Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2280 E. 2026/1991 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2280
Karar No
2026/1991
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1972 E., 2025/1563 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/809 E., 2025/16 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; yetki tespitine yasal süre içerisinde itiraz edildiği hâlde ... (Bakanlık) tarafından yetki belgesi düzenlendiğini, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 43/son hükmüne aykırı bir durum oluşturularak yetki belgesi verilmiş olduğunu, bu yetki belgesi ile de toplu iş sözleşmesi görüşmelerine başlandığını, işverenle anlaşma olmayınca tek taraflı olarak sendika tarafından dosyanın Yüksek Hakem Kuruluna gönderilmiş olduğunu, ... tarafından da 01.11.2020-31.10.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin bağıtlandığını, işyerinde yapılan 01.07.2021 tarihli toplu iş sözleşmesi ilanı ile bu durumun öğrenildiğini, yetki tespitine itiraz davasının derdest olduğunu, hukuka aykırı olarak toplu iş sözleşmesi bağıtlandığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle işyerinde 01.07.2021 tarihinde ilan edilen toplu iş sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... (Sendika) vekili cevap dilekçesinde; süresi içinde açılmayan davanın usulden reddi gerektiğini, yetki itirazına ilişkin dava hakkının 6356 sayılı Kanun'a göre kendisine 42. madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi sendikalarında olduğundan davacının huzurdaki davayı açma ehliyetinin bulunmadığını, itiraz dilekçesi kaydettirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davalılardan olan belediye şirketi bünyesinde çalışan güvenlik görevlilerinin 19 No.lu işkolunda değerlendirilmesinin kanunun sözüne ve özüne uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; yetki belgesinin usulüne uygun olarak verildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini talep etmiştir. 3. Davalı ... (.. .. Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirket yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, işkolu tespitinde esas alınması gereken temel kriterin o işyerinde yapılan asıl işin ne olduğunu, alt işveren tarafından yürütülen faaliyetin asıl işin bir bölümü olduğunu, belediye şirketi niteliğinde olan .. .. Şirketine ait dava konusu işyerinin asıl işin dâhil olduğu genel işler işkolunda yer alması gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yasal sürede açılan dava yetki tespitinin iptaline karar verildiği, bu yetki tespiti ile bağıtlanan toplu iş sözleşmesinin dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece yetki tespitinin iptaline karar verildiği ve kararın kesinleştiği, bu itibarla toplu iş sözleşmesinin hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği, Bakanlığın pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı Bakanlık yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar bakımından davanın kabulü ile toplu iş sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri temyiz dilekçelerinde; cevap dilekçelerinde belirttikleri sebepleri ileri sürmüşler; bunun yanı sıra davalı Bakanlık vekili ilave olarak vekâlet ücreti yönünden hatalı karar verildiğini de ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, toplu iş sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespiti istemine ve vekâlet ücretine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... Güvenik Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2280, K. 2026/1991, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2280-e-2026-1991-k-2eb184ac0063