Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2648 E. 2026/3557 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2648
Karar No
2026/3557
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2222 E., 2025/2547 K. DÂHİLİ DAVALI ... DAVA TARİHİ : 29.11.2017 İLK DERECE MAHKEMESİ : Gelibolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/185 E., 2025/47 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davalının, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalının temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Şirket vekili dava dilekçesinde; davacı Şirketin ... hattında taşımacılık yapan ...-5 gemisinin donatanı olduğunu, davacı Şirketin çalışan işçilerine fazla çalışma ücretlerini ödediği hâlde ... İş Teftiş Kurulu raporunda fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği yönünde tespit yapıldığını iddia ederek fazla çalışma ücretlerinin ödendiğinin tespiti ile ... İş Teftiş Kurulunun 02.11.2017/3117 sayılı ve 17.11.2017 tarihli tutanağın 4. maddesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; iş müfettişleri tarafından tanzim edilen tutanakların aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğunu, tutanağın aksinin yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2017 yılı Nisan ayından itibaren her bir gemi adamının fazla sürelerle çalışma saati değişkenlik göstermesine rağmen davacı işveren tarafından tamamı için her ay 40 saat fazla çalışma tahakkuku yapıldığı, bordrodaki fazla çalışma sürelerinin gerçeği yansıtmadığı, 40 saat fazla çalışma tahakkuklarının taahhüt edilen temel ücret içinde yer aldığı, denetim yapan müfettişlerin değerlendirmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Şirket vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Şirket vekili temyiz dilekçesinde; a. Somut davada, şikâyetçi Y.D'nin davaya dâhil edilmesi gerekirken tüm Şirket çalışanlarının davaya dâhil edildiğini, dâhili davalının davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığını, bilirkişi raporuna itiraz etmediğini, kendi lehlerine olan bilirkişi raporundaki tespitlerin dâhili davalı yönünden kesinleştiğini, b. Davalının bordro hilesi bulunduğu yönünde itirazı bulunmadığını ve bu doğrultuda tutanakta yer alan tespitin yerinde olmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu ... Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen teftiş tutanaklarına itiraza ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Temyizi Yönünden Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, B. Davacı Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2648, K. 2026/3557, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2648-e-2026-3557-k-92d992db787f