Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2255 E. 2026/4919 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2255
- Karar No
- 2026/4919
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/664 E., 2025/3320 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 51. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/1276 E., 2024/618 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 27.03.2007-29.04.2021 tarihleri arasında, davalı nezdinde şoför olarak çalıştığını, davacının son ücretinin asgari geçim indirimi ve sosyal haklar hariç 1.375,00 USD olduğunu, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, davacının çalıştığı sürece fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, davacıya yıllık izinlerin kullandırılmadığını, asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmediğini, ücretlerinin de eksik ödendiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile bakiye ücret alacağı ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının 73 yaşında olduğunu, işini sürekli olarak aksattığını, çalıştığı sürece yaşı veya başka gerekçelerle işini düzgünce yürütmediğini, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebeple feshedildiğini, davacının kıdem, ihbar tazminatına hak kazanmadığını, her yıl en az 26 gün olacak şekilde yıllık izinlerini kullandığını, davacının tatillerde çalışmadığını, işverenden herhangi bir ücret alacağı da bulunmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının 28.02.2020-08.07.2020 tarihleri arasında rapor alarak işe gelmediğini, işe gelmemesine rağmen 5 ay boyunca maaşının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ispatlanamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, asgari geçim indirimi alacakları ödenmediğinden talebin kabulüne karar verildiği, ispatlanamayan yıllık ücretli izin, bakiye ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava tarihi itibarıyla dava ve taraf ehliyeti bulunan, davacı sıfatını haiz davacının yargılama devam ederken vefat ettiği, Mahkemece usulüne uygun şekilde, ölen işçiye ait mirasçılık belgesinin ve mirasçılık belgesinde isimleri belirtilen yasal mirasçılardan alınan vekâletnamelerin dosyaya kazandırıldığı, yasal mirasçıların davacı sıfatı ile davaya dâhil edildiği, somut olayda 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca davacının aldığı ücretlerin gelir vergisinden istisna olduğunun kabul edilmesi gerektiği, gelir vergisi ile doğrudan bağlantılı olan, mali/vergisel bir müessese olan asgari geçim indirimine hak kazanılabilmesi için işçinin ücretinin gelir vergisine tâbi olması gerektiği, ücretleri gelir vergisinden istisna edilmiş, aldığı ücret nedeniyle gelir vergisi ödemeyen bir işçinin asgari geçim indirimine hak kazanamayacağı, buna göre davacıların asgari geçim indirimi alacağına hak kazanmasının mümkün olmadığı, talebin reddi gerektiği, davalının bu yöne dair istinaf sebebinin yerinde olduğu, diğer itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve esasa aykırı olduğunu, karar gerekçesinin denetime elverişli olmadığını, 2. İş sözleşmesi işveren tarafından haklı olarak feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, 3. Hizmet süresi ve ücret miktarı ile giydirilmiş ücret miktarının hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği, buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, hizmet süresi ve ücret miktarı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.