Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2024/278 E. 2026/180 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2024/278
Karar No
2026/180
Karar Tarihi

KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 308-85

I. HUKUKİ SÜREÇ Sanığın nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-e, 39/2, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.03.2021 tarihli ve 116 -125 sayılı hükmün, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 01.07.2021 tarih ve 1716-1871 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine; bu kararın da Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesince 30.05.2022 tarih ve 12814-4109 sayı ile; "...Suça sürüklenen çocuk ... ile sanık ...'in 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesince 08.02.2023 tarih ve 308-85 sayı ile sanığın nitelikli kasten öldürme suçundan TCK'nın 37. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 82/1-e, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesince 13.12.2023 tarih, 4267-7849 sayı ve oy çokluğu ile; ''...Tokat ...Lisesi öğrencileri ... ile ... başlayan tartışmanın iki tarafın da olayı arkadaşlarına anlatması ile duyulduğu, okul önünde kavga olacağı söylentilerinin yayıldığı, olay günü okul önünde maktul ve arkadaşlarının bulunduğu, okul önünde kavga olabileceği ihtimalini duyan sanık ...'in suça sürüklenen çocuk ...'i arayarak '...Lisesi'nin oraya gitmeyin, sizi dövecekler, gidecekseniz beni de bekleyin, beraber gidelim' dediği, bunun üzerine sanık ... ile suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'ın buluşarak olay yerine geldikleri, sanık ...'in ... ile tartıştığı, 'Hanginiz beni dövecek' dediği, kavga olmaması için maktul ... ...'in araya girdiği, sanık ...'in maktule vurarak gerginliği arttırdığı, ..., ... ve ...'in karşı tarafla kavga etmeye başladığı, kargaşa esnasında suça sürüklenen çocuk ...'in üzerinde bulunan bıçakla maktulü 2 yerinden bıçaklayıp ölümüne neden olduğu olayda; ...'in olay günü yanına bıçak aldığının sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... tarafından bilindiğine dair delil bulunmadığı, kavga çıkacağını bildikleri için okul önüne gittiklerini beyan ettikleri, bıçaklama eyleminden sonra maktule karşı bir saldırılarının bulunmadığı, suça sürüklenen çocuk ...'in kavga sırasında bıçağını çıkarıp maktulü öldürmesi eylemine sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ...'ın fail olarak iştirak etmedikleri anlaşıldığından, eylemlerinin kasten öldürme suçuna yardım olarak nitelendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi...'' isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Daire Üyeleri ... ve ... Sayın; hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 11.01.2024 tarih ve 2023/32817 sayı ile; "...Sanık ... ile suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'ın karşı grup ile kavga edecekleri düşüncesiyle fikir birliği ve iştirak iradesi altında maktul ve arkadaşlarının bulunduğu yere geldikleri, ...'in karşı gruptakilere 'hanginiz beni dövecek' diye söylemesi üzerine maktul ... ...'in kavga çıkmaması için araya girdiği, ancak sanık ...'in maktulün boğazına yapışıp, maktule ilk yumruğu vurarak kavgayı başlatığı daha sonra ... ile birlikte maktulü darp ettikleri, aralarındaki iş birliği ile maktulün direncini kırdıkları, bu şekilde ...'in ...'in üzerinde bıçak olduğunu bilerek maktulü bıçaklamasına imkan sağladığı, böylece fiil üzerinde ortak hakimiyet kurdukları ve ...'in maktulü bıçakladığını öğrenmesinden sonra birlikte olay yerinden ayrıldıkları, buna göre sanık ...'in çocuk ...'ın ... ... tarafından kasten öldürülmesi eylemine TCK'nin 37/1. maddesi kapsamında müşterek fail olarak katıldığı...'' görüşüyle itiraz yoluna başvurulmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 24.04.2024 tarih, 370-2747 sayı ve oy çokluğuyla itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI VE KONUSU İtirazın kapsamına göre inceleme, sanığın maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile çoğunluğu Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ... ...'ün nitelikli kasten öldürme eylemine müşterek fail sıfatıyla mı yoksa yardım eden sıfatıyla mı katıldığının belirlenmesine ilişkindir.

IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Ölü muayene ve otopsi raporuna göre; maktulde iki adet kesici delici alet yarası görüldüğü, sol meme başının 10 cm aşağısındaki yaranın tek başına öldürücü nitelik taşıdığı, sağ kalça arka dış yan yüzde yer alan diğer yaranın ise öldürücü olmadığı, kesin ölüm nedeninin kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ hasarı ile iç ve dış kanama neticesinde meydana geldiği, Sanık hakkında düzenlenen adli raporlara göre; çenesinden ve başından darbe aldığını beyan eden sanıkta meydana gelen yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği, Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 29.01.2020 tarihli uzmanlık raporuna göre; olayda kullanılan bıçağın 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz olduğu ancak vahim nitelik taşımadığı, bıçak üzerinde vücut izi bulunmadığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Bilişim İhtisas Dairesi Ses ve Görüntü İnceleme Şubesince düzenlenen 27.11.2020 tarihli raporda olay anına ait görüntülerin yer aldığı, Anlaşılmaktadır. Katılan ...; oğlunun iyi niyetle kavgayı ayırmaya çalışırken sanıklar tarafından darp edilip bıçaklandığını, olay esnasında okulda bulunan okul polisinin de olaya müdahale etmediğini, İnceleme dışı mağdur ...; maktulün okuldan arkadaşı olduğunu, olay günü sanıkların araçların arasında maktulü darp ettiklerini, kavgayı ayırmak için gittiğinde kendisini de dövdüklerini, maktulün bıçaklanma anına şahitlik etmediğini, inceleme dışı sanık ...'in kaçarken ''Sizi de keserim!'' diye bağırdığını, ancak bu esnada elinde bıçak görmediğini, taraflar arasında herhangi bir küfürleşme duymadığını, İnceleme dışı katılan ...; olay günü okulun karşı tarafındaki arka sokaktan evine doğru giderken arkadaşları olan maktul ile tanıklar ..., ..., ... ve ...'ı beklerken gördüğünü, sebebini sorduğunda perşembe günü kızlar arasında bir kavga olduğunu söylediklerini, cep telefonu çalan tanık ...'in telefonunu ortaya doğru uzattığını, maktulün telefona bakılması yönünde işaret etmesi üzerine telefonu kendisinin açtığını, karşı taraftan tanımadığı bir kişinin küfür ederek ''Geliyoruz.'' dediğini, bir süre sonra okulun önüne gelen inceleme dışı ...'in "Kimmiş beni dövecek?" diye sorduğunu, kendisinin de ''Kavgaya gerek yok.'' şeklinde karşılık verdiğini, bu esnada sanığın maktule yumruk attığını, inceleme dışı ... ve maktulün bu yumruktan sonra yerde boğuşmaya başladıklarını, inceleme dışı ...'ı bu olaylar esnasında hiç görmediğini, olayların iki araç arasında meydana geldiğini, uzaklaşırken dönüp baktığında sanık ve yanındakilerin yürüyerek olay yerinden uzaklaştıklarını, bıçaklanma anını görmediğini, sanık ve yanındakiler arasında herhangi bir konuşma da duymadığını, İnceleme dışı katılan ...; okul önündeki kalabalığın kavga başlayınca dağıldığını, daha sonra sanık ve beraberindekilerin olay yerine geldiklerini, inceleme dışı ...'in ''... kim?'' diye sorduğunu, tanık ...'nin ''Benim.'' demesi üzerine adı geçenlerin konuştuklarını, bu esnada küfür ya da tehdit duymadığını, bir süre sonra her ikisinin de birbirlerinin üzerine doğru gittiklerini, maktulün de tarafları ayırmak için araya girerek tarafları eli ile hafifçe uzaklaştırdığını, tam o esnada sanığın maktule yumruk attığını, maktulün de sanığa aynı şekilde karşılık verdiğini, ardından inceleme dışı ...'in de maktule vurduğunu, bıçaklanma anını görmediğini, inceleme dışı ...'