Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2323 E. 2026/3670 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2323
- Karar No
- 2026/3670
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2696 E., 2025/2669 K. DAVA TARİHİ : 08.04.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/231 E., 2025/431 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına (Bakanlık) bağlı ... Devlet Hastanesinde 29.04.2020 tarihinde Türkiye İş Kurumu vasıtasıyla temizlik görevlisi kadrosunda işe alındığını, ancak daha önce 2019 yılında aynı Hastanede veri giriş elemanı olarak 6 ay çalışmış olması sebebiyle tecrübesi olduğundan yine veri kayıt personeli olarak görevlendirildiğini, görevini ifa ettiği sırada bilgisayar kullandığından kendisine ait kullanıcı adı ile oturumunun olduğunu, Nisan 2020'den 2021 yılı Ekim ayına kadar bu görevde çalıştığını, personeller arası görev dağılımı yapılan listelerde, hasta kontrolleri esnasında tutulan kayıtlarda davacının adının yer aldığını, 17-18 ay sekreter (veri kayıt personeli) olarak çalışmasının ardından 2021 yılının Ekim ayına gelindiğinde hukuka aykırı olarak temizlik personeli olarak görevlendirmesinin yapıldığını, davacının uzun süre veri kayıt personeli olarak görevlendirilmiş olmasının işçi lehine doğurmuş olduğu hukuki hak ve sonuçları bulunduğunu, söz konusu veri kayıt işinin bilgisayar kullanımı bilgisi ve hastanenin kullandığı bilgisayar programına hakimiyet gerektirdiğinden vasıflı bir iş olduğunu, görevlendirmesi iptal edilse bile vasıflı işçinin yapabileceği bir işe başlatılmasının zorunlu olduğunu, işçinin statüsünü olumsuz yönde etkileyecek değişiklerde işçinin yazılı rızasının alınmasının gerektiğini, işverenin tek taraflı tasarruflarıyla işçinin durumunu kötüleştirecek değişiklikler yapamayacağını ileri sürerek işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinin 29. maddesi uyarınca vasıflı işçi olduğunun tespiti ile benzer mahiyette vasıflı bir işte görevlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını,iddia edilenin aksine hastane temizlik işlerinin hizmet içi eğitimler ve verilen sertifikasyondan anlaşılacağı üzere hijyenin üst noktada olması gereken hastaneler bakımından personelleri klinik alanı, röntgen, sterilizasyon birimi, laboratuvar gibi alanlarda çalışmakta oldukları göz önüne alınırsa temizlik işinin vasıfsız iş kategorisinde olmadığını, davalı ... Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünce 23.09.2021 tarihli yazısı ile; Bakanlığın üyesi bulunduğu ... ve ... ... Sendikası (...) ile ... Hizmet İşçileri Sendikası (...) arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmünün Kurumlarca suistimal edilmemesi, kişilerin kadrosu haricinde bir işte hiçbir suretle çalıştırılmamasının istenmiş olduğunu, Hastane yönetimince dosyaya sunulan bordrolardan da anlaşılacağı üzere davacı personelin ücret ve özlük işlemlerinin temizlik personeli olarak yürütüldüğünü ve davacının kadrosunun karşılığı olan işi yapmakta olduğunu, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) “Çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi" başlıklı 22. maddesinde geçen "İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir.... " hükmü ile Bakanlığın üyesi bulunduğu ... ile ... Sendikası arasında imzalanan 08.09.2021 tarihli toplu iş sözleşmesinin 29. maddesinde geçen; “a) Mevzuat hükümleri esas alınarak her işçi kendi kadro unvanında/branşında çalıştırılmak kaydıyla görev bölümü, işveren veya işveren vekili tarafından yapılır. e) Her işçi kendi kadro görevinde çalıştırılır. Ancak hizmetin zorunlu kıldığı hallerde işveren veya vekili tarafından vasıflı bir kadroda görev verilenlere, bu görevleri devam ettiği sürece, yaptıkları işin karşılığı haklar verilir. d) Vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız bir işte çalıştırılamazlar." hükümlerine istinaden hak kazanımına ait olan sürenin tamamlanmadığını ve yazılı olarak görevlendirme iptalinin yapılmış olduğunu, İdarenin yönetim hakkına müdahale niteliğinde karar verilmesine imkân sağlayan bir düzenlemenin mevzuatta yer almadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2024 tarihli kararının Bölge Adliye Mahkemesinin 19.03.2025 tarihli kararı ile ortadan kaldırılarak geri gönderilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 29.04.2020 tarihinde ... Devlet Hastanesinde işe alındığı, başka mahkemelerde görülen emsal dosyalardan da anlaşıldığı üzere kayıtlarda temizlik görevlisi olarak görünen bir kısım personelin bilgi işlem personeli, sekreter vs. olarak görevlendirildikleri ve fiilen bu işi yaptıkları, davacının da işe başladığı gün "2019 yılında hastanede veri elamanı olarak 6 ay görev yapması nedeniyle" davacıya ait kullanıcı adı ile oturum verilerek kayıt personeli (sekreter) olarak görevlendirildiği, burada bir yılı aşkın süre çalıştıktan sonra 2021 yılı Ekim ayında yeniden temizlik görevlisi olarak görevlendirildiği, sekreter olarak görevini yapmakta olan davacının fiziken daha ağır şartları taşıyan temizlik personeli olarak görevlendirilmesinin çalışma koşullarında esaslı değişiklik niteliğinde olduğu, 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesindeki "İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarındaki esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapılabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı iş günü içerisinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz" hükmü uyarınca davacının yazılı muvafakatinin alınmadığı, ayrıca işveren uygulamasının işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmü uyarınca; vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber bir yıl süre ile vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanların bu sürenin sonunda vasıfsız bir işte çalıştırılamayacağı, fiilen veri kayıt sekreteri olarak çalıştırılan davacının yazılı muvafakati olmaksızın temizlik personeli olarak görevlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davacının vasıfsız işte çalıştırılamayacağının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işe girdiği tarihten itibaren veri giriş personeli olarak çalışan davacının temizlik işinde görevlendirilmesinin çalışma koşullarında esaslı değişiklik niteliğinde olduğu, veri giriş ve temizlik işlerinin nitelik bakımından oldukça farklı oldukları, her iki işin ifası için harcanması gereken emeğin türü ve çalışmanın niteliğinin aynı olmadığı, iş hukukunda asıl olanın fiilî durum olduğu, bahse konu işlemin davacı için oluşan çalışma koşullarına ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı bulunduğu, görev değişikliğin 4857 sayılı Kanun’un 22. maddesi gereğince işçiye yazılı olarak bildirilmesi ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmesi hâlinde mümkün olacağının belirtildiği, davacının görev değişikliğinin ise bu usule uygun olarak yapılmadığı, diğer yandan toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmünde yer alan "Vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız bir işte çalıştırılamazlar." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, davacının görevinde yapılan değişikliğin işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşulları ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine de aykırılık teşkil ettiği buna göre İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli bulunduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının sürekli işçi kadrosuna alımı sırasında ... Kurumuna (SGK) verilen işe giriş bildirgesinde meslek adı ve kodunun temizlik görevlisi olarak gösterilmiş olduğunu, 2. Toplu iş sözleşmesi hükümlerinde vasıflı ve vasıfsız işçi tanımına ilişkin herhangi bir düzenlemenin yer almadığını, iş mevzuatında da "vasıflı işçi" kavramının tanımı ve yapacağı işler konusunda herhangi bir düzenlemenin bulunmadığını, ancak doktrinde ve mahkeme kararlarında belirtildiği üzere vasıflı işçinin; uzmanlaşmış işçi, vasıfsız işçinin ise; belli bir yetenek ve uzmanlık veya teknik bilgi gerektirmeyen işleri yapan işçi anlamında kullanıldığını, 3. İşçinin hangi işyerinde hangi işte çalışacağı konusundaki yönetim hakkının işverene ait olduğu, işvereni bu konuda değişiklik yapmaya zorlayacak ve yönetim hakkına müdahalede bulunulmasını gerektirecek bir hükmün mevzuatımızda bulunmadığını, 4. Davacının kadrosunun gereği işi yaptığını ve talebinin haksız bulunduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının işyerinde bağıtlanan toplu iş sözleşmesinin 29. maddesinden yararlanıp yararlanamayacağına ve vasıfsız işte çalıştırılmasının mümkün olup olmadığına ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta dosyada bulunan belirsiz süreli iş sözleşmesi ve SGK bildirgelerine göre 29.04.2020 tarihinde davalı Bakanlığa bağlı ... Devlet Hastanesinde temizlik görevlisi olarak işe girişi yapıldığı anlaşılan davacı işçi, işe girişinden itibaren 17-18 ay boyunca veri giriş personeli, sekreter gibi vasıflı işlerde çalıştırıldıktan sonra 06.10.2021 tarihinde yeniden temizlik görevlisi olarak görevlendirilmesinin işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin 29/(d) hükmünde yer alan düzenleme gereğince mümkün olmadığı iddiasında bulunmuş ve yapılan yargılama neticesinde talep doğrultusunda davacının vasıfsız işlerde çalıştırılamayacağının tespitine karar verilmiştir. Davacının iddia edildiği üzere bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte bilfiil görevi sürdürdüğünü ispata yarar puantaj kaydı, devam çizelgesi, bir yıllık dönemi kapsayan davacı tarafından yapılan iş ve işlemlere ilişkin işyeri kayıtları sunulu olmadığı gibi dosya kapsamında bulunan belgelerden; davacının 29.04.2020 tarihinde temizlik görevlisi olarak işe başlamasından yaklaşık 1 yıl 1 ay sonra olmak üzere 03.06.2021 tarihli yazı ile hasta kabul, danışma, polikinlik birimlerinde görevlendirilmesinin uygun görüldüğünün bildirilmiş olduğu, akabinde 4 ay 10 gün sekreter olarak çalıştıktan sonra 13.10.2021 tarihinde yeniden temizlik işlerinde görevlendirildiği anlaşılmaktadır. Dosya içinde yer alan diploma örneğinden davacının ilköğretim okulu mezunu olduğu anlaşılmakla, davacının iddia ettiği şekilde vasıflı işlerde çalıştırılma yeterliliğinde olduğuna dair dosyada başkaca bir öğrenim veya mesleki ... belgesi de yer almamaktadır. Şu hâlde dosya kapsamına göre davacının bir yıl süreyle vasıflı bir işte çalıştığından söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.