Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3915 E. 2026/4463 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3915
Karar No
2026/4463
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/488 E., 2024/315 K. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 28.12.2017

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.02.2026 tarihli ve 2025/9-5 Esas, 2026/59 Karar sayılı kararı ile direnme kararının kısmen yerinde olduğuna karar verilerek bu yönden davalı vekilinin diğer temyiz itirazları ile davacı vekilinin katılma yoluyla temyiziyle ilgili inceleme yapılması için dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait yurt dışı projelerde 1992-2015 yılları arasında kalıpçı ustası olarak en son net 1.250,00 USD ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiğini, fazla çalışmalarının karşılığı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş görme borcunu yabancı bir ülkede ifa etmesi sebebiyle taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsuru bulunduğunu, bu nedenle uyuşmazlığa yabancı ülke hukukunun uygulanması gerektiğini belirterek usul ve esasa ilişkin diğer itirazları ile birlikte davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli kararı ile; iş hukukunun emredicilik yönü ve işçinin korunması ilkesi uyarınca yabancılık unsuru taşıyan bu tür uyuşmazlıklarda Türk vatandaşı olan işçinin kamu düzeni de dikkate alınarak yurt dışına gönderilmesinde, gönderen kişi ya da Şirketin yurt dışındaki yabancı Şirket ile organik bağı değerlendirildiğinde, Türk hukukunun uygulandığı ve organik bağ içinde olan Türkiye’de bulunan kişi veya kişilerin işçinin işvereni kabul edilerek sorumlu tutuldukları, davacının davalının yurt dışında bulunan şantiyelerinde 04.07.1995 - 04.04.2015 tarihleri arasında aralıklı olarak toplam 6 yıl 1 ay 23 gün süre ile ve en son net 1.250,00 USD ücretle çalıştığı, işin bitimi nedeniyle yapılan feshin haklı nedene dayanmadığı, davacının fazla çalışma, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 27.04.2022 tarihli kararı ile; somut uyuşmazlıkta davalı işveren tarafından dosyaya sunulan ve tarih içermeyen yurt dışı iş sözleşmesinde, uyuşmazlık hâlinde öncelikle çalışılan ülke mevzuatının uygulanacağı, uyuşmazlıkla ilgili hüküm bulunmaması durumunda ise Türk mevzuatının uygulanacağının belirtildiği ancak bu sözleşme imzalanmadan önce davacı işçinin sözleşmenin ayrıntılarına, özellikle uygulanacak ülke hukukunun hangisi olduğuna dair bilgilendirildiğine yönelik iddia ve ispat bulunmadığı, davacının yabancı hukukun uygulanması talebi bulunmadığından ve hakların tespitinde Türk hukukunun nispi emredici asgari kuralları uygulanıp daha iyi bir imkân verse de davacı lehine ve davalı aleyhine hüküm kurulmasının mümkün olmayacağı, taraflar açısından sıkı ilişki içinde bulundukları hukukun Türk hukuku olduğu, diğer yönlere ilişkin itirazların da yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 24.05.2023 tarihli kararı ile; 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmü kapsamında taraflar arasında davacının 21.05.2011-23.11.2011 tarihleri arasındaki ... ve 01.11.2014-04.04.2015 tarihleri arasındaki ... Projesi çalışma dönemi yönünden bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan, dava konusu alacakların ait olduğu söz konusu çalışma dönemleri hakkında seçilen hukuk olan ... ve ... hukukunun uygulanması gerektiği, hukuk seçimi anlaşması bulunmayan 04.07.1995-17.11.1995, 17.06.2003-29.07.2004, 07.03.2005-28.02.20 06... .08.2007- 31.03.2009 tarihleri çalışma dönemlerinde mülga 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24. maddesi ile 5718 sayılı Kanun’un 27/2 hükmü kapsamında mutad işyerleri hukuku olan ..., ..., ... ve Arnavutluk hukukunun uyuşmazlıkta uygulanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesi 30.04.2024 tarihli kararı ile; somut olayda davacının Türk vatandaşı, davalının da Türk Şirketi olduğu, davacının davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde çalıştığı, davacının fazla çalışma ücreti alacaklarının ve ihbar önelinin Türk iş hukukuna göre belirlendiği, yurt dışı iş sözleşmelerinin tetkikinde sözleşmelerin matbu olduğu, saat ücretlerinin ve çalışılacak yerin ... olarak yazıldığı ve işçinin görev tanımının hususi yazıldığı, sözleşmelerde çalışılan ülke hukukunun geçerli olacağı şeklindeki hükmün açıkça genel işlem koşulu mahiyetinde olup geçerli sayılamayacağı, davacı işçinin yurt dışında birden fazla davalı Türk Şirketinin şantiyelerinde farklı farklı ülkelerde çalıştığı da dikkate alındığında işverenin esas işyerinin bulunduğu Türk hukukunun uygulanması gerektiği, aksinin kabulü hâlinde dahi genel işlem koşulu gereği geçerli olmayan çalışılan ülke hukukunun tatbik edileceği yurt dışı hizmet sözleşmelerinde bulunan hükümlere itibar edilemeyeceği gerekçesiyle önceki hükümde direnilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yabancı hukuk yerine Türk hukuku uygulanarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, bozma kararında geçen ülkelerin hukukunda uzman bilirkişiden rapor alınarak zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi ve sonucuna göre hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; vekâlet ücretine hükmedilirken kıdem tazminatı + USD cinsinden hüküm altına alınan diğer işçilik alacakları toplamının 30.04.2024 karar tarihindeki efektif satış kuru karşılığı üzerinden hüküm kurulması gerekirken ilk karardaki gibi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın davacı yararına vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına veya bozulmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Hukuk Genel Kurulu Kararı İlk Derece Mahkemesince verilen 30.04.2024 tarihli kararın davalı ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.02.2026 tarihli kararı ile; tarafların hukuk seçimi yaptıkları 21.05.2011-23.11.2011 tarihleri arasındaki ... ve 01.11.2014-04.04.2015 tarihleri arasındaki ... Projesi dönemleri için ... ve ... hukukunun uygulanması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi gereğince bozulmasına oy çokluğuyla, mutad işyeri hukukunun uygulanması gereken hukuk seçimi anlaşması bulunmayan 04.07.1995-17.11.1995, 17.06.2003-29.07.2004, 07.03.2005- 28.02.20 06... .08.2007-31.03.2009 tarihleri çalışma dönemlerinde mutad işyerleri hukuku olan ..., ..., ... ve Arnavutluk hukukunun uygulanmasına yönelik kısmına ise direnme kararı yerinde olup davalı vekilinin diğer temyiz itirazları ile davacı vekilinin katılma yoluyla temyizi ile ilgili inceleme yapılması için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

C. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın ve Hukuk Genel Kurulu kararının kapsamı ve içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ücretin miktarı, kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ile hesaplanması ve vekâlet ücreti noktalarında toplanmaktadır.

Somut uyuşmazlıkta Dairemiz bozma kararında tarafların hukuk seçimi yaptıkları 21.05.2011-23.11.2011 tarihleri arasındaki ... ve 01.11.2014-04.04.2015 tarihleri arasındaki ... Projesi dönemleri için sırasıyla ... ve ... hukukunun uygulanması gerektiği ifade edilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca da bu yönden Daire bozma kararına uyulması gerektiği belirtilmiştir. Hukuk seçimi anlaşması bulunmayan dönemler bakımından ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca İlk Derece Mahkemesince Türk hukukunun uygulanması isabetli bulunarak davalı vekilinin diğer temyiz itirazları ile davacı vekilinin katılma yoluyla temyiziyle ilgili inceleme yapılması için dosyanın Daireye gönderilmesine karar verilmiştir. Şu hâlde İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmımız ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına göre 21.05.2011-23.11.2011 tarihleri arasındaki çalışma dönemi için ... hukuku ve 01.11.2014-04.04.2015 tarihleri arasındaki çalışma dönemi için ... hukuku uygulanmalı, 04.07.1995-17.11.1995, 17.06.2003-29.07.2004, 07.03.2005-28.02.20 06... .08.2007-31.03.2009 tarihleri arasındaki çalışma dönemleri için ise Türk hukuku uygulanmalıdır. Bunun yerine tüm hizmet süresi birleştirilip Türk hukuku uygulanarak yapılan hesaplama hatalı olduğundan, hukuk seçimi bulunan ... hukuku uygulanması gereken dönemin ayrı, ... hukuku uygulanması gereken dönemin ayrı ve Türk hukuku uygulanması gereken dönemlerin ayrı değerlendirilip dava konusu alacakların ve yargılama giderinin buna göre hesaplanması için kararın bozulması gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Daireye Gönderme Kararı Yönünden Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, B. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Bozma Kararı Yönünden Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.02.2026 tarihli direnme kararının kısmen bozulmasına ilişkin kararı uyarınca bozma gereğinin yerine getirilmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/3915, K. 2026/4463, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-3915-e-2026-4463-k-6dc1163bdc2f