ın da olay yerinde olduğunu ancak maktule vurduğunu görmediğini, olay yerinden biraz uzaklaştığında sanığın sakin bir şekilde inceleme dışı ...'e ''Vurdun mu?'' diye sorduğunu, onun da ''Vurdum.'' dediğini, sanığın ''O zaman gidelim.'' demesiyle olay yerinden yürüyerek uzaklaştıklarını, maktulün bıçakladığı anı görmediğini, diğer sanıkların elinde de herhangi bir şey görmediğini, olay günü kavga olabileceği yönünde okulda genel bir söylenti olduğunu, İnceleme dışı katılan ...; olay günü okul içerisinde kavga olacağı şeklinde söylentiler dolaştığını, okulun arkasında her zaman buluştukları sokakta arkadaşları ile buluştuklarını, bu sırada yanlarında bulunan tanık ...'in telefonunun çaldığını, aramaya tanık ...'nin cevap verdiğini, karşı taraftan bir sesin küfür ederek ''Geliyoruz.'' dediğini, olay yerine geldiklerinde inceleme dışı ...'in ''Benimle konuşan kim?'' diye sorduğunu, tanık ...'nin de kendisi olduğu yönünde cevap verdiğini, maktulün aralarına girerek her ikisini kenara ittiği sırada sanığın gelerek maktule yumruk attığını, daha sonra inceleme dışı ...'in de maktule vurduğunu, ancak inceleme dışı ...'ın olaya karıştığını görmediğini, maktulün düştüğü yere doğru giderken inceleme dışı ...'in de peşinden giderek bıçak çıkarıp savurduğunu, sonrasında sanığın inceleme dışı ...'in yanına gelerek "Bastın mı?" diye sorduğunu, inceleme dışı ...'in de "Bastım." şeklinde sanığı onayladığını, Tanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., aşamalarda benzer şekilde; kavganın sanığın maktule yumruk atması üzerine başladığını, İnceleme dışı suça sürüklenen çocuk ...; inceleme dışı ...'in kız arkadaşı ile tartışma yaşayan tanık ... ile konuşmak için hep birlikte okula gittiklerini, ancak tanık ...'nın inceleme dışı ... ile görüşmek istemediğini, konuşmak amacıyla okul çıkışına yeniden gitseler de tanık ...'nın konuşmak istemeyerek kaçtığını, ayrılırken de ''Sizi okulun önünde dövecekler.'' dediğini, olay yerine doğru gittikleri sırada sanığın telefonla kendilerini arayarak beraber gitmek istediğini söylediğini, okul civarına vardıklarında 30-40 kişilik kalabalık bir grubun kendilerini beklediğini gördüklerini, önce maktul ile inceleme dışı ...'in konuştuklarını, maktulün "Siz benim kardeşim ile uğraşamazsınız, sizi buradan çıkarmayız!" diyerek hakaret ettiğini, maktul inceleme dışı ...'i itekleyince sanığın araya girerek maktulü ittiğini, daha sonra maktulün de içinde bulunduğu grubun iki aracın arasında inceleme dışı ... ve sanığı darp etmeye başladıklarını, inceleme dışı ...'in can havliyle bıçağını çıkararak savurduğunu, maktul tekme savurarak üzerine gelmeye devam edince inceleme dışı ...'in bıçağı ikinci defa savurduğunu, bu defa maktulün yere düştüğünü, İnceleme dışı suça sürüklenen çocuk ... ...; olaydan önce kız arkadaşı tanık ... ile tanık ... arasında yaşanan tartışma sebebiyle tanık ... ile konuşmak için okula gittiğini, burada tanık ...'nın kendisine küfür ettiğini, olay günü de sanığın kendisini arayarak ''Bizi okulun orada bekliyorlar.'' dediğini, buluşarak birlikte okula gittiklerini, okul civarında toplamda otuz kişi olduğunu gördüğünü, maktule ''Kavgaya gerek yok!'' dediğini, maktulün ise kendisini göğsünden iteklediğini, bu esnada sanığın araya girerek maktule aynı şekilde karşılık verdiğini, iteklediğini, maktulün ise kendisine küfür ederek "Sen kardeşime yanlış yapmışsın, sizi buradan çıkartmam!" dediğini, bundan sonra kalabalık bir grubun sanık ve kendisini iki aracın arasında sıkıştırarak darp etmeye başladığını, ensesine doğru sert bir darbe alınca can havliyle cebinde bulunan bıçağı çıkartarak rastgele savurduğunu, maktulün yaralandığını bilmediğini, Beyan etmişlerdir. Sanık ...; kız arkadaşından inceleme dışı ... ve ...'ın okulun önünde dövüleceklerini öğrendiğini ve onları arayarak okula gitmemelerini söylediğini, ısrar etmeleri üzerine kendisinin de onlara katılarak ...Lisesine gittiğini, inceleme dışı ... ve ...'in üzerlerinde herhangi bir kesici ve delici görmediğini, fakat inceleme dışı ...'in bıçak taşıdığını bildiğini, kavgaya karşı tarafın kendisine küfür etmesi nedeniyle karıştığını, kesinlikle organize bir şekilde hareket etmediklerini, Mahkemede önceki ifadelerinden farklı olarak; olay yerine konuşmaya gittiğini, maktülün inceleme dışı ...'i itekleyerek göğüsüne doğru vurduğunu görünce kendisinin de ayrılması için maktulü hafifçe iteklediğini, daha sonra kalabalığı oluşturanların üzerlerine çullanarak kendilerine vurduklarını, bu esnada inceleme dışı ...'in elindeki bıçağı savurduğunu, herkesin ''... ölüyor!'' diye bağırdığını, bir süre sonra olay yerinden ayrıldıklarını, inceleme dışı ... ile konuşurlarken maktulün "Siz benim kardeşime yanlış yapamazsınız!" diyerek küfür ettiğini ve "Buradan çıkamazsınız" şeklinde tehditte bulunduğunu, olay yerinden ayrılırken inceleme dışı ...'e ''Ne oldu?'' diye sorduğunu, onun da "Üzerime çullandılar ben de bıçağı savurdum!" diyerek karşılık verdiğini, Savunmuştur. V. