Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2268 E. 2026/2124 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2268
Karar No
2026/2124
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/231 E., 2025/532 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı ve davalılardan ... İnşaat AŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2016 yılı Mayıs ayında davalı ... İnşaat AŞ (... AŞ) bünyesinde çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiği 21.11.2020 tarihine kadar çalışmasını sürdürdüğünü, bu süreçte sigorta kaydının yürütülen projeler ve bu projelere ilişkin ihale alan ... AŞ ile organik bağı bulunan şirketler üzerinden yapıldığını, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte sigorta kaydının davalı ... AŞ ile aynı adreste bulunan diğer davalı ... AŞ'de (.. AŞ) olduğunu, bunun gibi bu süreçte müvekkilinin sigorta bildiriminin dava dışı .. Üst Yapı AŞ Pers Yapı, Mir Müşavirlik ve sair diğer şirketler tarafından yapıldığının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kaydından anlaşıldığını, iş sözleşmesinin işverenler tarafından tek taraflı olarak haksız ve kanuna aykırı olarak feshedilmesine karşın yasal işçilik alacaklarının ödenmediğini, inşaat mühendisi olup şantiye şefi olarak çalışan müvekkilinin 2020 Ocak ayından itibaren de genel koordinatör yardımcısı olarak görevlendirildiğini, eşit davranmama, psikolojik tacizle (mobbing) davacının yıpratıldığını, en son olarak ücretinin 22.000,00 TL olduğunu, bu sektördeki teamül gereğince her yıl düzenli olarak prim ödendiğini, son ödemenin Mart 2020'de 80.000,00 TL olarak yapıldığını, 2020 yılı için prim ödemesinin yapılmadığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile manevi tazminat, bakiye ücret, prim, izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının işe başlama tarihinin sigorta kaydından da anlaşılacağı üzere 26.02.2020 olduğunu, işten istifa ederek ayrılma tarihinin ise 27.04.2020 olduğunu, daha önceki bir tarihte çalıştığı iddiasının mesnetsiz olduğunu, ücretinin sigorta kayıtlarına göre aylık net 11.000,00 TL olduğunu, banka kayıtlarıyla da sabit olduğu üzere müvekkili Şirketin davacıya işçilikten kaynaklanan hiçbir borcunun bulunmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen Şirketler ile müvekkili Şirket arasında organik bir bağ bulunduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının psikolojik taciz iddialarını reddettiklerini, hafta sonları çalışma iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacıya davalı Şirket tarafından prim, ikramiye veya başka bir ad altında ödeme yapılmadığını, Şirket personeli .. ile ilgili iddiaları da kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının organik bağ iddiasına itiraz ettiklerini, iş sözleşmesinin davacının devamsızlığı nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, ücretinin zamanında ve eksiksiz ödendiğini, davalı Şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, yapım projelerinde şantiye şefi olarak görev yaptığını, ücretinin imzalayarak kabul ettiği bordrosundan görüldüğü üzere 12.100,00 TL olduğunu, davacının alt kadrolarda çalışıp daha yüksek ücret ödendiğini iddia ettiği kişilerin Şirketlerinde çalışmadığını, baskı ve psikolojik taciz iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının şantiye şefi olması ve işyerinde en yüksek amir olması nedeniyle iş saatleri, çalışma ve izinlerinin kendisi tarafından düzenlendiğini, çalışmalarını kendisi belirleyen davacının bu yüzden herhangi bir alacağı olduğu iddiasının haksız olduğunu, davacının çalışma süresi 1 yılı doldurmadığı için yıllık ücretli izin talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının Şirket merkezinden ayrı ve genellikle farklı şehirlerde olan şantiyelerde çalıştığından araç, akaryakıt, konaklama, yeme, içme maliyetlerinin Şirketlerince karşılandığını, harcırah ve prim iddiasının asılsız olduğunu, iş sözleşmesinde prim ile ilgili herhangi bir hüküm bulunmadığını, davacının devamsızlık yaptığı dönemde başka bir Şirket ile görüştüğünü, başka bir iş bulduğu için işten ayrıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli kararı ile; davacı tarafından sunulan aynı döneme ilişkin kamu idarelerine hitaben düzenlenen personel bildirim evrakında davacının .. - .. - .. yol yapım işinde .. Üst Yapı, .. - .. - .. yol yapım işinde ..., .. İçme