Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1591 E. 2026/3811 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1591
Karar No
2026/3811
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/617 E., 2025/2841 K. DAVA TARİHİ : 02.10.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 70. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/240 E., 2024/116 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, fazla çalışmalarının karşılığının kendisine ödenmediğini, haftada 6 gün çalışmışsa da izin günlerinin ulusal bayram ve genel tatil günlerine göre ayarlanarak hafta tatili hakkının elinden alındığını, bu tatil günlerine rastlayan haftalarda hafta tatili iznini kullanmadığını; ayrıca buna ilişkin ücretin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının haklı bir neden olmaksızın istifa ederek işten ayrıldığını, çalışma koşulları ve ücretlerinin ödenmediğine ilişkin iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının hafta tatili ücreti alacağı olduğundan iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kanaatine varıldığı ve kıdem tazminatına hak kazandığı, davalı tarafından sunulan kayıtlara göre davacının fazla çalışmasının olmadığının anlaşıldığı, fazla çalışma ücreti talebinin reddine karar verildiği, davalı tarafından sunulan kayıtların incelenmesinde davacının ayda birkaç kez hafta tatili çalışması yaptığının anlaşıldığı ve hafta tatili ücreti alacağının bulunduğu, kayıt olmayan dönemler için tanık beyanları esas alındığında ise haftada 6 gün çalışma yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada yer alan puantaj kayıtları ve bordroların bilirkişi tarafından incelenmesi sonucunda, davacının belirli dönemlerde hafta tatili günlerinde çalıştığı, buna karşılık bu çalışmaların ücretinin ödenmediğinin tespit edildiği, davalı işverenin davacının hafta tatili çalışması karşılığı ücretinin ödendiğini yazılı delillerle ispatlayamadığı, davacının, iş sözleşmesini yazılı olarak feshederken ödenmeyen hafta tatili alacaklarını fesih nedenleri arasında açıkça belirttiği, yargılama sonucunda, davacının fesih tarihinde muaccel hâle gelmiş ve ödenmemiş hafta tatili alacaklarının bulunduğu, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-(e) hükmü uyarınca haklı nedenle feshedildiği, davacının iş sözleşmesinin 04.08.2023 tarihinde sona erdiği, bu tarihte yürürlükte bulunan kıdem tazminatı tavanının 23.489,83 TL olduğu, bilirkişi raporunda bu tavan miktarı açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, kıdem tazminatı hesabında 35.449,31 TL brüt ücret esas alınarak tavan aşımıyla hesaplama yapılmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesini istifa etmek suretiyle sona erdirdiğini, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, 2. Davacıya hafta tatili ücreti alacaklarının ödendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hafta tatili alacağı olsa bile davacı işyerinde müdür olarak çalıştığından çalışma saatlerine kendisinin karar verdiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile hafta tatili ücreti alacağının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1591, K. 2026/3811, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1591-e-2026-3811-k-3b609bb5ee55