Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/558 E. 2026/3194 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/558
Karar No
2026/3194
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2393 E., 2025/1704 K. DAVA TARİHİ : 20.07.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/413 E., 2022/137 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkete ait işyerinde su ustası ve şoför sıfatı ile 05.05.2006-28.02.2018 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkilinin işçisi olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili İdarenin ihale makamı sıfatı ile ancak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 36. maddesi kapsamında sorumlu olabileceğini, müvekkili İdarenin asıl işveren sıfatının bulunmadığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamındaki belgelere göre davacının davalı işyerinde çalıştığı kıdem süresinin 9 yıl 2 ay 6 gün olduğu, iş sözleşmesi davalı tarafından haklı ve geçerli bir neden olmadan feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ödenmeyen alacaklarının bulunduğu, davalının asıl işveren sıfatıyla talep edilen alacaklardan sorumlu olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada kıdem ve ihbar tazminatı hakkını ortadan kaldıracak şekilde fesih yapıldığının davalı tarafça ispat olunamadığı, ıslah sonrası zamanaşımına uğrayan alacak bulunmadığı, davacının ödenmeyen alacaklarının kanuna ve usule uygun olarak hesaplanarak hüküm altına alındığı gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Husumet itirazlarının bulunduğunu, davalı ile yüklenici firmalar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, 2. İlk Derece Mahkemesi kararından sonra istinaf aşamasında tarafların sulh olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sulh ve ibra konulu bu protokol dikkate alınmadan hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; husumet, dava konusu tazminat ve alacaklardan davalının sorumluluğu ile sulhe ilişkindir. Dosya kapsamında bulunan ve davalı vekili tarafından 16.12.2025 tarihinde sunulan 16.09.2022 tarihli sulh ve ibra protokolü incelendiğinde; söz konusu sulhun İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2022 tarihli kararına karşı istinaf başvurusunun yapılmasından ve istinafa dosya gönderme formunun düzenlenmesinden sonra, ancak Bölge Adliye Mahkemesince esasa ilişkin karar verilmeden önce gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 314/3 hükmü uyarınca dosyanın üst mahkemeye gönderilmesinden sonra yapılan sulh hâlinde, temyiz incelemesi yapılmaksızın dosya sulh konusunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye iade edilmelidir. Somut olayda sulh, dosyanın istinafa gönderilmesinden sonra yapılmış olmakla Bölge Adliye Mahkemesince esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın sulh hususunda ek karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi gerekirken esastan inceleme yapılarak karar verilmesi hatalı olmuştur. Belirtilen sebeplerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden bozulması ile dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/558, K. 2026/3194, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-558-e-2026-3194-k-24f97cd18620