Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/9438 E. 2026/2842 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9438
- Karar No
- 2026/2842
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2295 E., 2025/2109 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İskilip 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2025/35 E., 2025/90 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.08.1999 tarihinden 28.05.2020 tarihine kadar davalı İdareye bağlı bulunan .. . .. Halk ... Merkezi Müdürlüğünde usta öğretici olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, her yıl davacıya ek ödeme açıklaması ile iki aylık ücret tutarında ikramiye ile görev yolluğu (harcırah) yatırıldığını bu nedenle kıdem tazminatı hesaplanırken ikramiye ve görev yolluğunun giydirilmiş ücret tespitinde hesaba katılmasını belirterek kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında işçi işveren ilişkisi olmadığını, davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile usulden reddi gerektiğini, usta öğreticilere kıdem tazminatı ödenmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin 14.04.2022 tarihli ve 2021/249 Esas, 2022/149 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.04.2023 tarihli ve 2022/1785 Esas, 2023/723 Karar sayılı kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün iş mahkemesinin görev alanına girmediği, yargı yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kesin olarak kaldırma kararı verildiği, İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda 04.07.2023 tarihli ve 2023/125 Esas, 2023/167 Karar sayılı kararı ile davada idari yargının görevli olması nedeni ile dava şartı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verildiği, aynı istemle davacı tarafından idare mahkemesinde dava açıldığı, Ankara 5. İdare Mahkemesinin 26.09.2024 tarihli ve 2024/1128 Esas sayılı kararı ile görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, bunun üzerine Uyuşmazlık Mahkemesinin 02.12.2024 tarihli ve 2024/476 Esas, 2024/568 Karar sayılı kararıyla Ankara 5. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2023 tarihli ve 2023/125 Esas, 2023/167 Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırıldığı, bu nedenle işin esasına girilerek değerlendirme yapılması gerektiği, davacının davalı işyerinde usta öğretici olarak 20.08.1999-28.05.2020 tarihleri arasında 17... ay 11 gün süreyle belirli süreli iş sözleşmesiyle çalıştığı, belirli süreli sözleşmeyi haklı bir neden olmaksızın yenilememe iradesini gösteren işverenin koşulların var olması hâlinde sona eren sözleşme nedeniyle kıdem tazminatından sorumlu olduğunun kabulü gerekeceği, işveren tarafından davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle sonlandırıldığının ispat edilemediği, davacı işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan kararına yönelik davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iddiasının aksine taraflar arasında işçi işveren ilişkisi olmadığını, davacının tesis edilen idari işlemler ile görevlendirilmek suretiyle ücret karşılığı olarak istihdam edildiğini, davacının 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) hükümlerine tâbi olmadığını, 2. Davada idari yargının görevli olması nedeniyle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, 3. Davada husumetin .. ... Bakanlığı değil .. Kaymakamlığı olması nedeniyle husumet itirazının kabulü gerektiğini, 4. Davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, 5. Kıdem tazminatının zamanaşımına uğradığını, 6. Davacıya çalıştığı süre boyunca hiçbir zaman ikramiye ödemesi yapılmadığını, giydirilmiş brüt ücretin ikramiye dâhil edilerek hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, 7. Yargılama gideri hatalı hesaplandığı gibi hüküm yerinde harçların da yargılama giderlerine eklendiğini ancak müvekkili Kurumun harçtan muaf olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yargı yolu, husumet, zamanaşımı, davacının kıdem tazminatı alacağına hak kazanıp kazanmadığına, giydirilmiş ücretin tespiti ile yargılama giderleri ve harçlara ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Dairemizce .. ... Bakanlığına bağlı usta öğretici olarak çalışanların açtıkları davalarda görevli yargı yerinin idari yargı olduğu kabul edilmekle birlikte somut olayda uyuşmazlığın adli yargıda görülmesi gerektiğine yönelik Uyuşmazlık Mahkemesi kararı bulunduğunun ve sözü edilen kararın eldeki olayla sınırlı olarak bağlayıcı olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir. Giydirilmiş ücretin tespitinde, 4857 sayılı Kanun'un 32. maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur. Buna göre ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler dikkate alınır. Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde davacıya her yıl ek ödeme açıklamasıyla yaklaşık 2 aylık ücreti tutarında ikramiye ödemesi yapıldığını, ayrıca yurt içi görevlendirmelerde görev yolluğu (harcırah) ödemesi yapıldığını, ödemelerin banka kanalı ile yapıldığını, bu nedenle kıdem tazminatı hesabına esas giydirilmiş ücret tespitinde ikramiye ve görev yolluğunun (harcırahın) dikkate alınması gerektiğini iddia etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda görev yolluğunun 2014 yılından sonra verildiği, verildiği dönemde süreklilik arz etmediği anlaşıldığından brüt ücrete eklenmeyeceği ancak banka kayıtlarında ek ödeme açıklaması ile davacıya ödeme yapıldığının görüldüğü açıklanarak davacının ücretine 2 aylık ücret tutarında ikramiye eklenerek giydirilmiş ücret hesaplanmıştır. Dairemizce dosya içerisinde ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda ek ödemeleri gösterir banka kaydına rastlanmadığından, raporda bahsi geçen banka kaydının dosya içerisine eklenmesi istenmiş olup gelen yazı cevabında yer alan banka kayıtları incelendiğinde, ikramiye veya ek ödeme açıklaması ile yapılan herhangi bir ödemeye rastlanmamıştır. Yargılama esnasında tanık dinlenmediği, dosyaya ibraz edilen banka kayıtlarına göre de davacının ikramiye ödemesi yapıldığını ispat edemediği anlaşılmakla; kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücretin ikramiye eklenerek hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/(j) bendi uyarınca davalı Bakanlık harçtan muaf olup Mahkemece, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin harçlar da ilave edilerek hesaplanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.