Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/8047 E. 2025/9455 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8047
Karar No
2025/9455
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/805 E., 2025/1186 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/924 E., 2025/29 K.

Uyuşmazlık Mahkemesinin 03.06.2024 tarihli ve 2024/116 Esas, 2024/239 Karar sayılı kararı ile davanın çözümünde adli yargının görevli olduğuna ve Muğla 2. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Fethiye 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2023/227 Esas, 2023/470 Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 06.04.2004 - 05.04.2018 tarihleri arasında ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde usta öğretici olarak çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, davacıya ödenmesi gereken bütün parasal hakların hukuka uygun bir şekilde ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının bulunduğu saptaması yapılmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan değerlendirmeye göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilmekle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b(1) hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Uyuşmazlığın idari yargı yolunda çözülmesi gerektiğini, 2. Kabul edilen alacaklardan davalının sorumlu olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığına ve alacaklardan davalının sorumluluğuna ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü, işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde, hâkimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup madde uyarınca, hâkim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. İşçinin uzun süre yıllık izin kullandırılmadığı iddiaları karşısında 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde öngörülen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde hâkimin, davacı işçiyi bizzat dinleyerek çalışma ve dinlenme süreleri konusunu açıklığa kavuşturması gerekir. Dairemizce uzun süre kavramı beş yıl ve daha fazla süre olarak değerlendirilmiş olup kullandırılmadığı iddia edilen izin süresinin toplamda beş yıllık veya daha fazla olması hâlinde anılan hüküm çerçevesinde uygulama yapılmalıdır. Somut uyuşmazlıkta; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının tüm çalışma süresi boyunca hak ettiği yıllık ücretli izin süresinin 210 gün olduğu belirlenmiş ve davacının 3 gün izin kullandığının kabulü ile yıllık ücretli izin alacağı hüküm altına alınmıştır. Davacının uzun yıllar (12 yıl boyunca) bu kadar az izin kullanarak çalışması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacı asıl duruşmaya davet edilerek çalışma süresi boyunca yıllık izin kullanıp kullanmadığı konusundaki beyanının almasından sonra bu beyanın sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik araştırmayla hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/8047, K. 2025/9455, T. 03.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-8047-e-2025-9455-k-88bfa5751876