Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1293 E. 2026/3626 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1293
- Karar No
- 2026/3626
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1605 E., 2025/589 K.
DAVA TARİHİ : 04.11.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/389 E., 2024/410 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.03.2014-12.09.2022 tarihleri arasında davalı nezdinde mekanik teknisyeni olarak çalıştığını, davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, müvekkiline diğer işçilere göre daha az ücret ödenmek suretiyle ayrımcılık yapıldığını, ücretinin ... Kurumuna eksik bildirildiğini, davalı Şirkette iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmadığını, işçilerin risk altında çalıştırıldığını, belirtilen nedenlerden ötürü iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, ayrımcılık tazminatı, fark ücret zammı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, iş sözleşmesinin davacı tarafından haksız olarak sona erdirildiğini, davacının ödenmeyen alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta, davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığına ilişkin iddiasının dosyaya sunulu puantaj kayıtları ve kayıt bulunmayan dönem için ise beyanlarına başvurulan tanık anlatımları ile ispatlandığı, karşılığı ücretin ödendiğinin ise davalı işveren tarafından ispatlanamadığının anlaşılmasına göre iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğinin kabulü ile kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının ispatlanamayan ayrımcılık tazminatı, fark ücret zammı alacağı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına yönelik taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hâkiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; a. Müvekkiline emsal olan çalışanların zamdan yararlandırıldığı, buna karşın müvekkilin yararlandırılmadığının sabit olduğunu, b. Müvekkili aleyhine ayrımı haklı kılacak herhangi bir sebep bulunmadığından müvekkiline daha az zam uygulanması ve ek prim ödenmemesi sebebiyle ayrımcılık yapıldığını, c. Davalı işyerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmadığını, bu durumun da iş sözleşmesinin haklı nedenle fesih sebebi olduğunu, d. Hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının ödenmemiş fazla çalışma ücret alacağı bulunmadığını, buna göre iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı olarak feshedildiğine dair kabulün yerinde olmadığını, kıdem tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, b. Giydirilmiş ücret tespitinde hata yapıldığını, c. İşyeri kayıtlarına karşı tanık beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği ve buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile giydirilmiş ücret tespiti, davacının ayrımcılık tazminatı, fark ücret zammı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı hususlarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.