Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2155 E. 2026/1990 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2155
- Karar No
- 2026/1990
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/222 E., 2025/233 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... İş Sendikasının (Sendika) 16.06.2017 tarihinde müvekkilinin ../.., ../.. ve ../..'da bulunan işyerlerinin işletme teşkil ettiği gerekçesi ile işletmede çalışan işçilerin çoğunluğunun üyesi olduğunu beyanla diğer davalı Çalışma ve ... Bakanlığına (Bakanlık) yaptığı başvuru üzerine söz konusu 3 işyerinden oluşan işletmede çalışan 501 işçiden 235'inin üyesi olduğu ve toplu iş sözleşmesi imzalamaya yetkili Sendika olduğuna dair yetki tespit belgesi aldığını, işletme bazında toplu iş sözleşmesi yetki başvurusu ve yapılan işletme olumlu yetki tespitinin kanuna aykırı olduğunu, sendika üyelik işlemlerinin bazı üyelere baskı yapılarak ve aynı üyelerin rızaları olmaksızın yapıldığını, üyeliklerin tamamının işçilerin gerçek iradesini göstermediğini, Bakanlığın tespit ettiği sendika üye sayısının hatalı olduğunu, Bakanlığın 16.06.2017 itibarıyla mevcut işçi sayısı tespitinin hatalı olduğunu, Bakanlıkça belirlenen 235 sendika üyesi işçinin bazılarının bundan 5-10 yıl önce davalı Sendikaya üye olduklarının haricen öğrenildiğini, bahsi geçen işçilerin üye olunan tarihten bugüne kadar aynı işkolunda çalışıp çalışmadıkları hususunun araştırılması gerektiğini, 235 sendikalı işçinin başka bir sendikaya üye olup olmadıklarının, önceki üyesi olduğu sendika üyeliğinden istifa edip etmediğinin, davalı Sendikadan istifa edip etmediklerinin ve sendika üyeliklerinin devam edip etmediklerinin tetkik edilmesi gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Bakanlıkça davacı işyerinde toplu iş sözleşmesi yapmak üzere ... Sendikasının yetki başvurusu üzerine 16.06.2017 başvuru tarihinde toplam 501 çalışanın olduğu, 235 çalışanın da ... Sendikası üyesi olduklarının tespit edildiğini, müvekkili Bakanlıkça söz konusu tespite dâhil edilen 3 işyerinin de işyeri raporlarında görüldüğü üzere 12 sıra No.lu metal işkolunda yer aldığını, Bakanlığın kanuna uygun olarak yetki tespit başvuru tarihinde aynı işkolunda faal olan işyerlerini tespite dâhil ettiğini, sendika üyeliğinin e-Devlet kapısı üzerinden üyelik başvurusunda bulunulması ve sendika üyeliğinde belirtilen organın kabulü ile kazanıldığını, aynı suretle de üyelikten çekilme durumunun olduğunu, sendikaya üyelik işlemlerinin ancak e-Devlet kapısı üzerinden ve işçilerin şifresi ile yapılabildiğini, Bakanlıkça da buna göre işlem yapıldığını, yetki tespit başvuru tarihinde %40 üye çoğunluğunu sağlayan tek sendikanın ... Sendikası olduğunu savunarak ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; itirazın görevli makama kaydettirilmesi gerektiğini, yine davanın 6 iş günü içerisinde açılmasının gerektiğini, aksi hâlde esasa girilmeksizin davanın reddi gerektiğini, esas bakımından ise davalı Şirketin işletme niteliği taşıyan 3 işyerinin bulunduğunu, davacının somut bir itirazda bulunmadığını, işletme itirazı ve çalışan sayısına yaptığı itirazın yerinde olmadığını, diğer taraftan işçilerin e-Devlet şifreleri ile yapılan üyelik işlemlerinin e-Devlet şifrelerini ele geçiren başka kişilerle yapıldığına yönelik iddiayı kabul etmediklerini, Sendikanın 16.06.2017 başvuru tarihi itibarıyla işyerinde çalışan işçilerin çoğunluğunun üyeliğini sağlamış olduğunu, üye kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesinde de bunun sübuta ereceğini savunarak ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.01.2020 tarihli kararı ile; davalı Sendikanın başvuru tarihinde yetkili sendika durumunda olup Bakanlık tespitinin yerinde olduğu, 26.11.2019 tarihli bilirkişi raporu da dikkate alınarak davacının talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 07.01.