Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3477 E. 2026/3485 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3477
Karar No
2026/3485
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2016/754 E., 2025/921 K. DAVA TARİHİ : 02.03.2011

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tıbbi mümessil olarak 01.05.1999-20.10.2010 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesine haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.02.2014 tarihli kararı ile; toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 26.02.2014 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, somut uyuşmazlıkta, davalı işyerinde tıbbi satış mümessili olarak çalışan davacı işçinin iş sözleşmesinin, ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... nolu dosyasında yürütülen soruşturma kapsamında ... Numune Hastanesinde görev yapan Doktor E.E.E’nin başkalarına ait T.C. kimlik numaralarının bu kişilerin bilgisi dahi olmaksızın kullanılmasını sağlamak suretiyle sağlık raporu çıkartılması ve bu rapora istinaden tanıtımını yaptığı D. ve R. isimli ilaçların reçete edilerek eczanelerden alınmasına aracılık ettiğinden bahisle davacı hakkında şikayetçi olması üzerine açılan soruşturmanın varlığından 2010 yılı Mart ayı başından bu yana haberdar olmasına rağmen davacının Şirketi bilgilendirilmemesi eylemine dayanılarak haklı nedenle feshedildiği, bunun üzerine açılan eldeki davada davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karar gerekçesinde kabul veya reddedilen işçilik alacaklarına ilişkin bir gerekçeye yer verilmediği, sadece 08.07.2013 tarihli bilirkişi raporuna atıf yapıldığı, haklı nedenle fesih savunmasına ilişkin olarak da gerekçede feshe ilişkin bir adet şikayet dilekçesinin sunulduğu, başkaca bir delilin ibraz edilmediği, iddia edilen zararın ispatlanmadığı değerlendirilmesi yapıldığı, ancak gerekçede feshe konu soruşturma dosyasının neticesi ve bekletici mesele yapılmamasının nedeni ve feshe etkisi, ayrıca davacının hakkındaki soruşturmadan haberdar olmasına rağmen bu durumdan işverene bilgi vermemesinin feshe etkisi (haklı, geçerli ya da haksız fesih) hususlarının irdelenmediği, Mahkeme kararının bu açılardan gerekçesiz olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine uygun olmayan kararın bozulması gerektiği, ayrıca, davacı hakkındaki soruşturmanın akıbetinin araştırılması şayet hakkında ceza davası açılmış ise sonucu bu davayı etkileyeceğinden ceza davası sonuçlanıp kesinleşene kadar Mahkemece bekletici mesele yapılması, söz konusu dava kesinleştikten sonra bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmesi gerektiği, ayrıca dosyaya ibraz edilen ve içeriğinde izin gün sayısı ve tahakkukların yer aldığı imzasız bordrolardaki karşılığın bankaya ödenip ödenmediğinin araştırılması, şayet ödeme yapılmış ise bu belgelerin ispat için yeterli olduğunun, keza dosyaya ibraz edilen izin talep formlarında da davacı işçinin imzası ile işverenin onayı bulunduğundan değerlendirmeye esas alınabileceğinin kabulü ile buna göre mükerrer hesaplamaya sebebiyet verilmeden bu belgeler karşılaştırılarak kullanılmayan izin süresinin saptanıp izin alacağının hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde çalışırken davalı işyerini doğrudan ilgilendiren hususta davacının haber vermeyerek güveni sarstığı ve iş sözleşmesinin bu nedenle haklı nedenle fesih edildiğini savunduğu, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/19 Esas ve 2023/95 Karar sayılı ilâmı ile davacı hakkında ceza verildiğinin anlaşıldığı, ceza yargılaması kapsamında davalının haklı fesih iddiasının sübuta erdiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği, yıllık izin alacağı yönünden davacıya yapılan izin ödemelerinin mahsubu ile bakiye 81 gün izin alacağı bulunduğu, prim, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacağı yönünden ise davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini, b. Feshin süre yönünden zamanında yapılmadığını, feshin son çare olma ilkesine aykırı davranıldığını, c. Müvekkili hakkında kesinleşmiş bir ceza bulunmadığını, d. Mahkemenin bozma kararında önce kabul edilen alacak kalemlerinin reddedildiği şeklinde hukuka aykırı yorum ile yıllık izin alacağı dışındaki alacak kalemlerini reddettiğini, e. Bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, f. Müvekkilinin yıllık izinlerini kullanmadığını, yıllık izin ücreti ödemesi yapılmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Yıllık izin ücreti alacağının reddi gerektiğini, b. Kabul anlamına gelmemekle birlikte kabul edilen yıllık izin ücreti alacağına indirim uygulanması gerektiğini, c. Cevap dilekçesinde dayandıkları yemin delili hatırlatılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, d. Sözlü yargılamaya geçilmeksizin doğrudan karar verildiğini, e. Yargılama giderlerine hatalı bir şekilde hükmedildiğini, f. Bozma kararından önce temyiz yoluna başvurmayan davacı lehine bozmadan sonra daha yüksek vekâlet ücretine hükmedilmesinin usuli kazanılmış hakka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, yıllık izin ücreti alacağının ispatı ve hesaplanması ile yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkindir. 1.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dairemizin 02.02.2016 tarihli bozma kararında; davacı hakkındaki soruşturmanın akıbetinin araştırılması şayet hakkında ceza davası açılmış ise sonucu bu davayı etkileyeceğinden ceza davası sonuçlanıp kesinleşene kadar Mahkemece bekletici mesele yapılması, söz konusu dava kesinleştikten sonra bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece, bozma kararından sonra ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak davacı hakkında dava açıldığı tespit edildikten sonra ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesine karar verilmiş, daha sonra ... 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/19 Esas ve 2023/95 Karar sayılı ilâmı ile davacı hakkında ceza verildiğinin anlaşıldığı, ceza yargılaması kapsamında davalının haklı fesih iddiasının sübuta erdiği gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının reddine karar verilmiştir. Ancak dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davacı hakkında ... 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/19 Esas ve 2023/95 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 30.01.2024 tarihli, 2023/1223 Esas, 2024/90 Karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verildiği ve ... 4.Ağır Ceza Mahkemesinde 2024/40 Esas sayısı ile yargılamanın devam ettiği anlaşıldığından karar kesinleşmeden hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/3477, K. 2026/3485, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-3477-e-2026-3485-k-6be2ce876b7a