Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1586 E. 2026/3809 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1586
Karar No
2026/3809
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2000 E., 2025/2816 K. DAVA TARİHİ : 29.03.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/232 E., 2023/651 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.11.2018-19.11.2021 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, iş sözleşmesine haksız ve hukuka aykırı olarak son verildiğini, müvekkilinin fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, müvekkili Şirketin hizmet alım sözleşmesi ile ... (İETT) ile yakıt bedeli müvekkili Şirkete ait olmak üzere şehir içi toplu taşıma hizmetini vermek üzere açılan ihaleyi aldığını, davacının bu iş kapsamında istihdam edildiğini, davacının el yazısı ile yazdığı istifa dilekçesi ile iş sözleşmesini sona erdirdiğini ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İstanbul...... Sanayi ve Tic. AŞ'de (.........) kadrolu olarak çalışmaya başladığını, davacının müvekkili Şirkete karşı kötüniyetli olarak dava ikame ettiğini, ücretlerin tamamının banka vasıtasıyla ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçi her ne kadar istifanın kendisine yazdırılıp imzalatıldığını iddia etmiş ise de irade fesadı hususunda ispat külfetinin bunu iddia edenin üzerinde olduğu, davacının bu hususta ispata elverişli delil gösteremediği, dosyaya sunulan İETT günlük çalışma başlangıç ve bitiş saatlerini gösteren tablolarda davacının genellikle günlük ara dinlenme dâhil ortalama günlük 8 saat, tanık beyanlarına göre 1 saat ara dinlenme hariç günlük 7 saatten haftada 42 saat çalıştığı, bazı günler daha fazla çalıştığı görülmekte ise de tanıkların davacı ile birlikte aynı araçta çalışmadıklarından, davacının fiilî çalışma sürelerini kanıtlayamadığı, diğer yandan davacıya aylık ortalama 14 saat, haftalık ortalama 3,5 saat fazla çalışma ücreti ödendiği, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan çalışmaların bordrolaştırılarak ödendiğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı aleyhine fazla miktarda vekâlet ücretine hükmedildiği, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya içeriğine göre davalı alt işveren ile dava dışı asıl işveren İstanbul Büyükşehir Belediyesi kuruluşlarından İETT arasında yapılan "Şehiriçi Toplu Taşıma Hizmeti Alımına ait Sözleşme"ye istinaden davacının İstanbul il sınırları içerisinde İETT'nin yürütüm ve denetiminde olan toplu ulaşım ağında (işyeri) İdareye ait toplu taşıma araçlarında, alt işveren davalı Şirket bünyesinde sigortalı gösterilmek suretiyle belirsiz süreli olarak istihdam edildiği, davacının ...... AŞ'ye kadrolu işçi olarak geçiş için şart koşulması nedeniyle davalı Şirketten kendi iradesiyle istifa ederek iş sözleşmesinin devri suretiyle, yine İstanbul Büyükşehir Belediyesinin diğer bir kuruluşu olan ... AŞ'ye geçiş yaptığı ve davacının iş sözleşmesinin kesintisiz devam ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı bir şekilde zorla feshedildiğini, müvekkiline zorla istifa dilekçesi yazdırılıp imzalatıldığını, 2. Müvekkilinin iradesinin başka şirkete devir nedeniyle fesada uğratılarak kendisinden istifa dilekçesi alındığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin sona erme şekli ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1586, K. 2026/3809, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1586-e-2026-3809-k-5fe0fb1c86b4