Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2531 E. 2026/3209 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2531
Karar No
2026/3209
Karar Tarihi

(BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ KARARLARI ARASINDAKİ UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE DAİR)

I. BAŞVURU Başvurucu Avukat dilekçesinde; arabuluculuk tutanağının iptali talebini içerir davalarda benzer olaylara ilişkin bölge adliye mahkemeleri hukuk daireleri tarafından farklı kararlar verildiğini, farklı kararlar verilmesinin yargılamanın temel ilkeleriyle bağdaşmadığını belirterek kesin kararların yarattığı mağduriyetin tespiti için ile dosyanın ilgili Yargıtay hukuk dairesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 2026/1 Esas, 2026/1 Karar sayılı kararı ile; kararların farklı olaylara özgü olduğu ve her dosyada mevcut ispat durumuna göre verildiği gerekçe gösterilerek 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun (5235 sayılı Kanun) 35. maddesi gereği Yargıtay ilgili hukuk dairesine başvurulmasını gerektirir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmakla talebin reddine karar verilmiştir. III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR A. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2025/935 Esas, 2025/2045 Karar Sayılı Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından iddia edilen irade fesadı olgusunun usulünce ispatlanamadığı kanaatiyle ihtiyari arabuluculuk tutanağının geçersizliğine ve dolayısıyla işe iade davasının reddine karar verilen İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunmuş, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2023/1229 Esas, 2025/1248 Karar Sayılı Kararı; 2023/871 Esas, 2025/1524 Karar sayılı Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda sayısı belirtilen kararları ile; dosya kapsamında mevcut anlaşmaya yönelik ihtiyari arabuluculuk tutanağına dair süreç incelendiğinde, usulüne uygun bir arabuluculuğun yapılmadığı gerekçesiyle işe iade davasını sonuçlandıran İlk Derece Mahkemesi kararı isabetli bulunarak davalının istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.

