Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/512 E. 2026/2584 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/512
- Karar No
- 2026/2584
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2258 E., 2025/2919 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 22. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/127 E., 2025/287 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının ... havalimanı projesinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile ... Devleti arasında imzalanan 30.03.2008 tarihli İşgücü Değişimi Hakkında Anlaşma uyarınca dava konusu uyuşmazlığın ... hukukuna göre çözümlenmesi gerektiğini, müvekkili Şirketin ...'te işveren konumunda olduğu bir havalimanı inşaatı projesinin bulunmadığını, işbu inşaat projesinin ... İnşaat ... Şirketine ait olduğunu, davacının kendi çalışanları olmadığını, müvekkili Şirketin talep konusu alacaklardan sorumlu tutulamayacağını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu çalışmaların ... ülkesinde geçmesi nedeniyle dosyada ... hukuku uygulandığı, ... Özel Sektör İş Kanunu'nun 144. maddesinde mahkemeye başvurma için öngörülen sürenin iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren bir yıl olarak belirlendiği, bu sürenin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu, davacının işçilik alacaklarının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait ...'teki işyerinde çalıştığı, uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanmasının isabetli olduğu, davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesinde alacakların zamanaşımına uğradığının savunulduğu, davacının iş sözleşmesinin sona erdiği tarih ile dava tarihi dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 26.02.2025 tarihli ve 2024/14286 Esas ve 2025/2073 Karar sayılı kararı ile dava tarihi dikkate alındığında davacının vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında hata bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. ... hukukuna göre davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını söylemenin mümkün olmadığını, 2. Yabancı hukukta yer alan zamanaşımı hükmünün uygulanmasının açıkça yasaya aykırılık teşkil ettiğini, 3. ... hukukundaki mahkemeye başvuru süresinin hatalı yorumlandığını, 4. Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, 5. Davalı lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, 6. Arabulucu masrafının taraflarına yükletilmesinin kabul edilemez olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı, vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.