Suyu projesinde .. Yapı çalışanı olarak bildirildiği hâlde bu bildirimlerin yapıldığı dönemlerdeki sigorta kayıtlarında (26.02.2020-27.04.2020 tarihleri arasında .. sigorta sicil numarası ile) davacının davalı ... AŞ işyerinde çalıştığının görüldüğü, dinlenen tanıkların beyanlarının tüm bu şirketlerin ... AŞ ile bağı olduğu yönünde olduğu, yine dosya kapsamındaki banka kayıtları incelendiğinde davacının dava dışı şirketler nezdinde çalıştığı dönemde ... AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve genel koordinatörü tarafından davacıya 09.05.2017, 01.03.2018, 28.02.20 19... .03.2020 tarihlerinde prim ödemesi yapıldığı, diğer davalı ... AŞ nezdindeki sigorta kayıtlarının ile ise girdi-çıktı şeklinde yapıldığının anlaşıldığı, hâl böyle olunca davacının SGK kaydındaki işverenleri sıklıkla değişse de yaptığı işin ve işvereninin aynı olduğu, bu nedenle davalıların işçilik alacaklarından müteselsil sorumluluklarının bulunduğu, SGK kayıtlarında yer alan 17.05.2016 - 04.12.2020 tarihleri arasındaki 4 yıl 6 ay 17 günlük hizmet süresi bulunduğu, davacının en son Ekim 2020 ücret hesap pusulasında 30 günlük çalışma karşılığında 19.471,89 TL/Brüt- 12.100,00 TL/Net (331,09.-TL AGİ dâhil 12.431,09.-TL/Net) ücret tahakkuk ettirildiği, ücret hesap pusulasının ihtirazı kayıt konmaksızın imzalı olduğu, imzalı bordronun aksinin yazılı belge ile ispat edilemediği gibi yapılan emsal araştırmalarının da bordro ücreti ve davacının iddiasının çokça altında kaldığı anlaşılmakla imzalı bordrodaki ücrete itibar etmek gerektiği, giydirilmiş ücreti davacının tanık beyanlarıyla ve banka kayıtlarıyla ispat ettiği, yemek, cep telefonu tahsisi, araç tahsisi ve prim ödemesinin dâhil edilmesi gerektiği, anılan esaslara göre hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, psikolojik taciz uygulandığı hususu da inandırıcı delillerle ispatlanamadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 06.02.2025 tarihli kararı ile; davalının tutanak tanığı dinletmediği, ispat yükünü yerine getiremediği, davacının gönderdiği ihtarname, tanığının beyanı dikkate alındığında davacının iş sözleşmesinin haksız feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının çalışmasını belirleme yetkisi bulunmadığı, tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma yaptığı, dinî bayramlar dışındaki genel tatillerde ve hafta tatillerinde çalıştığı, kıdemine göre 56 gün yıllık izne hak kazandığı, davalılar tarafından izin kullanıma dair belge sunulmadığı, davacının izin alacağı olduğu, banka hesabına prim alacağının ödendiği, tanıkların da prim hususunu doğruladıkları anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 06.02.2025 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davacının şantiye şefi olarak çalıştığı dönemde çalışma düzenini kendisinin belirlediğinin anlaşılması karşısında, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, 2020 Ocak ayından önce şantiye şefi olarak çalıştığı dönem yönünden fazla çalışma ücreti talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Müvekkilinin çalışma düzenini kendisinin belirlemediğini, çalıştığı şantiyelerin kamu ihalelerine konu ve bu nedenle bir teslim ve bitim süresinin bulunması ve Şirket ortağı ve üst yöneticiler tarafından çalışma koşullarının düzenlendiğini, çağımız iletişim kanalları ile projeyi sevk ve idare edenin müvekkili olmadığının sabit olduğunu, b. Dosyaya sunulan belgeler ve delillerle çalışması süresince müvekkiline Şirket ortağı ve başka yöneticiler tarafından talimat ve görev verildiğinin açık olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; a. Davaya konu Şirketler arasında organik bağ bulunmadığını, b. Hizmet süresinin tespitinin yanlış yapıldığını, c. Davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanmadğını, d. Prim alacağı bulunmadığını, e. Şantiye şefinin fazla çalışma ücreti alacağı bulunmadığını, f. Hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil çalışması karşılıklarının ödendiğini, bordroların ihtirazi kayıtsız imzalandığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının şantiye şefi olarak çalıştığı dönemde fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin ve davalı ... AŞ vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2268, K. 2026/2124, T. 09.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2268-e-2026-2124-k-99a993986dc4