Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/825 E. 2026/2849 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/825
- Karar No
- 2026/2849
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3521 E., 2025/1531 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/448 E., 2021/770 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.08.2004-16.11.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde bölge müdürü olarak çalıştığını, son ücretinin aylık brüt 10.650,00 TL olduğunu, iş sözleşmesinin işverence 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi hükmü gereğince feshedildiğini, işyerinde fazla çalışma yapıldığını, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam edildiğini, söz konusu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini ayrıca 2013, 20 14... yıllarına ait primlerinin de ödenmediğini ileri sürerek prim, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, faiz başlangıcına ilişkin taleplerin hukuka aykırı olduğunu, yüksek maktu ücretle ve ciro primine bağlı çalıştığından fazla çalışma ücreti talep edemeyeceğini, davacıya hafta tatillerinin eksiksiz kullandırıldığını, ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalışması olmadığını, prime hak kazanabilmesi için geciktirici şart gerçekleşmediğinden davacının prim alacağına hak kazanamadığını, müvekkili Şirketin ilgili yıllarda mali hedeflerini gerçekleştiremediği gibi zarar ettiğinden hiçbir çalışanın prim hakkının doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık anlatımları ile iş sözleşmesinde yer alan davacıya ödenen aylık ücrete fazla çalışma ücretlerinin dâhil olduğuna ilişkin hüküm bir arada değerlendirildiğinde davacının haftalık 2,3 saat fazla çalışma yaptığı, temmuz, ağustos, aralık ve ocak aylarında ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığı ancak karşılığı ücretlerin ödendiği davalı tarafça ispatlanamadığından davacının fazla çalışma ücreti ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazandığı, haftanın altı günü çalıştığı anlaşılmakla hafta tatili ücret talebinin reddine karar vermek gerektiği, dosya kapsamına göre prim ödemesinin işyeri uygulaması olduğu, davacıya prim ödemesi yapılan 2012 yılında da davalı Şirketin zarar ettiği, davalı Şirketin zarar etmesinin davacıya prim ödenmesine engel teşkil etmediği ve davacının talebine konu dönemde davalı tarafından davacıya prim ödemesi yapıldığına ilişkin delil sunulmadığından davacının prim alacağına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının üst düzey yönetici olup çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini, 2. Davacının prim alacağının bulunmadığını, primin geciktirici şarta bağlı olarak düzenlendiğini, dava konusu yıllarda primin bağlı olduğu şart gerçekleşmediğinden davacının prim alacağına hak kazanamadığını, 3. Davacını fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücret alacaklarının hesaplanması noktasında menfaat birliği içerisinde olan tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağını, tanık beyanlarının ancak davacı ile eş zamanlı çalıştıkları dönemler yönünden esas alınabileceğini ayrıca puantaj kayıtlarının yazılı delil niteliğinde olup dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve gene tatil ücret alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile prim alacağına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Taraflarca getirilme ilkesi" başlıklı 25/1 hükmü şu şekildedir: "Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz" 6100 sayılı Kanun'un "Taleple bağlılık ilkesi" kenar başlıklı 26/1 hükmü ise şöyledir: "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir."
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin çoğunlukla sorumlu olduğu illere giderek sahada görev yaptığını, son 1 yıla kadar haftada 6 gün, 08.15-19.00 saatleri arasında çalıştığını, kimi zaman haftanın 7 günü çalışıp çıkış saatlerinin 21.00-22.00'yi bulduğunu yine son 1 yıla kadar resmî ve genel tatillerde çalışırken dinî bayramlarda bir gün izin yapıldığını iddia etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, çalışma sistemini gösterir puantaj kaydı veya başkaca delil olmadığından davacının tanık beyanlarına göre merkezde ve sahada yaptığı çalışmaların aynı saatler içerisinde olduğu bu itibarla tüm çalışma süresi içerisinde haftanın 6 günü 08.15-18.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme ile haftada 7,5 saat fazla çalışma yaptığı ve iş sözleşmesinde yer alan fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğu hükmünün de hesaplamada dikkate alındığı belirtilmiş ayrıca temmuz, ağustos ve aralık, ocak aylarında ulusal ... ve genel tatillerde çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Ancak davacının dava dilekçesinde son 1 yıla kadar yaptığı çalışmalarla ilgili talepte bulunduğu, son 1 yıl için talebi olmadığı gibi bu dönemdeki çalışma sistemine yönelik bir açıklamada da bulunmadığı anlaşıldığından davacı talebi ile bağlı kalmak suretiyle fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil ücretleri hesabının son 1 yıl için yapılmaması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.