Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1858 E. 2026/1868 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1858
Karar No
2026/1868
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1890 E., 2025/1897 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörüldüğünü, sözleşme hükmüne göre ücretin her yıl asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenmesi gerekirken sözleşmeye aykırı ücret belirlendiğini ve ödeme yapıldığını ileri sürerek davacının eksik ödemeden kaynaklı ücret farkı, ilave tediye, ikramiye ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'înde bulunduklarını, uyuşmazlığın idari yargıda çözülmesi gerektiğini, davacının ücretinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra da ilgili düzenlemeler uyarınca eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2021 tarihli kararı ile; dosyada mevcut olan ve davalı ... .. Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Başhekimliği tarafından sunulan .. İdare ve Mali Hizmetler Müdürü A.B. tarafından "aslı gibidir" onayı yapılan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde oran kısmının boş olduğu, davacı vekili tarafından sunulan .. Mali İşler Müdür Yardımcısı ... tarafından "aslı gibidir" onayı yapılan aynı belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde ise "İş bu sözleşme süresince işçiye her ay brüt asgari ücretin %100 fazlası üzerinden günlük olarak ödeme yapılacağı" hükmünün yer aldığı, her iki sözleşmenin de "aslı gibidir" onaylı olarak yer aldığı, sunulan 2018 yılı bordrolarında davacının ücretinin, asgari ücretin %100 fazlası üzerinden belirlenmiş olması ve bu hususun bordrolarda da açıkça yer alması ve davacının sürekli işçi kadrosuna geçiş yaptığı 20 18... . ayından itibaren ücretinin asgari ücretin %100 fazlasına ek olarak %4 zamlı şekilde ödeme yapılmış olması ve her iki evrakın da "aslı gibidir" onaylı olması hususları birlikte göz önüne alındığında zam oranının yazılı olduğu belirsiz süreli iş sözleşmesinin hükme esas alındığı gerekçesiyle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 04.07.2024 tarihli kararı ile; davalı vekili tarafından davacı ile imzalanan sözleşmenin yüzdelik kısmının boş olduğu iddia edilmişse de davacının dosyaya sunduğu "aslı gibidir" onaylı, davalı ile imzalanan 02.04.2018 tarihli sözleşmede ücretin "... işçiye her ay brüt asgari ücretin %100 fazlası üzerinden günlük olarak" ödeneceğinin kararlaştırıldığı, Mahkemelerinin emsal 2022/1738 Esas, 2024/805 Karar sayılı dosyasının içindeki soruşturma dosyasında yer alan maaş mutemetlik biriminde görev yapan ..'nın beyanları dikkate alındığında davacının asgari ücretin %100 fazlası ile çalıştığının kabulünün yerinde olduğu, sözü edilen kural her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağından ücret farkı ile diğer fark işçilik alacaklarının İlk Derece Mahkemesince hesaplanmasının yerinde olduğu; ancak dava konusu alacakların arabuluculuk son tutanak tarihine kadar hesaplanması gerektiği ayrıca ilave tediye alacağı yönünden işletilen faizin hatalı olduğu gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 04.07.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; fark fazla çalışma ücreti alacağı bakımından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından koşulları oluşmayan davanın belirtilen fark fazla çalışma ücreti alacağı yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiği, ayrıca ilave tediye fark alacağına en yüksek banka mevduat faizi yürütülmesi talep edilmiş ise de ilave tediye alacağına uygulanması gereken faiz oranı, kanunen yasal faiz olduğundan davacının talebi de dikkate alınarak en yüksek banka mevduat faizini aşmamak üzere yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı uyarınca fark fazla çalışma ücreti alacağı yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine; ücret farkı, ikramiye farkı ve ilave tediye fark alacaklarının bozma kararı öncesindeki gibi kabulüne; ayrıca ilave tediye farkı alacağına en yüksek banka mevduat faizini aşmamak üzere yasal faize hükmedilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Daha önceki davalarda fazla çalışma ücreti alacaklarına yönelik belirsiz alacak davası şeklinde verilen kararların onanmasına karar verildiğini, ancak işbu karar sonucunda diğer onanan kararlar ile çelişen yeni bir içtihat yoluna gidildiğini, bozma kararının hakkaniyetli olmadığını, b. İçtihat değişikliğine rağmen aleyhlerine vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının iş sözleşmesinde herhangi bir yüzdelik oran öngörülmediğinden davanın reddi gerektiğini, b. Müvekkili yönünden geçerli bir sözleşme bulunmadığını, c. Alacaklara yürütülen faizin oranı ve faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; belirsiz alacak davası olarak açılan fazla çalışma ücreti fark alacağı yönünden hukuki yarar dava şartını bulunup bulunmadığı ile ilave tediye farkı alacağına yürütülmesi gereken faizin oranına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacı tarafa yükletilmesine, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1858, K. 2026/1868, T. 02.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1858-e-2026-1868-k-f05634dc2a5d