Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1795 E. 2026/4322 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1795
- Karar No
- 2026/4322
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2717 E., 2025/2452 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/93 E., 2023/465 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 16.11.2021 tarihinden beri davalı ... Araştırma Kurumu (...) Marmara Araştırma Gemisinde yağcı olarak çalıştığını, müvekkilinin belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışmasını sürdürdüğünü, çalıştığı geminin deniz kirliliği, sismik araştırma, dip yapısı sonar çekimi faaliyetlerde bulunan araştırma gemisi olduğunu, gemi ile ilgili herhangi bir taşıma işi yapılmadığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 4/a hükmünde deniz ve hava taşıma işlerinde 4857 sayılı Kanun'un uygulanmayacağının belirtildiğini, davalı tarafından hazırlanan iş sözleşmesinde davacının gemiadamı olduğu belirtilmiş olmasına rağmen davacının çalıştığı geminin araştırma gemisi olduğunu, davalı Kurumun 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun (6772 sayılı Kanun) uyarınca ilave tediye ödemekle yükümlü olmasına rağmen müvekkiline çalıştığı süre boyunca yasadan kaynaklanan ilave tediye hakları ödenmediğini, davacı tarafından yazılı ve sözlü olarak davalı Kuruma yapılan başvurulardan herhangi bir sonuç alınamadığını belirterek kısmi dava açmak suretiyle ilave tediye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının gemiadamı olduğunu, 4857 sayılı Kanun'un hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, sendika ile imzalanan 18. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 29. maddesi kapsamında, 01.01.2018 tarihinden itibaren ikramiye ödemesi uygulamasının değiştirilerek ilave tediye ödemesi yapılmaya başlandığını, ilave tediyenin dayanağının bu toplu iş sözleşmesi olduğunu, davacının toplu iş sözleşmesi kapsamına dâhil olmayan personel olduğunu, davacının ilave tediye alacağı olduğunu iddia etmesinin hiçbir yasal ve sözleşmesel dayanağı bulunmadığını, davacının toplu iş sözleşmesine ve ...'ta Görev Yapan ve Toplu İş Sözleşmesi Kapsamı Dışında Bulunan Personele Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslara tâbi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun (854 sayılı Kanun) uygulanabilmesi için gemi adamı olma koşulu yanında 854 sayılı Kanun’un 1. maddesi kapsamında işleten veya gemi sahibi olan işverene ait bir gemi işyerinde ve deniz taşıma işinde çalışması gerektiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 24.09.2018 tarihli ve 2018/7583 Esas, 2018/16470 Karar sayılı kararında, Marmara Araştırma Gemisinin taşıma işi yapmadığı, kaptan olarak çalışan işçiye 4857 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiğine ilişkin karar verildiği, davacının çalıştığı geminin deniz taşıma işinde faaliyet göstermemesi, araştırma gemisi olması dikkate alındığında, davacının 4857 sayılı Kanun'a tâbi olduğu, davalı Kurumun 6772 sayılı Kanun kapsamında olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamanın dava tarihine kadar yapıldığı, arabuluculuk son tutanak tarihinden sonrası için dava şartının gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 2. Belirsiz alacak davası açılamayacağını, 3. Davacının 854 sayılı Kanun kapsamında çalıştığını, 4857 sayılı Kanun'un uygulanamayacağını, 4. İlave tediyenin dayanağının toplu iş sözleşmesi olduğunu, davacının toplu iş sözleşmesi kapsamına dâhil olmayan personel olduğunu, bu nedenle ilave tediye alacağına hak kazanmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava türü, davalıya ait araştırma gemisinde çalışan davacı işçinin yaptığı işin 4857 sayılı Kanun'un mu yoksa 854 sayılı Kanun'un kapsamında mı olduğuna ve ilave tediye alacağına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamından; davacının yağcı olarak çalıştığı, geminin Türk bayrağı taşıdığı, gemiadamı sayısının beşten fazla olduğu ve gemilerinin grostonilatosu yüzden fazla olduğu anlaşılmakta olup 854 sayılı Kanun'un 1. maddesindeki tüm koşulların mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan, araştırma gemisinde çalışan davacının da aynı Kanun'un 2. maddesi uyarınca bir iş sözleşmesine dayanarak gemide çalışan kimse olması sebebiyle gemiadamı niteliğini haiz olduğu açıktır. Bu doğrultuda Mahkemece, davacının 854 sayılı Kanun'a tâbi çalışan olduğunun kabulü ile değerlendirme yapılması gerekirken sadece gemide deniz taşıma işi yapılmadığı gerekçesiyle 4857 sayılı Kanun dikkate alınarak sonuca gidilmesi hatalı ise de, davacı tarafından ilave tediye alacağı talep edildiğinden 4857 sayılı Kanun'un uygulanmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.