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Ayrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun 24.12.2025 tarihli ve 156-600; 26.11.2025 tarihli ve 529-539; 21.04.2025 tarihli ve 196-181; 16.04.2025 tarihli ve 173-166 sayılı içtihatları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere; Suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiilî gerçekleştirmeyen diğer suç ortaklarına şerik denilmekte olup TCK’da şeriklik, azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, kanuni tanımdaki fiilî gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan bir suç ortağı, gerçekleşen fiilden TCK'nın 40. maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olmaktadır. TCK'nın 39/2. maddesindeki düzenlemeye göre, yardım etme; maddi yardım ve manevi yardım olarak ikiye ayrılmaktadır. 1- Bir suçun işlenmesine maddi yardımda bulunma çok çeşitli şekillerde ortaya çıkmakla birlikte anılan maddede maddi yardım; a) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek, b) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak, Olarak sayılmıştır. 2- Manevi yardım ise; a) Suç işlemeye teşvik etmek, b) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek, c) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaad etmek, d) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek, Şeklinde belirtilmiştir. Kişinin eyleminin, bir suçun katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin belirlenmesi için, eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonrasındaki davranışların da dikkate alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Zira "yardım etme"yi müşterek faillikten ayıran en önemli unsur, kişinin suçun işlenişi sırasında fiil üzerinde ortak hâkimiyetinin bulunmamasıdır. İştirak iradesi, suça katılanların birbirinden ayrı hareketlerini bir bütün hâline getiren, onları bağlayan manevi bir bağdır (YCGK 20.02.2020 tarihli ve 145-116 sayılı). Mevcut katkı somut olayın özelliklerine göre zımni olarak veya ani ortaya çıkan bir karar biçiminde de olabilir. Doktrinde bir kısım yazarlarca, kararlaştırılan hareketlerin sınırı dışında kalıyorsa meydana gelen farklı suçtan, sadece bu hareketleri yapanların mesul bulundukları; yok eğer kararlaştırılan hareketlerin kapsamı içinde ise ortaya çıkan farklı sonuçtan (kararlaştırılandan daha hafif veya daha ağır olup olmadığına bakılmaksızın) bütün ortakların birlikte sorumlu olacakları ifade edilmiştir (Nevzat Toroslu, Haluk Toroslu, Ceza Hukuku Genel Kısım, Savaş Yayınevi, 2019, s. 347). Diğer bir kısım yazarlar ise bu açıklamalara ilaveten, anlaşma dışında kalan netice ile suç ortaklarının hareketleri arasında nedensel bir bağ bulunması gerektiği, ortaklardan birinin anlaşma dışı olarak işlemiş olduğu suçun, öteki ortakların hareketlerinin nedensel bir sonucu olmasının lüzumlu olduğu, ortada böyle bir nedensel bağ yok ise anlaşma dışında kalan suçtan sadece eylemi icra eden failin sorumlu tutulacağı ve en nihayetinde meydana gelen neticenin beşeri deney kurallarına göre olağan ve öngörülebilir bir netice olması gerektiğini dile getirmektedirler (Hafızoğulları-Özen, s.343 vd). Müşterek faillikten bahsedebilmek için fiil üzerinde hakimiyet yanında "suçu birlikte işleme iradesi"nin de mevcudiyeti gerekir. Müşterek faillerden birinin kararlaştırılan suçtan başka bir suçu veya kararlaştırılan suçun nitelikli veya ağır şeklini gerçekleştirmesi halinde, diğer müşterek faillerin gerçekleşeceğini (en azından) tahmin