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinin 15.04.2021 tarihli kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 15.04.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 07.10.2021 tarihli kararı ile; Mahkemece aralarında hukuk fakültesi iş hukuku anabilim dalında görev yapan öğretim üyesi, tespit konusu birimlerde yürütülen faaliyet konusunda uzman bilirkişi ve insan kaynakları/işletme uzmanı bilirkişilerin yer aldığı bir bilirkişi kurulunun teşkil edilmesi, (..) ve (..) sicil No.lu birimlerde keşif suretiyle bilirkişi incelemesi icra edilmesi, tespit konusu birimlerin işleyişine yönelik bilgi ve belgeler söz konusu birimlerden getirtilmesi, tespit konusu birimlerin bağımsız şekilde faaliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, iki birimin de merkezden yönetilip yönetilmediği ve yönetim birliği hususunun belirlenmesi, bu hususlarda tarafların beyanının alınması, yukarıda belirtilen ilkeler ışığında tespit konusu iki birimin iş organizasyonu kapsamında tek bir işyeri niteliğinde bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli kararı ile; uyulan bozma kararı doğrultusunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, tespit konusu birimlerin işleyişine yönelik bilgi ve belgelerin söz konusu birimlerden getirtildiği, .. sicil No.lu birimlerde bilirkişilerce inceleme yapıldığı, tespitte aynı işkolundaki .. sicil No.lu .. işyerinin ve .. sicil No.lu işyerinin her türlü soğutucu ısıtıcı imalatında faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığı ve Bakanlık kararının bu çerçevede hukuka uygun olduğu, ayrıca 2 işyerinde yetki başvurusu itibarıyla 2017/6 dönem aylık prim hizmet belgesinden kontrol ile ..'daki 474 işçinden 243'ünün sendika üyesi (235 davalı sendika ve 8'i dava dışı Türk ..) ve ..'daki üretim yapılan .. sicil No.lu işyerinin 27 işçisinden hiçbirinin sendika üyesi olmadığı (davacının bu 501 işçisi dışında, büro işyerindeki Haziran 2017'deki işçileri toplamı), toplam 501 işçiden 235 üyenin %46,9 çoğunluk anlamına geldiğinin anlaşıldığı, davalı Bakanlık kararının bu yönde de hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece; bozma kararında; yetki tespitine esas alınan ... sicil No.lu birimde yetki başvuru tarihinde işçi çalışmadığı, bu itibarla söz konusu birim işyeri niteliğini haiz olmadığından temyiz itirazlarının diğer iki birim esas alınarak değerlendirilmesi gerektiği, bilirkişi kurulu teşkil edilerek ..sicil No.lu birimlerde keşif suretiyle bilirkişi incelemesi icra edilmesi gerektiğinin açık olarak belirtildiği, buna karşın İlk Derece Mahkemesince keşif icra edilmeksizin dosya üzerinden alınan yetersiz bilirkişi raporu ile sonuca gidilmek suretiyle uyulan bozma kararının gereği yerine getirilmediğinden, yapılan araştırmanın eksik olup hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan araştırma neticesinde somut olayda bir işletmenin söz konusu olduğu, yetki için yüzde kırk üye şartının aranması gerektiği, çalışan işçilerden %40'ının davalı Sendikaya üye oldukları, böylelikle davalı sendikanın toplu iş sözleşmesi yapma yetkisinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; işletme bazında değil işyeri bazında değerlendirme yapılması gerektiğini, Bakanlığın yetki tespitinde müvekkiline ait 3 adet işyeri olduğunu tespit etmiş ise de müvekkili Şirketin kapsam içi metal işkolunda işçi istihdam ettiği 3 adet işyerinin bulunmadığını, ..'deki işyerinde yetki tespiti tarihi itibarıyla işçi istihdam edilmediğini, ../..'daki işyerinde ise idari kadro ve büro elemanlarının istihdam edildiğini, bu işyerinde herhangi bir üretim faaliyeti olmaması nedeniyle olumlu yetki tespiti talebinin değerlendirilmesinde ayrı bir işyeri olarak düşünülemeyeceğini, Akhisar'daki üretim faaliyetinin yapıldığı işyerinden ayrı değerlendirilemeyeceğini, Akhisar'daki işyerinde ise sadece üretim yapıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.