Yargıtay · Ceza Genel Kurulu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2025/708 E. 2026/57 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Ceza Genel Kurulu
- Esas No
- 2025/708
- Karar No
- 2026/57
- Karar Tarihi
KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : Ceza Genel Kurulu MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 8-2 HÜKÜM : Sanık hakkında görevde yetkiyi kötüye kullanmak, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenilmesi ve kayda alınması ile özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine ilişkindir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında görevde yetkiyi kötüye kullanmak, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenilmesi ve kayda alınması ile özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından açılan kamu davasının TCK'nın 66/1 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine ilişkin ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesince verilen 30.09.2025 tarihli ve 8-2 sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının onama istemli 24.12.2025 tarihli ve 149205 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. İNCELEME KONUSU VE ÖN SORUN Sanık hakkında kurulan düşme hükümlerinin isabetli olup olmadığına ilişkin temyiz incelemesine geçilmeden evvel Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca gerekçeli kararın sanığa tebliğinin gerekip gerekmediği hususu öncelikle değerlendirilmiştir. III. GEREKÇE Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 23.01.2020 tarihli ve 778-20 sayılı kararında belirtildiği üzere; Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesi şöyledir; "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.". Hak arama hürriyetiyle yakından ilişkili olan CMK'nın "Kararların Açıklanması ve Tebliği" başlıklı 35. maddesi ise şöyledir; "(1) İlgili tarafın yüzüne karşı verilen karar kendisine açıklanır ve isterse kararın bir örneği de verilir. (2) Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur. (3) İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır." Görüldüğü gibi temyiz incelemesinin yapılabilmesi için bu yola başvuru hakkı bulunanların kararı tefhim veya tebliğ yoluyla öğrenmelerinin sağlanması kanuni bir mecburiyettir. CMK'nın kanun yollarına başvurma hakkını düzenleyen 260. maddesinin birinci fıkrası; "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." hükmünü içermektedir. Bu emredici düzenleme nedeniyle temyiz mahkemesince, temyiz davasının görülmesine başlanmadan önce ilgililerin tümünün davadan ve hükümden haberdar olup olmadıklarının denetlenmesi, kararı usulüne uygun şekilde öğrenmelerinin sağlanması ve müteakiben inceleme yaparak kanun yoluna başvuru hakkını da içeren adil yargılanma ilkesine işlerlik kazandırılması gerekmektedir. Buna göre, gerekçeli kararın sanığa tebliğ edilerek yasal temyiz süresinin başlatılması, kararın sanık tarafından temyiz edilmemesi durumunda dosyanın Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, temyiz edilmesi durumunda ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ek tebliğname düzenlendikten sonra tüm temyiz istemlerinin birlikte ve tek seferde incelenerek davanın sonuçlandırılması gerektiği kabul edilmelidir. Bu itibarla, gerekçeli kararın sanığa tebliğ edilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmelidir. IV. KARAR Dosyanın, 30.09.2025 tarihli gerekçeli kararın sanığa tebliğ edilmesi için Yargıtay 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.