yeterli nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 238.806,71 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu 394 ada 9 parsel sayılı taşınmazın, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 11.02.2014 tarihli rapor ve eki krokilerinde gösterilen ve davacının payına düşen kısmı üzerinde davalı TEİAŞ lehine daimi irtifak hakkı tesisine karar verilmiştir. Özel Dairenin Üçüncü Bozma Kararı 13. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 14. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 05.11.2019 tarihli ve 2019/7370 Esas, 2019/17551 Karar sayılı kararı ile; “…Dava, kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazın kadastral geldisi olan 346 parselden TEK Genel Müdürlüğü lehine 5575 m² Ambarlı-İkitelli 380 kV'lik ve 4359 m²'lik Ambarlı-Küçükkoy 154 kV'lik enerji nakil hatlarının geçtiği, dava konusu 394 ada 9 parselden geçen irtifak hakkının 380 kV'lik Ambarlı-İkitelli enerji nakil hattı olduğu ve TEK Genel Müdürlüğünce 17/10/1988 tarihinde kesinleşen kararla kamulaştırıldığı, davacının bayii olan kök malik ...'ye noter aracılığıyla bizzat tebligat yapılmış olduğu ve Dairemizce de bu hususun maddi hata sonucu gözardı edildiği anlaşıldığından ve davacılar tarafından da bu tebligatın geçersizliği iddia ve ispat edilmediğinden, Kamulaştırma Kanununun 25. maddesi gereğince davaya konu enerji nakil hattı yönünden kamulaştırma kesinleşmiş olup, dava konusu taşınmazdaki 346 parselden gelen hisse yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile talebin kabulüne karar verilmesi, Doğru görülmemiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemenin Birinci Direnme Kararı 15. Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.01.2021 tarihli ve 2020/349 Esas, 2021/59 Karar sayılı kararı ile; davaya konu edilen güncel tapu kayıtlarının işlem görmeden önceki numaraları 182 ve 346 parsel sayılı taşınmazlar olduğu, bu iki taşınmazda da davacının hissesinin bulunduğu, 346 parsel sayılı taşınmazın 1988 senesinde kamulaştırma işlemine tabi tutulduğu, 182 parsel ile ilgili olarak ise herhangi bir kamulaştırma işlemi tesis edilmediği, 182 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın uyuşmazlık dışı kaldığı, 346 parsel sayılı taşınmaz yönünden ...'ye yapılan bütün tebligatların geçersiz olduğu gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine, sair hususların gerekçeli kararda belirtilmesine karar verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu Kararı 16. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 17. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.03.2022 tarihli ve 2022/5-46 Esas, 2022/304 Karar sayılı kararı ile; ilk derece mahkemesince Özel Dairenin bozma kararına karşı tesis edilen kısa kararda sadece direnilmesine denilmekle yetinildiği, dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı nitelikleri haiz kısa karar kurulmadığı gerekçesiyle karar usulden bozulmuştur. Mahkemenin İkinci Direnme Kararı 18. Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli ve 2022/222 Esas, 2022/313 Karar sayılı kararı ile; önceki kararda açıklanan gerekçe doğrultusunda direnme kararı verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi 19. Direnme kararı süresi içinde davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir. II. UYUŞMAZLIK 20. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat istemine ilişkin eldeki davada, davaya konu enerji nakil hattı yönünden yapılan kamulaştırma işleminin kesinleşip kesinleşmediği noktasında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 21. Uyuşmazlığın çözümüne geçilmeden önce, 6830 sayılı İstimlak Kanunu’nu yürürlükten kaldıran ve 08.11.1983 tarihinde yürürlüğe giren 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun ilgili hükümlerinin açıklanmasında yarar bulunmaktadır. 22. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 05.05.2001 tarihinde 4650 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi 25/1. maddesinde "Hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi için 13. madde uyarınca yapılan tebligatla başlar" hükmü öngörülmüş; 14. maddesinde ise, taşınmaz mal sahibi, zilyet ve diğer ilgililer yönünden 30 günlük dava açma süresinin, noter vasıtasıyla tebligat yapılmış olanlar hakkında tebliğ tarihinden, tebligat yapılamayanlar hakkında noter tebligatı yerine geçmek üzere gazete ile yapılan ilân tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı hüküm altına alınmıştır. 