C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 2021/1863 Esas, 2022/1062 Karar Sayılı Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında mevcut 27.09.2019 tarihli anlaşmaya yönelik ihtiyari arabuluculuk tutanağına dair süreç incelendiğinde, usulüne uygun bir arabuluculuğun yapılmadığı gerekçesiyle işe iade davasını sonuçlandıran İlk Derece Mahkemesi kararı isabetli bulunarak davalının istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir. D. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2024/93 Esas, 2024/584 Karar Sayılı Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda sayısı belirtilen kararı ile; toplanması gereken deliller tam olarak toplanmadan karar verildiği gerekçe gösterilerek İlk Derece Mahkemesi kararı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-a(6) maddesi gereğince kesin olarak kaldırılmıştır. IV. GEREKÇE Uyuşmazlık, başvuru konusu Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın 5235 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre giderilip giderilemeyeceğine ilişkindir. 5235 sayılı Kanun'un 35/1-(3) hükmünde yer alan düzenlemeye göre "Re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek" bölge adliye mahkemesi ceza daireleri başkanlar kurulu ve hukuk daireleri başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmıştır. 5235 sayılı Kanun ile bu Kanun'da sayılan kişi ve kurumlara tanınan uyuşmazlığın giderilmesini talep etme hakkı, mutlak biçimde her uyuşmazlığın esasına yönelik çözüm geliştirilmesine imkân vermez. Uyuşmazlığın giderilmesi talebi bir kanun yolu olmayıp böyle bir talebin varlığı hâlinde Yargıtayca temyiz incelemesine benzer bir inceleme yapılması da mümkün değildir. Bölge adliye mahkemesinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasında uyuşmazlık bulunması durumunda, 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesinde belirtilenler tarafından yapılacak gerekçeli başvuru sonrasında, mevcut başvuru Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunca değerlendirilerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesi istenilecektir. Öncelikle belirtmek gerekir ki Dairemiz uygulamasına göre 5235 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca başkanlar kurulunun uyuşmazlık giderme taleplerini reddetme yetkisi bulunmamaktadır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 26.04.2022 tarihli ve 2022/4731 Esas, 2022/5291Karar sayılı; 07.06.2023 tarihli ve 2023/8147 Esas, 2023/8784 Karar sayılı kararları). Bu açıklamalar ışığında diğer belirtilmesi gereken husus uyuşmazlığın giderilmesi talebine konu davaların, 6100 sayılı Kanun'un 353/1-(a) hükmündeki hâller hariç olmak üzere, esasa veya usule ilişkin nihai ve kesin nitelikteki bir kararla sonuçlanmış olması gerekliliğidir. Uyuşmazlığın giderilmesine konu kararlar bu ilke ve esaslar çerçevesinde değerlendirildiğinde; başvurucunun talebine konu Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2024/93 Esas, 2024/584 Karar sayılı kararının İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 353/1-a(6) hükmü gereğince kaldırılmasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Dairenin, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine dair kararı, nihai ve kesin nitelikte bir karar değildir. Kesin hükümle sonuçlanmış dosyalar ile henüz derdest olan dosya arasında uyuşmazlığın giderilmesi imkânı bulunmamaktadır. Şu hâlde başvurucunun dilekçesinde belirtmiş olduğu Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2024/93 Esas, 2024/584 Karar sayılı kararı ile talep konusu diğer Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasında 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesi kapsamında bir uyuşmazlık söz konusu değildir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgu karşısında, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2024/93 Esas, 2024/584 Karar sayılı kararı ile diğer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi kararları arasında uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu noktada Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2025/935 Esas, 2025/2045 Karar sayılı kararı, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2023/1229 Esas, 2025/1248 Karar sayılı kararı, 2023/871 Esas, 2025/1524 Karar sayılı kararı, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 2021/1863 Esas, 2022/1062 Karar sayılı kararı arasında giderilmesi gereken bir uyuşmazlık bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekir. İlk bakışta, yukarıda özetlerine yer verilen başvuru konusu dosyalarda 5235 sayılı Kanun anlamında benzer olaylar bulunduğu sonucuna varılabilir. Şüphesiz benzer olaylardan söz edebilmek için davaların taraflarının aynı olması yahut olaylar arasında mutlak bir özdeşlik bulunması gerekmez. Ancak bazı dava dosyalarındaki maddi vakıaların fazlasıyla farklılık göstermesi farklı sonuçlara ulaşılmasına neden olabilir. Nitekim söz konusu kararlarda tartışılan gerçekleşmiş bir fesih sonrasında düzenlenmiş arabuluculuk anlaşma belgesinin geçerliliğidir. Ancak bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin vermiş olduğu kararlar incelendiğinde, davacı işçilerin fesih nedenlerinin, fesih süreçlerinin ve tarihlerinin, bunun sonrasında yürütülen arabuluculuk sürecine dair iddiaların, arabuluculuk görüşmelerinin yürütüldüğü tarihlerin ve yerlerin farklı olduğu anlaşılmaktadır. Bir başka ifadeyle, aralarında uyuşmazlık bulunduğu ileri sürülen kararlar benzer olaylara ilişkin olmayıp somut olaya özgü niteliktedir. İlgili Hukuk Dairelerince somut olayın özellikleri, ispat yükü ve her bir dosyaya özgü farklı nitelikteki deliller dikkate alınarak karar verilmiştir. Tarafların iddia ve savunmalarına göre tespit edilen somut olayların özellikleri farklı olduğundan her bir dosya kapsamındaki delillere göre farklı sonuca varılması da olağandır. Hâl böyle olunca Kanun’da belirtilen şekilde benzer olaylar arasında uyuşmazlık bulunması şartının gerçekleştiğinden söz edilemez. Başvurucunun dilekçesinde belirtmiş olduğu Bölge Adliye Mahkemesi Dairelerinin kararları arasında 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesi kapsamında bir uyuşmazlık söz konusu değildir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karşısında uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. V. KARAR Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu tarafından 12.02.2026 tarihli ve 2026/1 Karar sayılı kararı ile iletilen mevcut talep yönünden; 1. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2024/93 Esas, 2024/584 Karar sayılı kararı ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2025/935 Esas, 2025/2045 Karar, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2023/1229 Esas, 2025/1248 Karar, 2023/871 Esas, 2025/1524 Karar, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 2021/1863 Esas, 2022/1062 Karar sayılı kararları arasında uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığına, 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2025/935 Esas, 2025/2045 Karar, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2023/1229 Esas, 2025/1248 Karar, 2023/871 Esas, 2025/1524 Karar, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 2021/1863 Esas, 2022/1062 Karar sayılı kararları arasında uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığına, 3. Dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,

15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2531, K. 2026/3209, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2531-e-2026-3209-k-44184ebd7e12