Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1542 E. 2026/3556 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1542
- Karar No
- 2026/3556
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2024 E., 2025/2670 K. DAVA TARİHİ : 05.08.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 38. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/19 E., 2025/139 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.10.2013-01.12.2015 tarihleri arasında kalıp işçisi olarak aylık net 2.400,00 USD ücret ile davalı Şirketin yurt dışındaki işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesine gerekçe gösterilmeksizin son verildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ... İnşaat Yatırım Sanayi ve ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının çalıştığı ülke mevzuatına göre dava konusunun değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... İnşaat Yatırım Sanayi ve ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, iş sözleşmesinin zorunluluk nedeniyle sona erdirildiğini, davacının çalıştığı ülke mevzuatına göre dava konusunun değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 11.10.2013- 20.04.20 14... .05.2014-25.06.20 14... .08.2014-09.04.2015 tarihleri arasında Irak'ta çalıştığı, uyuşmazlığa Irak hukuku uygulanması gerektiği, fesih tarihi dikkate alındığında hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve katılma yolu ile davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının11.10.2013-20.04.2014, 22.05.2014-25.06.20 14... .08.2014-09.04.2015 tarihleri arasında Irak'ta çalıştığı, uyuşmazlığın çalışılan yer hukukuna tâbi olduğu, davacının iş sözleşmesinin en son 09.04.2015 tarihinde sona erdiği, davanın ise 05.08.2019 tarihinde açıldığı, davalının cevap dilekçesinde süresi içerisinde uygulanacak hukuk beyanında bulunduğu, dolayısıyla Irak İş Kanunu'nun 145. maddesine göre dava tarihi itibarıyla bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma süresi olan 3 yıllık sürenin dolduğu, İlk Derece Mahkemesince zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle taleplerin reddine karar verilmesinin yerinde bulunmasına rağmen atıf yapılan Kanun maddelerinin hatalı olduğu, ayrıca gerekçeli kararda davacı tarafından sarfedilen 4.364,00 TL yargılama giderinin davalı üzerine yüklenmesinin hatalı görüldüğü, emsal kararlar gereğince davalı lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Cevap dilekçesinin süresi içerisinde sunulmadığını, 2. Müvekkili ile hukuk seçimi yapıldığını gösterir 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında geçerli bir sözleşme sunulmadığını, 3.Geçerli bir hukuk seçimi anlaşması bulunmadığından uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk, davanın süresinde açılıp açılmadığı ve zamanaşımına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.