Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3995 E. 2026/3479 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3995
- Karar No
- 2026/3479
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1723 E., 2026/159 K. DAVA TARİHİ : 25.05.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/168 E., 2024/144 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde mutfak ve yemekhane bölümünde çalıştığını, asıl işverenin davalı Bakanlık olduğunu, ücretinin 2018 yılı Nisan ayına kadar idari şartnamelere, 2018 Nisan ayından sonra toplu iş sözleşmelerine göre belirlendiğini, ücreti yanında yemek, servis, bayram harçlığı, ilave tediye, ikramiye, çocuk, yakacak, giyim yardımı, gece farkı zammı, kıdem farkı, çocuk parası, ..., aile yardımı, sorumluluk zammı, direksiyon zammı, gece çalışması gibi ayni ve nakdi haklar aldığını, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle davacı tarafından feshedildiğini, yıllık ücretli izinlerinin tam olarak kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının personel çalıştırılmasına dayalı olmayan malzeme dâhil yemek hazırlama ve dağıtım hizmetleri ihaleleri kapsamında çalışmaya başladığını, 26.05.2016 tarihinden sonra personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihaleleri kapsamında alt işverene bağlı olarak görev yaptığını, 01.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçtiğini, yaşlılık aylığına hak kazanması nedeniyle emekliye sevk edildiğini, davacının 26.05.2016-01.04.2018 tarihleri arasından müvekkili Bakanlık sorumlu ise de kadroya geçerken sulh sözleşmesi imzaladığını, davacının kıdem tazminatı ödemesi hususunda yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına ilişkin yazıyı Bakanlığa teslim etmemesi nedeniyle kıdem tazminatı ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 02.04.2018 tarihi öncesinde davalı İdare tarafından belirli süreler ile gerçekleşen personel ve hizmet alımına ilişkin sözleşmelerle iş alan dava dışı yüklenici şirketler bünyesinde, 02.04.2018 tarihi sonrasında davalıya bağlı ... Numune Hastanesinde sürekli işçi kadrosunda yemekhane personeli olarak çalıştığı, Kuruma yapılan bildirimin emeklilik Kod (8) şeklinde olduğu, iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı haklar bakımından önceki dönem çalışma süresi de dikkate alınarak hesaplamaya esas sürenin belirlendiği, dava dışı yüklenici firmalarla davalı Bakanlık arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, işçilik alacaklarından asıl işveren olarak davalının sorumlu olduğu, iş sözleşmesi emeklilik sebebiyle feshedildiğinden davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığı, karşılığı ödenmeyen yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, zamanaşımına uğrayan alacak bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Alacakların zamanaşımına uğradığını, 2. Davacının 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kadroya geçmeden önce sulh sözleşmesi imzalayarak iş sözleşmelerinden doğan herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve feragat ettiğini kabul ettiğini, davacının bir alacağı bulunmadığını, 3. Davacının ... ile İdare arasında personel alımına dayalı hizmet sözleşmesi bulunmadığını, ihalenin yemek ihalesi olup işçi alınması, işçi çıkarılması ve işçi haklarının ödenmesi gibi sorumlulukların yükleniciye ait olduğunu, davacının hak ettiği bir alacağı bulunmadığını, 4. Davacının bir alacağı mevcut ise bundan ihbar edilen ilgili Şirketlerin sorumlu olduğunu, davalı İdare açısından davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, zamanaşımı, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, yıllık ücretli izin alacağının ispatı ve davacının işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşullarına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde, yıllık izin ücretlerinin eksik kullandırıldığını ileri sürerek yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hizmet süresine göre hak kazandığı yıllık izin gün sayısından, sunulan yıllık ücretli izin kullanım belgelerine göre izin kullanılan günler düşülerek bakiye süreler için yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmış ise de bu hesap yöntemi dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Yargılama esnasında, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve 13.06.2023 tarihinde UYAP ile oluşturulan elektronik ortama kaydedilen beyan dilekçesinde, davacıya 2009 yılına kadar yıllık izinlerinin hiç kullandırılmadığı, 2009 yılından sonra ise 12 gün şeklinde eksik kullandırıldığı, davalı işverence kullandırılan yıllık izinlerin davacının kıdemi, yaşı ve toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkat alınmadan hak ettiği izinlerin altında kullandırıldığı belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacı asıla, işe başladığı tarihten 2009 yılına kadar olan çalışma süresi boyunca herhangi bir zamanda yıllık ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün kullandığı hususu açıklattırılarak beyanı alınmadan, 2009 yılından sonra ise yıllık izin kullanım belgesi sunulan tarihe kadar olan çalışma süresi boyunca davacı vekilinin beyanı doğrultusunda her yıl en az 12 gün yıllık ücretli izin kullandığı değerlendirilmeden, eksik inceleme ile yıllık ücretli izin alacağının yazılı şekilde hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.