23. Kanun koyucunun kamulaştırmada özel bir önem gösterdiği tebligatın ne şekilde yapılacağı kamulaştırma tarihinde yürürlükte bulunan mülga 13. maddede açıklanmış, prensip itibariyle doğrudan doğruya ve mal sahibinin tespit olunan adresine noter vasıtasıyla tebligat yapılması esası kabul edilmiştir. İdare tarafından noter vasıtası ile yapılacak olan tebligata; kamulaştırması kararlaştırılan taşınmazın kamulaştırılmasına esas uygun ölçekli bir plan ya da krokisi, kamulaştırma kararı, idarece takdir olunan kıymeti, kamulaştırma karşılığının veya ilk taksidinin milli bankalardan birine hak sahibi adına yatırıldığına dair belge, kamulaştırmanın hangi idare yararına yapıldığı ve açılacak davalarda husumetin kime yöneltileceği hususlarına ilişki belgeler eklenmelidir. 24. Burada noter kanalı ile çıkarılan tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre mal sahibine tebliğ edilmesi gerektiği; aksi hâlde tebligatın geçersiz olacağı ve dava açma için zorunlu olan 30 günlük hak düşürücü sürenin mal sahibi yönünden başlamayacağı her türlü duraksamadan uzaktır. 25. Bu hâliyle mal sahibi yönünden açılacak davalarda, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin başlangıcında ilke olarak tebliğ tarihinin esas alınması gerektiği açıktır. Anılan ilkeye tek istisna Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 24.06.1994 tarihli ve 1993/3 Esas, 1994/2 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile getirilmiştir. Anılan kararda, mal sahibine daha önce kamulaştırma işlemi ile ilgili yasaya uygun bir bildirim yapılmamış olması hâlinde, Kamulaştırma Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen 30 günlük hak düşürücü sürenin tapuda ferağ işleminin yapıldığı tarihte başlayacağı benimsenmiştir. 26. Açıklanan yasal durum çerçevesinde; mal sahibi takdir edilen bedele ve maddi hatalara karşı kamulaştırma işlemi tebliğ edilmiş ise tebliğ tarihinden, yasaya uygun bir tebligat yapılmamış ise tapuda ferağ işleminin yapıldığı tarihten itibaren ancak 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde dava açabilecektir. 27. Somut olayda, davacının dava konusu 394 ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki 751/2400 oranındaki hissesinin evveliyatında ... adına kayıtlı iken Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 2005/914 Esas, 2007/519 Karar sayılı kararı ile ... adına tescil edildiği, davacının anılan payı 14.09.2011 tarihinde dava dışı ... isimli şahıstan satın aldığı, imar uygulaması ile oluşan dava konusu taşınmazda davacıya ait 751/2400 (571,27 m2) hissenin, 187/2400 (142,25 m2) payı ... Mahallesi 182 nolu kadastral parselden, 564/2400 (429,02 m2) payının ise ... Mahallesi 346 nolu kadastral parselden geldiği anlaşılmıştır. 28. Dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın direnmeye esas kadastral geldisi olan 346 parsel sayılı taşınmazdan davalı idare lehine 31 - 33. pilonlar arasında kalan 5575 m2 miktarlı Ambarlı-İkitelli 380 kV'lik enerji nakil hattı ve 39 - 40. pilonlar arasında kalan 4359 m2 miktarlı Ambarlı-Küçükköy 154 kV'lik enerji nakil hattının geçtiği tespit edilmiş, 11.02.2014 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisi ile 05.07.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre imar uygulaması neticesinde oluşan dava konusu 394 ada 9 parsel sayılı taşınmazdan ise sadece 31-33. pilonlar arasında kalan 5575 m2 miktarlı Ambarlı-İkitelli 380 kV'lik enerji nakil hattının geçtiği, dava konusu taşınmazın 1795,57 m2'lik kısmının irtifak alanında kaldığı belirtilmiştir. 29. Ambarlı-İkitelli 380 kV'lik enerji nakil hattı için TEK Yönetim Kurulunca verilen kamu yararı kararı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca 17.10.1988 tarihinde onaylanarak kesinleşmiş, kamulaştırma tebligatı ve ekleri ise Üsküdar 2. Noterliği aracılığıyla kök malik ...'ye 29.04.1993 tarihinde bizzat tebliğ edilmiştir. 30. Yukarıda yapılan anlatımlar ışığında somut olay incelendiğinde, kamulaştırma tarihindeki kök malik ...'ye noter aracılığıyla bizzat tebligat yapıldığı anlaşıldığından, davacı tarafın kamulaştırma işlemini, tebligatın yapıldığı 29.04.1993 tarihinde öğrendiği, buna göre davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı, Kamulaştırma Kanunu'nun 4650 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi 25. maddesi gereğince davaya konu enerji nakil hattı yönünden kamulaştırma işleminin kesinleştiği sonucuna varılmıştır. 31. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 32. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. IV. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, Aynı Kanun’un 440-III/1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/649, K. 2025/298, T. 14.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-hukuk-genel-kurulu-2023-649-e-2025-298-k-839e35c745bf