Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/5393 E. 2026/4213 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5393
- Karar No
- 2026/4213
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/27 E., 2026/234 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Azdavay Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/135 E., 2024/325 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2026 tarihli ek kararı ile; kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Ek karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) ek madde 1/2 hükmü uyarınca, dava konusu uyuşmazlıkta uygulanacak olan kesinlik sınırı dava tarihi olan 2022 yılındaki kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL ’dir. İlk Derece Mahkemesince ise; davacının toplamda 134.879,31 TL'lik alacağı hüküm altına alınmış olup, bu miktar dava tarihindeki kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin üstünde kalmaktadır. Bu durumda temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 13.03.2026 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekir. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. maddesi ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18. maddesi uyarınca yapılan ön incelemede; Bölge Adliye Mahkemesinin kararını temyiz eden davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurma harcı ile nispi temyiz karar harcının yatırılmadığı belirlenmiştir. Temyiz eden davalının yargı harçlarından istisna veya muafiyetinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca; yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Bu itibarla; 1. Kararı veren Mahkeme tarafından 6100 sayılı Kanunu'nun 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344. maddesi uyarınca; a) Temyizi nedeniyle; temyiz yoluna başvurma harcı ile nispi temyiz karar harcının bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi hâlde temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılacağı hususunun başvurana yazılı olarak bildirilmesi, b) Verilen kesin süre içinde temyiz harçları tamamlanmadığı takdirde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilerek başvurana tebliğ edilmesi, 2. Verilen kesin süre içinde; a) Temyiz harçlarının tamamlanması hâlinde, b) Temyiz harçlarının tamamlanmaması sebebiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz edilmesi durumunda ise temyiz harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderilmesi gerekir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.