Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1568 E. 2026/3972 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1568
- Karar No
- 2026/3972
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1895 E., 2025/2114 K. DAVA TARİHİ : 20.11.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/615 E., 2022/234 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işyerinde çalışan bir işçinin davacıya küfretmesi üzerine aralarında arbede yaşandığını, bu ... nedeniyle davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, davacıya küfür eden işçiye herhangi bir işlem yapılmadığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının, diğer bir işçiye küfrederek fiziksel şiddet uyguladığını, bu nedenle feshin haklı nedene dayandığını, davacının alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının toplam 18... ay 25 gün hizmet süresi olduğu, ücretinin bir kısmının elden bir kısmının ise bankadan aldığı, tazminata esas ücretinin brüt 3.773,24 TL olduğu, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, 254 gün yıllık ücretli izin alacağı olduğu, davacıya ödendiği ispatlanamayan asgari geçim indirimi, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alındığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalışma süresinin tespitinde hata bulunmadığı, kabul edilen ücretin dosya kapsamına uygun olduğu, yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu, asgari geçim indirimi alacağının ödendiğinin ispatlanamadığı, Mahkemece fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından tanıkların çalıştığı dönemle sınırlı olacak şekilde belirlendiği ve bu yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, davacı ile işyerinin diğer çalışanı arasında 30.09.2019 tarihinde yaşanan olay nedeniyle davacının iş sözleşmesinin sona erdirildiği, davacının savunmasında; anılan işçi ile 2 yıldır bu şekilde şakalaştıklarını, bu sefer karşı tarafın kendisine küfretmesi üzerine olayın bu noktaya geldiğini ve pişman olduğunu beyan ettiği, davalı tanıklarının beyanları ile davalı tarafça sunulan kamera kayıtlarının incelenmesinden ilk haksız hareketin davacı taraftan geldiğinin anlaşıldığı, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı, kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerektiği, yıllık ücretli izin alacağına yasal faiz uygulanması gerekirken, en yüksek mevduat faizi uygulanmasının hatalı olduğu gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; olayın diğer işçinin davacıya küfretmesi neticesinde meydana geldiğini, davalı tanıklarının da küfretme eylemini doğruladığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip feshedilmediğine ve buna bağlı olarak kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.