ettikleri, hesaba kattıkları, öngördükleri ve gerçekleşmesine katlandıkları bu neticelerden de sorumlu tutulacakları konusunda müstakar uygulamada tereddüt yoktur (CGK'nın 16.04.2025 tarihli ve 173-166 sayılı kararı). Birlikte suç işleme kararı olmaksızın birbirinden habersiz birden fazla kişi tarafından aynı konu üzerinde aynı suçun aynı anda işlenmesi hâlinde ise yan yana faillik söz konusu olacaktır. Ancak suçun failleri arasında böyle bir müşterek suç işleme kararı mevcut değilse, bu kişilerin müşterek fail olarak sorumlu tutulması söz konusu değildir. Bu durumda birbirinden habersiz hareket eden kişilerin sorumluluğunu bizzat kendi davranışları göz önünde tutularak tayin etmek mümkün olacaktır (Özgenç, s. 519). İştirak iradesinin söz konusu olabilmesi için belli bir suçun gerçekleştirilmesinin bilinmesi ve istenmesinin yanı sıra kendi davranışı ile diğerlerinin davranışına katkıda bulunmak bilinç ve iradesi de gereklidir. İştirakte söz konusu olan isteme, belli bir suçun işlenmesini istemedir. Yoksa belirsiz sayıda suçların işlenmesi için kişilerin tahrik edilmesi sonucu işlenen suçlarda iştirak söz konusu değildir... (Timur, Demirbaş, Ceza Hukuku Genel Hükümler, 16. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2021, s. 535). İştirak iradesinde önemli olan ve suça katılanlarca bilinip istenen husus suç değil, suçta işbirliğidir. İştirak iradesinin oluşma zamanı, suçtan önce ya da suç işlenirken olmalıdır. Suç işlendikten sonra iştirak iradesinden bahsedilemez(YCGK 28.12.2022 tarihli ve 296-860 sayılı). B. Somut Olaya İlişkin Hukuki Değerlendirme Tokat ...Lisesi öğrencileri olan tanık ... ile tanık ... arasında olaydan bir gün önce yaşanan tartışmanın, tanık ... tarafından erkek arkadaşı olan inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ...'e, tanık ... tarafından da bir arkadaşı aracılığı ile maktulün de aralarında bulunduğu gruptan tanık ...'ye aktarıldığı, olay günü kavga ihtimaline binaen maktulün de içinde olduğu grubun olay mahalli olan okula gittiği, kavga öncesinde tanık ...'in cep telefonuyla sanık ile tanık ...'nin görüştükleri, ardından sanığın inceleme dışı ...'i arayarak "...Lisesinin oraya gitmeyin, sizi dövecekler, gidecekseniz beni de bekleyin, beraber gidelim!" dediği, böylelikle sanık ile inceleme dışı ... ve ...'ın buluşarak olay yerine geldikleri, inceleme dışı ...'in "Hanginiz beni dövecek?" diye sorması üzerine kavga çıkmaması için maktulün araya girdiği, ancak sanığın maktule vurarak gerginliği artırdığı ve tarafların kavga etmeye başladıkları, kavga esnasında inceleme dışı ...'in üzerinde bulunan bıçakla maktulü iki yerinden bıçaklayıp ölümüne neden olduğu, sanığın ise inceleme dışı ...'in bu eylemine yardım eden olarak iştirak ettiği Derece Mahkemesince kabul edilen olayda; Kavga çıkacağını bilerek inceleme dışı suça sürüklenen çocuklarla birlikte olay yerine gelen sanığın, kavganın başlamasına sebebiyet verecek şekilde maktulü itmesi/yumrukla vurması dışında, onun eylemi üzerinde fiilî hâkimiyet kurarak fonksiyonel bir katkı sunduğu kanıtlanamamıştır. Bu anlamda sanığın maktule yönelik eylem gerçekleştikten hemen sonra inceleme dışı ...'e ''Vurdun mu/Bastın mı?'' şeklinde sorduğu iddiası tek başına müşterek failliğin varlığına delalet etmeyeceği gibi inceleme dışı katılanlar ... ve ...'ın bu yöndeki anlatımları, olayı bizzat gören diğer kimselerce doğrulanmadığından şüphe boyutunda kalmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; maktule ilk yumruğu vurmak suretiyle inceleme dışı ...'in nitelikli kasten öldürme suçunun icrasını kolaylaştıran sanığın TCK'nın 39/2-c maddesi uyarınca yardım eden sıfatıyla iştirakten sorumlu tutulması gerektiği kabul edilmelidir. Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan sekiz Ceza Genel Kurulu Üyesi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2024/278, K. 2026/180, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2024-278-e-2026-180-k-cee591f15e6b