Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2476 E. 2026/2110 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2476
- Karar No
- 2026/2110
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/582 E., 2025/1861 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/352 E., 2025/22 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen asıl ve birleşen davanın reddine dair karara karşı davalı ... (Bakanlık) vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş; Bakanlığın istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davalı Türkiye Devrimci Kara Hava ve Demiryolu Taşımacılığı İşçileri Sendikasının (Sendika) istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı Sendikanın temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir. İşletme niteliğinin tespiti istemine ilişkin asıl dava bakımından Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmiş ise de 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 34/4 hükmünde, bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz yolunun kapalı bulunduğu açık olarak ifade edilmiştir. Bu itibarla işletme niteliğinin tespiti davası bakımından 6356 sayılı Kanun’un 34/4 hükmü, 6100 sayılı Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davalı Bakanlık vekilinin birleşen davaya ilişkin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı Bakanlığın 09.03.2023 tarihli ve 232384 sayılı olumlu yetki tespit yazısında davacı Şirkete ait dört birimin dört bağımsız işyerinden oluşan bir işletme niteliğinde kabul edildiğini ancak bir işverene ait aynı işkolunda birden fazla birimin bulunmasının doğrudan işletme toplu iş sözleşmesi yapılmasını gerektirmediğini, söz konusu birimlerin aynı yönetim birliği altında örgütlenip örgütlenmedikleri ve söz konusu birimlerin bağımsız olup olmadıklarının değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkiline ait aynı işkolunda yer alan dört birimin işin niteliği ve yürütümü bakımından birbirini tamamlayan yerler olduğunu, söz konusu birimlerin bağımsız olmayıp tek merkezden yönetildiğini, söz konusu birimlerin aynı iş organizasyonu kapsamında tek bir işyeri niteliğinde olduğunu, 6356 sayılı Kanun'un 34/4 hükmü uyarınca müvekkiline ait aynı işkolunda yer alan dört birimin işletme değil işyeri niteliğinde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalı Bakanlığın 09.03.2023 tarihli ve .. sayılı olumlu yetki tespit yazısının müvekkiline 13.03.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, söz konusu yetki tespit yazısının 6356 sayılı Kanun'un aradığı koşulları taşımadığını, dava konusu yetki tespitinde dikkate alınan dört birimin dört bağımsız işyerinden oluşan bir işletme niteliğinde kabul edildiğini ancak söz konusu birimlerin aynı iş organizasyonu kapsamında tek bir işyeri niteliğinde olduğunu, davalı Sendikanın yarıdan fazla çoğunluğa sahip olması gerektiğini, İstanbul 4. İş Mahkemesi 2023/79 Esas sayılı dosyası üzerinden görülmeye devam eden davada 6356 sayılı Kanun'un 34/4 hükmü uyarınca müvekkiline ait aynı işkolunda yer alan dört birimin işletme değil işyeri niteliğinde olduğunun tespitini talep ettiklerini, söz konusu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Sendika vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davacının her iki davada ileri sürdüğü yetki tespitinde dikkate alınan birimlerin tek bir işyeri olduğu yönündeki itirazının hukuka aykırı bir iddia olduğunu, toplu iş sözleşmesine ilişkin sürecin uzatılmaya çalışıldığını, davacı işverenin yetki tespiti için başvuran müvekkili Sendika ile aynı işkolunda birden fazla işyeri bulunduğunu, bu bağlamda işletme düzeyinde yetki tespit işlemi yapıldığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; 6356 sayılı Kanun'un 34/4 hükmü ile getirilen düzenlemenin işyerinin mahiyetinin tespitine yönelik genel bir dava yolu öngördüğünü, olumlu yetki tespiti verilen bir işyeri için bu maddeye dayanılarak açılacak bir davada korunacak hiçbir menfaat bulunmadığını, olumlu yetki tespitinin iptali davasında zaten tespit edilecek hususun davacı işyerine verilecek yetki tespitinin işletme mi yoksa işyeri düzeyinde mi verilmesine yönelik olduğunu belirterek asıl davanın reddinin gerektiğini, olumlu yetki tespitine ilişkin birleşen davaya ilişkin olarak yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından ... Kurumuna (SGK) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, sendika yetki sistemine SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, sisteme yansıyan bilgilere göre davacı işverene ait yetki tespiti için başvuran Sendika ile aynı işkolunda dört işyeri bulunduğunu ve bu bağlamda işletme düzeyinde yetki tespiti işlemi yapıldığını, işyerlerinde başvuru tarihi itibarıyla 182 işçi çalıştığını, 88 işçinin yetki tespiti için başvuran Sendikaya üye olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda yer alan .. işyeri sicil No.lu birimin yönetsel ... olduğu, .. işyeri sicil No.lu birimlerin ise operasyon merkezi olduğu ve bu birimlerde gönderilerin alınması, toplanması, depolanması gibi operasyonel süreçlerin yürütüldüğü, bu birimlerin .. işyeri sicil No.lu yönetsel merkeze bağlı yer niteliğinde olduğunun bilirkişi heyeti tarafından tespit edildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından yetki tespitinin iptalini dava hakkı varken bunun dışında ayrıca tespit konusu birimlerinin niteliğinin işyeri olarak belirlenmesi talebiyle açılan davada hukuki yarar bulunmadığı, 6356 sayılı Kanun’un 34/2 hükmü uyarınca bir tüzel kişiye ait aynı işkolunda birden çok işyerinin bulunduğu işyerlerinde, toplu iş sözleşmesinin ancak işletme düzeyinde yapılabileceğini bu nedenle birleşen dava konusu yetki tespitinin hukuka uygun olduğunu, Bakanlık aleyhine harca hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve dilekçesinde yazılı diğer sebepleri ileri sürmüştür. 2. Davalı Sendika vekilinin temyiz dilekçesi reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun'un 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Bakanlık vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/1-(j) hükmünde genel bütçeye dâhil idarelerin bu Kanun'un (1) ve (3) sayılı Tarifeleri'ne giren bütün işlemlerinin harçtan muaf olacağı belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; davalı Bakanlık harçtan muaf olduğu hâlde hüküm fıkrasının (1) ve (2) numaralı bendinde davacı tarafından yatırılan harçların davalılardan tahsiline karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. HÜKÜM Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Sendikanın Asıl ve Birleşen Davaya İlişkin Temyizi Yönünden Davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı Sendikaya iadesine, B. Davalı Bakanlığın Asıl Davaya İlişkin Temyizi Yönünden Davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, C. Davalı Bakanlığın Birleşen Davaya İlişkin Temyizi Yönünden 1. Davalı Bakanlığın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı Bakanlığın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) ve (2) numaralı bendinde yer alan "Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin çıkartılarak yerine "Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL harcın davalı Sendikadan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.